1. Ceza Dairesi 2023/6082 E. , 2024/1926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/62 Esas, 2016/252 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2021/6778 Esas, 2021/7305 Karar sayılı ilâmı ile sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2021/175 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın isnat olunan suçu işlemediğine, gerekçeli kararda esas alınan ... Adli Tıp Kurumu'nun raporunun hatalı olduğundan kabulünün mümkün olmadığına, sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın amca çocukları oldukları, olay günü sanığın torunu ile katılanın oğlu arasında çıkan tartışmaya sanığın eşinin de dahil olup katılanın oğluna kızdığı, bunun üzerine katılanın, sanığın eşi ile tartıştığı sırada sanığın içerisinde bulunduğu araçtan sopa ile indiği ve katılanın kafasına vurduğu, ardından kavgaya sanığın oğlunun dahil olup onun da katılana sopa ile vurduğu, katılanın yüzde sabit iz oluşacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.09.2022 tarihli adli muayene raporu, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları ve katılanın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu içerikleriyle saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandaki yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğuna ilişkin ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.09.2022 tarihli adli muayene raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2021/175 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!