WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5789 E.  ,  2024/3394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1163 değişik iş
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Eziyet etme suçundan Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükümlü ...'nın, iş bu cezasının infazı sırasında, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine ilişkin talebinin reddine dair Şanlıurfa İnfaz Hâkimliğinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/9322 Esas, 2022/9052 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 105/A maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin mercii Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/1163 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-63-28597-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/59035 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/59035 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine yönelik talepte bulunması üzerine, Şanlıurfa İnfaz Hakimliğinin 08.09.2022 tarihli kararı ile hükümlünün infaz etmekte olduğu suçun vasfının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 96 ncı maddesinde düzenlenen beden bakımından kendini savunamayacak durumla bulunan kişiye karşı eziyet olup, suçun vasıf ve tarihine göre hükümlünün koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala denetimli serbestlikten faydalanabileceği ve koşullu salıverilme tarihinin 06.09.2024 olduğu, mevcut haliyle hükümlünün yasal süre şartını sağlamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesini müteakip, anılan karara Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine mercii Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararı ile İnfaz Hakimliğinin ret gerekçesine konu edilen bir yıllık yasal süre şartının 7242 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi ile düzenlendiği ancak söz konusu değişiklik öncesi 17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen geçici 6 ncı maddesinde eziyet etme suçunun istisnai suçlar arasında yer almadığı, bu nedenle 17.08.2016 yılı öncesinde işlenen eziyet suçlarından hükümlü bulunanların koşullu salıverilme tarihine 2 yıl kala denetimli serbestlikten faydalanabileceğinden bahisle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 46 ncı maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 105/A-1 maddesinde yer alan, "(1)Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir (2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler." şeklindeki düzenleme uyarınca, koşullu salıverilmelerine 1 yıl veya daha az kalan iyi halli hükümlülerin talepleri halinde denetimli serbestlikten yararlanabileceklerinin belirtildiği,
17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen geçici 6 ncı maddesinde yer alan, "1/7/2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104, 105), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanunun;

a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre “iki yıl”,
b) 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı” olarak uygulanır.” şeklindeki düzenleme ile yukarıda belirtilen usulün uygulanmasına istisna getirilerek hükümlüler hakkında bu sürenin 2 yıl olarak uygulanmasının düzenlendiği,
15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin; "(1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır.(2) ...(3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, iyi hâlli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanır. (4)..." şeklinde değiştirildiği ve 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinde düzenlenen eziyet suçunun istisnai suçlar kapsamına dahil edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut olayda, hükümlünün 14.10.2011 tarihinde işlemiş olduğu eziyet etme suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkumiyetine ilişkin Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararının 13.06.2022 tarihinde kesinleşerek infaza verilmesini müteakip, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 17.08.2022 tarihli ve 2022/7-5253 sayılı müddetname ile söz konusu cezanın infazına başlanıldığı, anılan müddetnamede koşullu salıverilme tarihinin 06.09.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 06.10.2026 tarihi olarak belirlendiği,
Hükümlünün infaza konu mahkumiyetinin, 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin 1. fıkrasında sayılan istisnai suçlardan eziyet etme suçu olduğu, bu halde 5275 sayılı Kanun'un geçici 6/1 inci maddesinden faydalanarak koşullu salıverilmesine üç yıl süre kala cezasının koşullu salıverilmesine kadar olan süresini denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edemeyeceği, öte yandan 5275 sayılı Kanun'un 105/A-1 inci maddesi uyarınca koşullu salıverilme tarihine 1 yıldan fazla süre bulunduğundan denetimli serbestlik tedbirinden yararlanamayacağı, bir an için hükümlünün suç tarihi itibariyle lehe olan ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı maddesinden faydalanarak koşullu salıverilme tarihine iki yıl süre kala cezasının koşullu salıverilmesine kadar olan süresini denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edebileceği düşünülse dahi, 5237 sayılı Kanun'un 7/3 üncü maddesinde yer alan, "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklindeki düzenleme uyarınca hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrüre ilişkin düzenlemeler hariç olmak üzere infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı, maddede sayılan istisnalar arasında bulunmayan denetimli serbestlik tedbirine dair düzenlemelere ilişkin olarak lehe kanun değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün infazına 08.08.2022 tarihinde başlanıldığı göz önünde bulundurulduğunda ise yürürlükte bulunan düzenlemeler uyarınca yasal süre

şartını sağlamaması sebebiyle hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden yararlanamayacağı cihetle, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Hükümlünün 14.10.2011 tarihinde işlemiş olduğu eziyet etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 96. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi sonucu 13.06.2022 tarihinde kesinleşerek, mahkemesince infazı amacıyla Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiştir.

3. Cumhuriyet Savcılığı tarafından düzenlenen 17.08.2022 tarihli ve 2022/7-5253 sayılı müddetname göre, 08.08.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, 5275 sayılı Kanun’un 107/2 nci maddesi uyarınca ½ oranı esas alınarak şartla tahliye tarihinin 06.09.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 06.10.2026 olarak belirlendiği, hükümlünün 07.09.2022 tarihli dilekçesi ile hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesini istediği, hükümlünün talebi konusunda karar verilmek üzere dosyasının Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderildiği, Şanlıurfa İnfaz Hakimliğinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/9322 Dosya, 2022/9052 Karar sayılı kararı ile hükümlünün infaza konu mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinde düzenlenen ve 7242 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde sayılan istisna suçlardan olup, denetimli serbestlikten ancak 1 yıl süreyle yararlanabileceği ve şartla tahliye tarihine bir yıldan fazla süre olduğu ve yasal süre şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

4. 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6 ncı maddesinde yer alan, "01/07/2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104, 105), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci

Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanunun;
a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan "bir yıl"lık süre "iki yıl",
b) 107'nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "üçte iki"lik oran "yarısı",
olarak uygulanır." düzenlemeye göre, hükümlünün 14.10.2011 tarihinde işlemiş olduğu eziyet etme suçunun maddede istisna suç olarak sayılmaması nedeniyle hükümlünün cezasının 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ½ oranı esas alınarak şartla tahliye tarihinin tespit edilmesi gerektiği gibi 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesi uyarınca iki yıl süreyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkı bulunduğu, suç tarihi dikkate alındığında, 15.04.2020 tarihli ve 3100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7242 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesinde yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinde düzenlenen eziyet etme suçu istisna suç olarak sayılmış ve bu suçtan mahkum olan hükümlülerin ancak bir yıl süreyle denetimli serbestlikten yararlanabilecekleri öngörülmüş ise de, hükümlünün aleyhine olan bu düzenlemenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, şartla tahliye tarihi 06.09.2024 olan hükümlünün 07.09.2022 tarihi itibariyle şartla tahliyesine 2 yıldan az süre kalması nedeniyle 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6 ncı madde hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2024 tarihinde karar verildi.