1. Ceza Dairesi 2023/5870 E. , 2023/5628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/419 E., 2023/97 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2020/419 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 8 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 24.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/8251 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/6981 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/6981 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 8 ay 26 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki 'Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.' hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Olay günü hükümlü ..., inceleme dışı suça sürüklenen çocuklar ... ... S. ve .... ile hükümlüler .... ve ....'nin şehit haberlerinden etkilendiklerinden bahisle Suriye uyruklu olan ve önceden tanımadıkları şikâyetçiyi vücudunda hayat fonksiyonlarına etki derecesi 3 üncü derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladıkları iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2020/419 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararları ile hükümlü ..., suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... ile hükümlüler ... ve ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 8 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına
karar verilmiştir.
3. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarının suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2023/1165 Esas, 2023/1711 Karar sayılı kararı ile;
"Suç tarihinde sabıkasız olan suça sürüklenen çocuklar hakkında engel bir durum olmamasına rağmen yasaya aykırı şekilde 'Suça sürüklenen çocukların adli sicil kaydındaki sabıkaları daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunması, kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Yer Olmadığına' karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sabıkasız olan suça sürüklenen çocuklara tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının zorunlu olarak seçenek yaptırımlardan birine çevrilmeyerek TCK'nin 50/3. maddesine aykırı davranılması,"
Nedenleriyle bozulmasına, bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin üçüncü fıkrası gereğince istinaf etmeyen ...., .... ve ... A.'ya da sirayetine karar verildiği belirlenmiştir.
4. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;
"(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar."
Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi ve başka bir yolla çözümünün mümkün olmaması gerekmektedir.
5. 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; "(3) (Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar." şeklindeki düzenleme uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen bir hükmün üst mahkeme tarafından lehe bozulması ve bozma nedenlerinin istinaf isteminde bulunmamış olan sanıklara da uygulanmasının mümkün olması hâlinde, hükmü istinaf etmeyen sanıklara bozmanın sirayeti yoluyla sanıkların hükmün bozulmasından istifade ettirilmesi gerekecektir.
6. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesinin hükümlü ... hakkındaki dosyayı yeniden ele alıp duruşma açarak suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... hakkındaki istinaf ilâmını adı geçen hükümlüye sirayet ettirerek bir karar vermesi gerekmektedir. Kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorunun İlk Derece Mahkemesinden talep edilecek istinaf kararının hükümlüye sirayeti sağlanarak çözülmesi mümkün iken olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
7. Bununla birlikte inceleme konusu hükümde, hükümlünün neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre (3/12) oranında artırım yapılırken 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine hesaplama hatası yapılarak 1 ay 4 ay hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 31 ... maddesinin üçüncü fıkrasına göre (1/3) oranında (Mahkemece 1/4 şeklinde hatalı gösterilerek) indirim yapılırken 10 ay hapis cezası yerine 10 ay 20 gün hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre (1/6) oranında indirim yapılırken 8 ay 20 gün hapis cezası yerine 8 ay 26 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza belirlendiği anlaşılmakla bu hukuka aykırılığın giderilmesine yönelik mahallinde gereğinin yerine getirilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!