1. Ceza Dairesi 2023/5973 E. , 2024/1334 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklara verilen cezaların miktarlarına göre, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 318 ... maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2011/481 Esas, 2013/937 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.10.2016 tarihli ve 2015/33377 Esas, 2016/17408 Karar sayılı ilâmı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, sanıklar hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma ilâmı üzerine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2018/144 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi ve sanıkların Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmaları gerektiğine, vekâlet ücretine hükmedilmediğine, sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine ve vesaire,
2. Sanıklar müdafiinin temyiz isteği özetle; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sübuta, eksik incelemeye, sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, yasal ve takdirî indirim hükümleri uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ve vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'in, sanıklar ... ve ...'in amcası olduğu, sanıkların babası olan temyiz dışı katılan sanık ... ile katılan arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü ... ile katılan arasında yaşanan tehdit ve hakaret içerikli telefon konuşması sonrasında sanıklar ile katılan arasında yaşanan ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen kavga olayında, sanıkların katılanı demir sopa ve bıçakla vurmak suretiyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma
ve hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladıkları anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, katılanın beyanı, tanık anlatımları, katılanın yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun, 24.12.2020 tarihli raporu, yazı cevapları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmaması, darbe sayısı ve katılanın yara yerleri ve nitelikleri dikkate alındığında sanıkların eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılmasında isabetsizlik bulunmadığı, kendisini duruşmalarda bir vekil ile temsil ettiren katılan lehine, sanıklar aleyhine vekâlet ücretine hükmedildiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar lehine uygulanmasına karar verildiği, sanıklar hakkında uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı, hükmedilen cezaların miktarı itibarıyla yasal koşulları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, hükümlerde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2018/144 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!