WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/617 E.  ,  2023/2786 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararının katılan kurum vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı (aleyhe) temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2017/393 Esas, 2018/2968 Karar sayılı kararı ile "Sanık ... hakkında resmi nikahlı eşi olan ...'i nitelikli şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında, 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hükümler kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2018/358 Esas, 2018/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2018/358 Esas, 2018/347 Karar sayılı kararının katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2019/3153 Esas, 2021/11297 Karar sayılı kararı ile "İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.10.2018 tarih ve 2018/358 (E) - 2018/347 (K) sayılı gerekçeli kararında sübuta ilişkin değerlendirme bölümünde anlatılan olayın yargılamaya konu taraflar, suç ve hüküm ile uyumlu olmadığı anlaşıldığından, bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında karışıklık yaratılarak hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/451 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2023 tarihli tebliğnamesinde, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozma görüşü bulunmaktadır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, suç vasfına, gönüllü vazgeçmeye, fazla ceza tayinine, haksız tahrike, vesaireye ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılanın evli oldukları, olay günü sanığın yanına bıçak alarak katılanın çalıştığı iş yerine gittiği, burada katılanı bıçak kullanmak suretiyle yaraladığı, çevreden toplanan kişilerin sanığın engel oldukları ve sanığın kendini de bıçakladığı belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 21.04.2015 tarihli raporuna göre; katılanın vücudunda, göğüs sağda, göğüs solda, sırtta orta hattın solunda enseye yakın kısımda, sağ dirsekte, sağ dizde ve sağ gluteus’ta birer adet, sol uylukta 2 adet, karın bölgesinde 2 adet olmak üzere toplam 10 adet kesici delici alet yaralanması mevcut olduğu,
a. Göğüs sağda hemotoraksa neden olan yaralanmanın, yaşamsal tehlikeye neden olduğu,

b. Göğüs solda ve sırtta orta hattın solunda T1 - T2 hizasındaki yaralanmaların en az birinin göğüs boşluğuna nafiz olan ve sol pnömotoraka neden olan yaralamanın, yaşamsal tehlikeye neden olduğu,

c. Sağ dirsekteki yaralanmanın, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı,

d. Sol diz, sağ gluteal bölge, karın bölgesindeki 2 adet, sol uylukta 2 adet yaralanmanın, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

4. Katılan anlatımları, tanık beyanı, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporu, nüfus kayıtları ve kollukça düzenlenen tutanaklar dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Katılan Kurum Vekilinin, Kararın Usul ve Esasa Aykırı Olduğuna, Sanık Müdafinin, Suç Vasfına, Gönüllü Vazgeçmeye, Fazla Ceza Tayinine, Haksız Tahrik ve Vesaireye Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
1. Sanığın katılana yönelik eyleminde yaralamaya elverişli bıçak kullanması, katılanın 10 yerinden bıçaklaması ve bunların en az iki tanesinin tek başına hayati tehlikeye neden olması, sanığın hazırlık aşamasında katılanı öldürmeye gittiğine dair beyanları, sanığın eylemini olay yerinde toplanan kalabalığın engel olması nedeniyle tamamlayamaması hususları nazara alındığında suç vasfının nitelikli

kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eyleminden kendi rızası ile değil, olay yerine toplanan kalabalığın engel olması ve bıçağı elinden alması neticesinde tamamlayamadığı, bu neden gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanamayacağı, Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki anlatım ve üçüncü paragrafındaki adlî rapor içeriğine göre teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamalarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık ve katılanın evli oldukları ancak geçimsizlik nedeniyle suç tarihinden bir süre önce ayrı yaşamaya başladıkları, olay günü sanığın üzerine bıçak alarak katılanın iş yerine gittiği ve katılana eve dönmesini teklif ettiği, katılanın olumlu yanıt vermemesi üzerine katılanı bıçakla vücudunun çeşitli yerlerinden yaraladığı olayda, sanığın aşamalarda geliştirdiği beyanlarında katılanın kendisini aldattığını düşündüğünü beyan etmiş ise de; suç tarihi itibariyle sanığın aldatmaya yönelik savunmalarının yalnızca düşünceden ibaret olduğu, kendisini aldattığını düşündüğü eşi ile barışmaya yönelik ısrarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hazırlık aşamasındaki beyanlarında ısrarla katılanın ikamete dönmemesi üzerine onu öldüreceğine dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmamış, tebliğnamedeki görüşe bu nedenle iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/451 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.