WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/5155 E.  ,  2024/1945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/529 E., 2015/447 K.
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında katılan ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 Tarihli ve 2014/529 Esas, 2015/447 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Katılan ...'e karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

3. Katılan ...'e karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

4. Katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; sanık hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükümde temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiğine ve vesaire,

2. Sanığın temyiz isteği özetle; sübuta, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in katılan ...'nın da kullandığı servisin şoförü olduğu, olay günü aralarında katılan ...'ün servise geç gelmesi nedeniyle çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanığın kavga sırasında katılanı yumrukla vurmak suretiyle yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanın beyanı, tanık anlatımları, katılan ...'ün yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen Osmancık Devlet Hastanesinin, 03.09.2014 tarihli adli raporu ve ... Üniversitesi

... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 21.04.2015 tarihli raporu, yazı cevapları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Kasten Yaralama ve Hakaret, Katılan ...'e Karşı Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama ve hakaret, katılan ...'e karşı hakaret suçları yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. a. ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 21.04.2015 tarihli plastik cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen adli raporun, yaranın sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilir nitelikte olup olmadığı hususunu ve yaranın özelliklerini denetime imkan verecek şekilde içermemesi nedeniyle hükme esas alınacak yeterlilikte olmaması karşısında; katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne bizzat sevkiyle tarif edilen yaranın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

b. Hükmün gerekçesinde sanığın tekerrüre esas sabıkasının olması nedeniyle seçenek olarak öngörülen hapis ve adli para cezası arasından hapis cezasının seçildiği belirtildiği ve sanık hakkında katılan ...'e karşı hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının uygulanmasına karar verildiği halde, sanık hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükümde hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı

Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi,

c. Sanığın adli sicil kaydında yer alan Osmancık (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2012/103 Esas, 2013/351 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan verilen 5 ay hapis cezası ile ikinci kez mükerrir olduğu ancak bu ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek söz konusu suça ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

d. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın katılanı yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki "yüzde sabit iz"in Adli Tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunması gerekirken, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tayin edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Kasten Yaralama ve Hakaret, Katılan ...'e Karşı Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-2) paragrafında açıklanan nedenle Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/529 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B-2) paragrafının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde açıklandığı üzere eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak hüküm kurulması, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, tekerrüre esas alınan suça ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, kabul ve uygulamaya göre de temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi

nedenleriyle Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/529 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.