WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5621 E.  ,  2024/1439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/249 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararları ile;
a) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin

birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

b) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

Karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/3952 Esas, 2022/3827 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar arasında fikir ve eylem birliği bulunmadığına, meşru savunma hükmünün uygulanması gerektiğine, temel cezanın üst hadden belirlenmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanmadığına, takdirî indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin deliller bulunmadığına, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. ... ... isimli işyerini işleten inceleme dışı katılanlar ..., ... ve katılan ... ile anılan işyerine ... doğrama işi yapan sanık ... arasında, yapılan ... işinden kaynaklanan alacak-borç ilişkisi nedeniyle husumet oluştuğu, inceleme dışı sanık ... ... ile sanıklar ... ve ...'nun 18.11.2015 günü saat 23.00 sıralarında ... ... isimli işyerine gittikleri, sanık ... ile ... arasında tartışma çıktığı, tartışma sonrasında sanıkların araçlarına binerek oradan uzaklaştıkları, ardından ... ve ... ile ..., ... ve ... arasında 19.11.2015 günü saat 00.10 sıralarında, ... ilçesi ... Mahallesi 1936. sokakta bulunan ... Tıp Merkezi civarında kavga çıktığı, bu kavga sırasında sanıkların iştirak

iradesi içinde hareket ederek katılan ...'yı, sanık ...'nun tabanca ile ateş etmek suretiyle sol uyluk önünden, sanık ...'nın bıçakla baldırından, diğer sanık ... ...'in ise falçata ile yüzünden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 08.12.2017 tarihli rapora göre yüz sol tarafında tarif edilen kesici delici alet yarasının fasyal arter kesisine neden olduğu, bu yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, sol uyluk önünde tarif edilen ateşli silah yaralanmasının yumuşak doku yaralanmasına neden olduğu, bu yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol uyluk lateralde 1 adet 2 cm düzgün sınırlı kesi şeklinde tarif edilen kesici delici alet yarasının yumuşak doku yaralanmasına neden olduğu, bu yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığının belirtildiği, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 11.08.2016 tarihli raporda da katılanın yüzündeki yaralanmanın kalıcı iz niteliğinde olduğunun belirtildiği, katılan ... ile sanık ... arasında her ne kadar alacak-verecek mevzusundan dolayı anlaşmazlık bulunduğu anlaşılmış ise de bu anlaşmazlığın öldürmeyi gerektirecek nitelikte bir husumet olmadığı, olayda kullanılan tabanca öldürmeye elverişli vasıta niteliğinde olsa bile Yargıtay kararları da göz önünde bulundurulduğunda ateşli silahla oluşturan darbelerin sayısı, yerleri ve niteliğinin de büyük önem arz ettiği, belirtilen bu hususlar göz önüne alındığında sanıkların hareketlerinin katılanın öldürücü bölgelerine yapılmış olmadığı ve darbe sayısının az olmakla birlikte alınan raporlara göre katılanda sanıkların eylemleriyle meydana gelen yaralanmaların niteliğinin öldürücü nitelikte olmadığının anlaşıldığı, böylelikle sanıkların açığa çıkan kastının katılan ...'i yaralamaya yönelik olduğunun kabul edildiği, yine meydana gelen olayda taraflar arasında karşılıklı tartışma yaşandığı, sanıkların savunmalarında, katılanların kendilerinin önlerini kestiğini beyan etmeleri de göz önünde bulundurulduğunda, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin dosya kapsamında tam olarak tespit edilemediği anlaşıldığından, sanıklar hakkında alt sınırdan haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı belirtilmiştir.

2. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, olay ve araştırma tutanağı, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, adlî raporlar, sanıklara ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçun

işleniş biçimi, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek belirlenen temel cezalarda isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle sanıklar lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmayıp Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık ... hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/3952 Esas, 2022/3827 Karar sayılı kararlarında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.03.2024 tarihinde karar verildi.