WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5743 E.  ,  2023/6155 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
SAYISI :2017/90 (E), 2017/115 (K)
KARAR :Şikayetin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'ın, ring aracında başka bir hükümlüyü kasten yaralama eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 3 gün süre ile hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 05.01.2017 tarihli ve 2017/13 sayılı kararına karşı hükümlü tarafından yapılan şikâyetin reddi ile disiplin kurulu kararının onanmasına ilişkin Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğinin 27.01.2017 tarihli ve 2017/90 Esas, 2017/115 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 94660652-105-03-22903-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61588 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61588 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 23 ncü maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 37 nci maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekecek ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/4940 Esas, 2021/3951 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, her ne kadar hükümlü hakkında ceza infaz kurumu dışında, gitmiş olduğu hastaneden ring aracıyla dönüşü sırasında araçta bulunan diğer hükümlüyle kavga etmesi sonucu kasten yaralama eylemi sebebiyle disiplin cezası verilmiş ise de; 5275 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası dikkate alındığında, madde de belirtilen "kurumda" ibaresinin dar uygulanması gerektiği, kanun koyucunun amacının kurumda gerçekleşen eylemler yönünden disiplin cezasının uygulanması, kurum dışında gerçekleşen ve suç teşkil eden eylemler yönünden genel hükümlere göre soruşturma yapılması olduğu, bu itibarla hükümlünün hastaneden cezaevine götürülürken ring aracı içerisinde kendisi ile beraber hastaneye giden diğer hükümlüyü darp etmek şeklindeki kasten yaralama eyleminin ceza infaz kurumu dışında gerçekleştirdiği anlaşıldığından disiplin cezası verilemeyeceği, ancak genel hükümlere göre suç teşkil ettiği kabul edilen eylemi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasının ve soruşturma yapılmasının mümkün olduğu sonucuna varılmakla, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” ve 5275 sayılı Kanun’un 48 nci maddesinin üçünü fıkrasında, "..(3) Disiplin cezalarının infazı; a) Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır..." şeklinde yer alan açıklamalara nazaran, onaylamaya ilişkin düzenlemenin, hücre cezalarında disiplin cezasının kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında verilmesi gereken bir karar olduğu, diğer disiplin cezalarında ise onaylamaya ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin sadece reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca onaylanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37 nci maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerlerin de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekmekte ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme olayın gerçekleştiği tarihteki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır.

3. 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında "hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşam sürmesi, güvenliğin vc disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulması emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlal ettiğinde eylemin niteliği ile ağırlık derecesine göre kanunda öngörülen disiplin cezaları uygulanır” denilmekte olup, madde de açıkça kurumda ibaresi kullanıldığı için hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumu dışında duruşmaya götürülürken, tedavi veya muayene için hastaneye götürülürken veya hastane de tedavi olunurken veya ceza infaz kurumları arasında nakilleri sırasında işledikleri eylemlere disiplin cezası verilemeyeceği anlaşılmaktadır.

4. Ceza infaz kurumu dışındaki eylemlerin ceza infaz kurumunda disiplin ve düzeni bozduğu kabul edilerek disiplin cezası verilmesi mümkün değil ise de ceza infaz kurumu dışında hükümlü yada tutukluların gerçekleştirdiği eylemler suç teşkil ediyor ve adli soruşturmayı gerektiriyorsa, adli soruşturma yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

5. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında 23.12.2016 tarihinde hastaneden alınarak ceza infaz kurumuna götürüldüğü sırada ring aracında bulunan başka bir hükümlüyü darp ettiği gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatıldığı ve disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.

6. 5275 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında disiplin cezalarının amacının kurumda düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması olduğunun bildirildiği, eylemlerin gerçekleştirildiği tarih itibariyle eylemin gerçekleştirildiği ring aracının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu durumda hükümlü hakkında belirtilen kanun maddeleri uyarınca disiplin cezası verilemeyeceğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
7. Ayrıca Kabule göre de; 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında İnfaz hakimliğince hükümlünün şikayetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken disiplin cezasının onaylanması yönünde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğince verilen 27.01.2017 tarihli ve 2017/90 Esas, 2017/115 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.10.2023 tarihinde karar verildi.