1. Ceza Dairesi 2023/6443 E. , 2023/5345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/146 değişik iş
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurduğu gerekçesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırı hareket etmekten kınama disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 18.01.2023 tarihli ve 2023/10 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin reddi ile şikâyete konu disiplin cezasının onanmasına ilişkin Bingöl İnfaz Hâkimliğinin 30.01.2023 tarihli ve 2023/137 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/146 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-12-7423-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/64741 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/64741 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün, 07.12.2022 tarihinde Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, emanet para memuru görevlisi tarafından 45,54 Türk lirası reddiyat yapılarak Bingöl Açık Ceza İnfaz Kurumuna sevkinin yapıldığı, 28.12.2022 tarihinde anılan Açık Ceza İnfaz Kurumu Jandarma görevlileri tarafından hükümlünün kapalı ceza infaz kurumundan gelmesi nedeniyle üst araması yapıldığı sırada hükümlünün üzerinden 347,50 Türk lirası para bulunduğu somut olayda,
Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 18.01.2023 tarihli ve 2023/10 sayılı kararı ile, idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurduğu gerekçesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırı hareket etmekten kınama disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, hükümlünün, ceza infaz kurumuna kabulü sırasında üst araması yapıldığı sırada hükümlünün üzerinden 347,50 Türk lirası paranın bulunduğu,
Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmeliğin "Hükümlü ve tutuklulara ait paranın kaydı" başlıklı 5 nci maddesinin,
"Kuruma gelen hükümlü ve tutukluların üzerinde bulunan paraların miktarı ne olursa olsun, kurum görevlilerince alıkonularak ilgiliye karşılığında makbuz verilir.
Banka ve posta aracılığıyla gelen veya ziyaretçiler tarafından hükümlü ve tutukluların nam ve hesabına yatırılan paralar, idarece görevlendirilecek bir personel tarafından alınarak kayıt edilir.
Müdürü bulunan kurumlarda, hükümlü ve tutuklular hiçbir şekilde yanlarında nakit para bulunduramaz. Ancak; açık ceza infaz kurumlarıyla çocuk eğitimevlerinde kalmakta olan hükümlülere, kurum ve kişi güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek tutarda nakit parayı yanlarında bulundurmalarına kurum en üst amirince izin verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince, açık ceza infaz kurumunda kalmakta olan hükümlülere, kurum ve kişi güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek tutarda nakit parayı yanlarında bulundurmalarına kurum en üst amirince izin verilebileceği, kurum en üst amirinin iznine tabî kılınan bir hususta hükümlünün üzerinde ele geçirilen paranın bulundurulması konusunda izin verilip verilmediği hususu araştırılmadan, diğer yandan düzenleme içerisinde yer alan, "kurum ve kişi güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek tutarda" ifadesi dikkate alındığında, 347,50 Türk lirası gibi bir tutarın kurum ve kişi güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek kadar makul bir tutar olarak kabulünün gerekeceği,
Hükümlü ve tutukluların harcama tutarlarının, haftalık gereksinmeleri göz önünde tutularak Bakanlıkça tespit edileceği, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 19.01.2022 tarihli ve E-95895915-010.07.01-287/8571 sayılı yazıları ile 31.01.2022 tarihi itibariyle haftalık kişisel para limiti
1.000,00 Türk lirası (Bin Türk Lirası) olarak belirlendiği, hükümlünün üzerinde ele geçen para miktarının 347,50 Türk lirası olduğu dikkate aldığında bu miktarın Adalet Bakanlığınca belirlenen haftalık kişisel para limitinin de altında kaldığı,
Aynı Yönetmeliğin, "Hükümlü ve tutuklunun nakil hâlleri" başlıklı 13 ncü maddesinin "(Değişik fıkra:RG-15/3/2012-28234) Hükümlü veya tutuklunun başka bir kuruma nakledildiği durumlarda, hükümlü ve tutuklu adına UYAP'ta kayıtlı parası, nakledildiği kuruma banka veya posta aracılığıyla derhal gönderilir.
(Ek fıkra:RG-15.3.2012-28234) Nakil sırasında haftalık harcama limitinin 1/3 oranını aşmayacak miktarda para hükümlü ve tutukluya verilebilir." şeklinde düzenlemeyi ihtiva ettiği göz önüne alındığında,
Kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna nakli sırasında haftalık harcama limitinin 1/3 oranını aşmayacak miktarda paranın hükümlüye verilebileceği, Bakanlıkça belirlenen kişisel para limitinin 1.000,00 Türk lirası, hükümlünün üzerinde tespit edilen miktarın ise 347,50 Türk lirası olduğu, yapılan oranlamada hükümlünün üzerinde 333,33 Türk lirası gibi bir tutarın bulundurulacağı kabul edilse dahi, hükümlü üzerinde tespit edilen tutar ile nakil sırasında hükümlüye verilebilecek miktar arasında 14 Türk lirası fark olduğu, çıkan bu tutar üzerinden hükümlüye disiplin cezası uygulanmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı, kaldı ki, hükümlü nakil olmasaydı dahi Yönetmeliğin 5 nci maddesindeki düzenleme uyarınca hükümlü üzerinde tespit edilen miktarın kurum ve kişi güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek bir tutarda olduğu,
Anılan Yönetmeliğin, "Hükümlü ve tutukluların harcama tutarı" başlıklı 7 nci maddesinin, "Hükümlü ve tutukluların harcama tutarları, haftalık gereksinmeleri göz önünde tutularak Bakanlıkça tespit edilir.
(Değişik fıkra:RG-15.3.2012-28234) Hükümlü ve tutukluların kantinden yapacakları alışverişler Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitini geçemez.
(Ek fıkra:RG-15.3.2012-28234) Hükümlü ve tutukluların kantinden yapacakları alışveriş dışında kalan haberleşme giderleri, sağlık ve eğitim harcamaları, mahkeme harçları ve tazmin giderleri ile kantinden yapacakları buzdolabı, semaver, vantilatör ve tv alım harcamaları Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitine dahil edilmez." şeklindeki düzenlemeleri nazara alındığında,
Hükümlünün sağlık harcamalarının Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitine dahil edilemeyeceği, bu kapsamda, incelenen dosya içerisinde yer alan sağlık raporları incelendiğinde hükümlüye mide kanseri teşhisi konulduğu (midede polip lezyonlar karsinoid tümör) dikkate alındığında, hükümlünün savunmalarında ve aşamalarda beyan ettiği üzere gıda ve sağlık harcaması gereksinimleri bulunduğu, bu şekilde bir hastalığa sahip bir kişinin ne kadar gıda ve sağlık harcaması yapabileceğinin öngörülemeyeceği ve bu kapsamda yapılacak harcamaların haftalık harcama limitine dahil edilmeyeceği yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında hükümlü hakkında yukarıda izah edilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde "idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurduğu" gerekçesiyle disiplin cezası tayin edilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.02.2023 tarihli ve 2023/146 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!