WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/6380 E.  ,  2024/2012 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/5198 E., 2022/2414 K.
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının temyizinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli, 2009/2-43 Esas ve 2009/56 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; kesin nitelikteki hükümlere karşı, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının bahse konu hükümleri suç vasfına yönelik aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, işin esasına girilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin
süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/114 Esas, 2019/415 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2019/5198 Esas, 2022/2414 Karar sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının ''..mağdur ...'a yönelik eylemde yara sayısının çokluğu nazara alındığında alt sınırdan uzaklaşılması yerine, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunmaması karşısında en üst sınırdan hüküm kurulması, mağdurlar ... ve ...'a yönelik kurulan hükümlerde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediği gerekçesiyle haksız tahrik indirimi yapılırken (1/4) yerine, (1/3) oranında indirim yapılması, ...'a yönelik kurulan hükümde hesap hatası yapılması..'' sebepleriyle kaldırılması ile,
1. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanığın, her bir mağdura yönelik öldürme kastı ile hareket ettiğinin anlaşılmasına rağmen, nitelikli kasten yaralama suçundan hükümler kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurlar ... ve ... ile sanık ... arasında ... Mahallesinde yapılan bir düğün esnasında tartışma ve kavga çıktığı, mağdur ...'ın sanık ...'na yumrukla, mağdur ...'in de bıçakla sanık ...'na vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladıkları, sanık ...'nun ise olay esnasında bıçakla mağdur sanık ...'a dört kez vurduğu, ...'ın karın bölgesinde (sol umblikus), sol koltuk altı bölgesinde (aksilla), sol kol lateralde ve sol bacak(femur) lateralde olmak üzere dört yerinden yaralandığı Adli Tıp Kurumu raporuna göre, mağdur ...'ın karın bölgesindeki yaralanmasının hayati tehlike oluşturduğunun tespit edildiği, sol koltuk altı bölgesindeki yarasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, sol kol ve sol bacak kısmındaki yaraların yaşamsal tehlike oluşturmadığı ancak tek başına basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun tespit edildiği, sanık ...'nun ayrıca mağdur ...'e bıçakla karın bölgesine bir kez vurarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanığın savunması, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, mağdurlar ... ve ... hakkında düzenlenen raporlar dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; ''..mağdur ...'a yönelik eylemde yara sayısının çokluğu nazara alındığında alt sınırdan uzaklaşılması yerine, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunmaması karşısında en üst sınırdan hüküm kurulması, mağdurlar ... ve ...'a yönelik kurulan hükümlerde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediği gerekçesiyle haksız tahrik indirimi yapılırken (1/4) yerine, (1/3) oranında indirim yapılması, ...'a yönelik kurulan hükümde hesap hatası yapılması..'' sebepleriyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına karar verilerek yeniden hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin
mevcut olmadığı, ani gelişen olayda sanığın hedef seçme imkanının bulunmadığı, mağdurların her birinde öldürmeye elverişli bıçak yaralanmalarının birer adet olması, sanığın ciddi bir mani hal olmaksızın devam etme imkanı varken eylemlerini sürdürmediği gözetildiğinde, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğinin kesin olarak saptanamadığı, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelen temyiz sebeplerinin incelemesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe kısmında açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2019/5198 Esas, 2022/2414 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.