WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5755 E.  ,  2023/6616 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/952 E., 2023/210 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/952 Esas, 2023/210 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 07.03.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/8713 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61318 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61318 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Sanık hakkında Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/3473 soruşturma, 2022/903 Esas, 2022/734 sayılı iddianamesi ile silahla kasten yaralama suçundan soruşturma yürütüldüğü ve sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan dava açıldığı anlaşılmakla; mahkemesince yapılan yargılamada suçun vasıf ve mahiyetinin basit yaralama suçunu oluşturduğu yönünde değerlendirme yapılması ve mahkumiyet kararı verilen basit yaralama suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Mahkeme tarafından uzlaştırma' başlıklı 254. maddesinde yer alan; '(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.' şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanığa atılı suç nedeniyle hakkında 120 gün adli para cezasına hükmedildikten sonra bu cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak sanığın 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasını müteakip hükmedilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrildiği, sonuç olarak sanığın 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken sonuç cezanın 2.240,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlendiği, bunun yanında hükümde parantez içinde '100 gün x 20 TL= 2.000 TL'' olarak belirtilmek suretiyle gerekçeli kararda çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar," şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun'da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de sanığın yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun'un, "Tanımlar" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; "Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli
diğer şeyler," kapsamında silahtan sayılan değnek ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,...
(3) Kasten yaralama suçunun;
...
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ...." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün, yargılama konusu eylemini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği iddiasının şüpheli kalması nedeniyle Mahkemece, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ve buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir. Bu hâli ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.

4. 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile şikâyetçi arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

5. Bununla birlikte, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen 100 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdîren 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilen adlî para cezası miktarının, “2.000,00 TL adlî para cezası” yerine “2.240,00 TL adlî para cezası (=100 günx20=2.000 TL” olarak tespiti suretiyle karışıklığa neden olunması da Kanun’a aykırıdır.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/952 Esas, 2023/210 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.