WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5957 E.  ,  2024/2301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/913 E., 2023/914 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık müdafiinin 08.05.2023 tarihinde kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 04.03.2024 tarihli dilekçe ile sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği, temyiz talebi incelemesinin istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin katılanlar vekili yönünden reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2023 tarihli ve 2022/51 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/913 Esas, 2023/914 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik;
1. Sanık müdafiinin istinaf başvurusunun sanığın vazgeçmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 266 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 279 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine,
2. Katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, delillerin takdirinde hataya, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, cezanın miktarına, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ... ile sanık ...'ın olayın gerçekleştiği 29.01.2020 tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, evliliklerinin üzerinden bir süre geçtikten sonra aile içi tartışmaların yaşanmaya başladığı, bu tartışmaların zaman zaman kavgaya dönüştüğü, dosya arasına celp edilen soruşturma evraklarından bu durumun anlaşıldığı, olay tarihinde maktul ile sanık arasında maktulün sanığın telefonunu almasından dolayı tartışma ve bağrışmaların olduğu, daha sonra tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga neticesinde sanığın mutfaktan aldığı mavi renkli 14.2 cm uzunluğunda namlu kısmı metal renkli 19 cm uzunluğunda ki bıçak ile maktul arkasına dönük bir vaziyette iken maktulün vücuduna saplamak ve sonrasında da maktulün kendisinin üzerine yürümesi üzerine tekrar elindeki bıçağı maktule savurmak suretiyle yaraladığı, yaralama sonucunda maktulün dış kapıya doğru giderken yaralamanın etkisi ile düşüp yere yığıldığı, olaydan sonra kollukta beyanı alınan maktul ve sanığın müşterek çocuğu ...'un olayla ilgili ifadesinde babasının olay günü annesinden telefonunu aldığını, sabah da annesinin telefonunu istediğini, ancak babasının telefonu vermediğini, annesiyle babasının kavga ettiklerini, annesinin eline aldığı bıçakla babasına saldırdığını, babasının kaçtığını, babasının kalkıp tekrar yere düştüğünü, annesinin de kendisini odaya kilitlediğini, babasının dış kapıya doğru giderken yere düşüp kafasını kapıya çarptığını,
sonra da gözlerini kapattığını, babasının bayılması nedeniyle suyu alıp üzerine döktüğünü beyan ettiği, sanığın öldürme eylemini gerçekleştirdikten sonra Acil Çağrı Merkezini arayarak maktulü öldürdüğünü ihbar ettiği, buna ilişkin kayıtların dosyada mevcut olduğu, ayrıca sanık maktulü bıçakladıktan sonra kendisini kilitlediği odanın penceresinden küfür içerikli sözlerle "kurtuldum, öldürdüm" şeklinde bağırdığı, bu durumun olay yerine yakın bir okulda güvenlikçi olan tanık ...'ın beyanıyla sabit olduğu, tüm bu nedenlerle sanığın maktul olan eşi ile çıkan tartışma sonucu mutfaktan aldığı bıçakla, Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 05.06.2020 tarih ve 2020/105 sayılı otopsi raporuna göre "toraksa (göğüs boşluğu) nafiz kesici delici alet yaralanması nedeni ile oluşan iç organ (kalp) yaralanması ile iç ve dış kanama sonucu" öldürdüğü olayda, sanığın işlediği suçun anlam ve mahiyetini anlamaya engel teşkil edecek her hangi psikopatolojik bir sorununun bulunmadığı, maktulun yaralarının vücuttaki yeri, hedef alınan bölgeler, darbelerin sayısı göz önünde bulundurulmakla sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, maktul hakkında Adli Tıp Kurumu Yozgat Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05.06.2020 tarihli otopsi raporu, sanık hakkında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen cezai ehliyet raporu, doktor raporları, nüfus kayıtları, adli sicil kayıtları ile tutanaklar, dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Müdafinin temyiz istemi yönünden;
Sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 04.03.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/913 Esas, 2023/914 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

İnceleme yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanık lehine tahrikin derecesine ilişkindir.
Sanık ... ile maktul ... in suç tarihinde resmi evli oldukları, uzun süredir süregelen anlaşmazlıklarının bulunduğu hatta maktulün sanığı zaman zaman darp ettiği olay günü yine aralarında maktulün sanığın telefonunu almasından kaynaklı tartışmanın kavgaya dönüştüğü bu kavga aşamasında sanığın kocası olan maktulü bıçaklamak suretiyle öldürdüğü ve ardından evin penceresinden küfür içerikli sözler ile kurtuldum ve öldürdüm şeklinde bağırdığı hususunda bir tartışma yoktur.
Dairece sanık hakkında tahrik oranı 18-24 bandında 20 yıl olarak kabul edilmiştir. Tevali eden tahrike dayanak oluşturan eylemler asgari tahrikin daha fazla oranda bir tahriki gerektirir ise de makul düzeyinde fazlasında bir tahrik oranı yaratan uygulama oluşa uygun değildir. Zira dosyaya yansıyan hali ile günlük tartışma dışında bir olağanüstü durum söz konusu olmayıp dairenin böyle durumlarda standart tahrik oran kabulü asgari düzeydedir. Zira evli olan bu çiftin evliliği devam ettiğine göre tarafların arasında birbirini affetmiş sayılacakları yolundaki kadim uygulama açıktır.

Bu gerekçe ile tahrik oranını oluşa uygun ile asgari ile makul arasında (aslında kastedilen 21-22 yıl) olması gerekirken fazla indirim ile sanığa eksik ceza tayini tarafımca doğru bulunmadığından Sayın çoğunluğun tahrik oranındaki Onama kararına iştirak etmiyorum. 30.04.2024