1. Ceza Dairesi 2023/5446 E. , 2023/7673 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmas
Bir suçu işlemek için kasten adam öldürmek ve gasp suçlarından Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.1993 tarihli ve 1992/48 Esas, 1993/18 Karar sayılı kararı ile 1 yıl geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezalarına hükümlü ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2002 tarihli ve 2002/604 değişik iş sayılı kararı ile 27.04.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'u hükümleri doğrultusunda uyarlama yapılması neticesinde, hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (f), (h), 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (e) ve 62 nci maddeleri uyarınca müebbet hapis ve 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/10 Esas, 2019/186 Karar sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/4442 Esas, 2021/410 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesi sonrasında, denetim süresi içerisinde 21.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan dolayı 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınması ile sonraki suçun işlendiği 21.02.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair Bandırma İnfaz Hâkimliğinin 01.09.2021 tarihli ve 2021/2558 Esas, 2021/2677 Karar sayılı kararına karşı hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/1373 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-35-17817-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58061 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58061 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
Hükümlünün Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.1993 tarihli ve 1992/48 Esas, 1993/18 Karar sayılı kararı ile 1 yıl geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezasının infazı sırasında, Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2002 tarihli ve 2002/604 değişik iş sayılı kararı ile 27.04.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edildiği,
Şartla tahliye edilen hükümlünün denetim süresi içerisinde 21.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan dolayı 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınması ile sonraki suçun işlendiği 21.02.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına hükmedildiği, anılan kararın hükümlü müdafiinin itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/1373 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği,
7242 sayılı Kanun'un 48 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddenin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kalan cezasının aynen" ibaresi "Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin" şeklinde değiştirilmesi üzerine yeni durumun hükümlünün lehine olup olmadığının tespiti hususunda Mahkemesince öncelikle, hükümlünün denetim süresinde işlediği her bir suçun iki katı sürenin suç tarihlerinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde bir hesaplama yapılarak gösterilmesi, hükümlü lehine olan düzenlemenin yapılacak bu hesaplama neticesine göre belirlenmesi gerektiği,
Somut olayda, hükümlünün şartla tahliye edilmesi sonrasında denetim süresi içerisinde işlediği suçlar sebebiyle yapılacak hesaplamaya göre,
a-21.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarından dolayı Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2017 tarihli ve 2017/166 Esas, 2017/512 Karar sayılı kararı ile 10 ay ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezaların iki katı olan 30 aylık süreyi kapsayan 21.02.2017-21.08.2019 tarihleri arasındaki sürenin,
b-17.07.2018 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/421 Esas, 2018/695 Karar sayılı kararı ile 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 6 aylık süreyi kapsayan 17.07.2018-17.01.2018 tarihleri arasındaki sürenin,
c- 01.09.2018 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/141 Esas, 2019/507 Karar sayılı kararı ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 10 aylık süreyi kapsayan 01.09.2018-01.07.2019 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup,
Mahkemesince, aynen infaz kararında, 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesinin öngördüğü şekilde hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin işlendiği tarihten itibaren bihakkın tahliye tarihini geçmemek koşuluyla ayrı ayrı somut olarak açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası;
"Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Mahkemesince, aynen infaz kararında, 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca denetim süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
4. Somut olayda; mahkemece denetim süresi içinde işlemiş olduğu hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçlar nedeniyle hükümlü hakkında verilen hapis cezalarının süreleri esas alınarak daha önce verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza dair karar verildiği sırada hükümlünün denetim süresinde işlediği her bir suç için suç tarihinden başlayarak hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ne kadar olduğunun ayrı ayrı hesaplanarak her bir suç için aynen infazına karar verilecek sürenin ve hangi tarih aralığını kapsadığının kararda denetime imkan verecek şekilde açıkca gösterilmeksizin ve denetim süresi içerisinde 21.02.2017, 17.07.2018, 01.09.2018 tarihlerinde işlenen suçların tamamı dikkate alınmaksızın sadece bir tanesi dikkate alınıp, bihakkın tahliye tarihi 06.05.2028 olduğu kararda belirtilmesine rağmen 21.02.2017 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen 10 aylık hapis cezası süresinin iki katı olan 20 aylık sürenin bihakkın tahliye tarihini geçeceğinden bahisle, hükümlü aleyhine olacak şekilde ikinci suçun işlendiği 21.02.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihine kadar olan sürenin (4092 gün) aynen infazına dair verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz mercince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2021 tarihli ve 2021/1373 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!