WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5766 E.  ,  2024/5787 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1091 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kasten öldürme suçundan sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1. maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2012 tarihli ve 2011/159 Esas, 2012/360 Karar sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.05.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/3392 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 08.09.2022 tarihli ve 2011/159 Esas, 2012/360 Karar sayılı ek kararına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/1091 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-38-29711-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61553 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61553 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2011/159 Esas, 2012/360 Karar sayılı ek kararı ile şartları oluşmadığından bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığına karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, sanığın kasten öldürme suçundan hakkında yapılan yargılamada, sanık tarafından o tarihte delil olarak sunulan, ancak olaya ait delil niteliğinde görüntü tespit edilememesi nedeniyle hükme esas alınmayan olay yerine ait kamera görüntülerinden, aradan 10 yıldan fazla zaman geçmesi nedeniyle ilerleyen teknoloji sayesinde net görüntülerin elde edildiği, görüntülerde maktülün silahla vurulduğu zaman diliminde sanığın olay yerinde bulunmadığına ilişkin net görüntülerin bulunduğu iddiası ile buna ilişkin olarak 15.03.2022 tarihli Uzman Bilimsel Mütalaa Raporunun sunulması karşısında, mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunulan iyileştirilmiş görüntülerin yeni delil olarak öne sürüldüğü anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan, “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi;
Madde 311 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
(e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. Hükümlü ...hakkında, kasten öldürme suçundan yapılan yargılama sonunda eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen bu kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2013 tarihli, 2013/27 Esas, 2013/3392 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4. Hükümlü vekillerinin, “hüküm tarihindeki teknik imkanlara göre çözümü yapılamayan ve hükme esas alınmayan olay yerine ait kamera görüntüleri ile ilgili alınan bilimsel mütalaaya dayanarak” yargılamanın yenilenmesi isteminde bulundukları, mahkemece, hükümlü vekilleri tarafından sunulan mütaaanın yeni delil niteliğinde görülmeyerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da itiraz merciince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

5. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, kanun yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.

6. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

7. Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir.

8. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "...yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte..." olmasının, yargılamanın yenilenmesinin koşulu olduğu öngörülmüştür.

9. Yeni olaylar veya delillerin hükmün verildiği anda mahkemece bilinmemesi gerekir. Yargılama aşamasında bilinen olayları veya tanıkları "yeni delil veya yeni olaylar" türünden saymak olanaksızdır. Yeni olaylar veya yeni deliller" söz konusu değil ise, hükümlü yararına yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden bahsetmek yasa koyucunun amacına ve yasanın özüne uygun düşmeyecektir.

10. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli, 2012/3-909 esas ve 2014/121 karar sayılı Kararında da vurgulandığı gibi "...Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular "yeni" değildir.

11. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.

12. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir.

13. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılanmanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.

14. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılanmasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nin 318/3. maddesi uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir."

15. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü ... hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkemece sanığın savunması, tanık ifadeleri, otopsi tutanağı, ekspertiz raporları, bilirkişi raporları ve diğer maddi deliller birlikte değerlendirilip, gerekçesi de dosya içeriğine uygun ve denetime imkan verecek şekilde gösterilmek suretiyle mahkumiyetine karar verildiği, bu hükme yönelik hükümlü müdafilerin yapmış oldukları eksik incelemeye, sübuta, delillerin takdirinde hata edildiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddedilerek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/3392 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

16. Hükümlünün "yeni delil" dediği husus, ilk kez ortaya çıkan delil niteliğinde değildir. Mahkemenin hükme esas aldığı kamera görüntülerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 15.06.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, hükümlüye ait aracın olay yerine geldiği, olay yerinden ayrıldığı, maktülün tek başına olay yerine doğru yürüdüğü, olayın gerçekleştiği, hükümlünün maktülün yanına tekrar geldiği zaman diliminin denetime imkan verecek şekilde gösterildiği, maktüle ateş edildiği ana ilişkin görüntü kaydının olmadığının belirtildiği, mahkemenin hükme varmak için topladığı delilleri yeterli görüp, takdir ederek kararını verdiği gibi temyiz aşamasında hükümlü müdafilerinin kamera görüntülerinin ayrıntılı olarak yapılmış çözümü ile ilgili almış oldukları 30.01.2013 tarihli bilimsel mütaalayı temyiz dilekçelerine ek olarak sundukları, kamera görüntülerinin ayrıntılı çözümünün hem mahkeme aşamasında hemde temyiz aşamasında incelenerek değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

17. Hükümlünün, kesin hükümden dönülmesini gerektirecek ve yeniden yargılama yapılmasını haklı gösterecek nitelikte, ciddiyette yeni deliller ileri sürmediği anlaşılmakla, mahkemece, hükümlü vekilleri tarafından sunulan mütalaanın yeni delil niteliğinde görülmeyerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazanın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, olay yerine ait kamera görüntülerinin incelenmediğine ve mahkemece değerlendirilmediğine ilişen ve haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2024 tarihinde karar verildi.