WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5180 E.  ,  2023/5399 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/669 E., 2021/331 K.
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Akıl hastalığı nedeniyle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına dair
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2018/669 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası, 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin kararın, istinaf edilmeksizin 12.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/19500 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55771 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası;
“(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olduğu durumlarda, açık bir istem bulunmasa, hatta ilgilisi açıkça müdafi istemediğini beyan etse dahi müdafi görevlendirme zorunluluğu getirmektedir.
Kanun, akıl hastalığı olarak adlandırılan birtakım psişik bozukluklar nedeniyle, insanların davranışlarının hukuki anlamlarını, sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinden yoksun olmaları durumunda ilgili soruşturma ya da kovuşturmalarda bir müdafiin hukukî yardımından faydalandırılmayı adaletin selâmeti açısından zorunlu görmüş ve bunu sanık veya şüphelinin isteğine bağlı tutmadığı gibi bu hususta hiç bir istisnaya da yer vermemiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece sanığın akıl hastası olduğunun kabul edildiği ancak dosya içerisinde bu hususta adlî muayene raporunun bulunmadığı dikkate alındığında sanığın sağlık durumu nedeniyle kendisini savunamayacak derecede malul olup olmadığının belirlenmesine yönelik suç tarihi itibarıyla ve halen 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini haiz olup olmadığının, Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesini müteakip sanığın sağlık durumuna göre, talebi olmasa dahi zorunlu müdafi atanması gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2018/669 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.