1. Ceza Dairesi 2023/5086 E. , 2024/1933 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1187 E., 2023/326 K
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama -Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar .... müdafilerinin, duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Sanık ... ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
c.Sanıklar ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürmeye yardım suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve sanık ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Sanık ... ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c.Sanıklar... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi delaleti ile 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi , 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
a.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastının olmadığına, meşru savunmanın varlığına, sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğuna, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir.
b.Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; katılanın vekili yokken katılan lehine vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğuna, sanığın suça iştirak iradesinin olduğuna dair kesin ve somut delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
c.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sübuta, sanığın iştirak iradesinin olmadığına, olayın ani geliştiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkidir.
d.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın suç iştirak iradesinin olduğuna dair kesin ve somut delil olmadığına, olayın ani gelişen olay olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
e.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın suça iştirak iradesinin olduğuna dair kesin ve somut delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
f.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın suça iştirak iradesinin olduğuna dair kesin ve somut delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
g.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, , sanığın suça iştirak iradesinin olduğuna dair kesin ve somut delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Maktul ... ile sanık ... ...'in arkadaş oldukları ve suç tarihinden önce aralarında bir anlaşmazlık bulunmadığı, ancak maktulün öldüğü gecenin öncesindeki gün sanık ... ...'e ait motosikleti maktulün sanıktan izinsiz olarak bulunduğu yerden aldığı ve ondan habersiz biçimde tanık ...'a sattığı, sanık ... ...'in bu durumu öğrenmesi üzerine maktul ile sosyal medya üzerinden bir görüşme yaptığı, motosikletinin maktul tarafından çalındığından emin olunca da arkadaşları olan diğer sanıkları organize ederek, bizzat veya diğerleri vasıtasıyla haber verip toplanmalarını sağladığı, Covid 19 salgını nedeniyle sokağa çıkma yasağının uygulandığı zaman diliminde gece 12'den sonra bir araya geldikleri, sanıkların yanlarında bıçaklar da olduğu halde topluca hareket ederek maktulün kaldığı evin önüne gittikleri, müstakil bina şeklinde olan evin camını veya bir kısım beyanlara göre kapısını tıklatarak çaldıkları, maktulün evin önündeki kalabalığı görünce bu duruma tepki göstererek dışarı çıktığı, o sırada evde bulunan maktulün arkadaşları olan tanıklar ... ve ...'un da çıktıkları, maktulün ise hemen geri dönüp eve tekrar girdiği, kısa bir müddet sonra montunu giymiş olarak ve bir kısım beyanlara göre de yanına bıçak alarak geri çıktığı, sanık ... ...'in yanına doğru yürüdüğü sırada sanık ...'in yanından geçerken, bir kısım beyanlara göre hiçbir husumeti bulunmayan sanık ...'e tepki göstererek tokat veya yumruk atarak vurduğunun belirtildiği, bunun üzerine de sanık ...'in yanında getirdiği bıçakla maktul ...'u göğüs bölgesi orta kısmından bir kez bıçakladığı, maktulün bir kaç adım attıktan sonra yüz üstü yere düştüğü, otopsi raporuna göre maktulün vücudunda sternum hemen solunda 3-4.kot hizasında parasternal hatta vertikal seyirli 2,3xl cm 'lik göğüs boşluğuna nafiz kesici-delici alet yarası, kanında metamfetamin ve amfetamin tespit edildiği, ölümünün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı oluşan büyük damar yaralanması ve bundan gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanıkların savunmaları, tanıkların beyanları, otopsi, tutanaklar, nüfus kayıtları, adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince de benzer şekilde yapılan olay anlatımına ilişkin kabul yerinde ise de; sanık ...'in eyleminin vasıflandırması ile diğer sanıkların suça iştirakleri bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında isabet görülmemiştir.
Sanıkların dışarıda olmamaları gereken bir saatte, sayıca kalabalık bir grup oluşturarak sanık ... ...'in liderdiğinde olay yerine gittikleri, yanlarına en az dört adet bıçak aldıkları, bu şartlar altında maktulle konuşmaya gittikleri yönündeki savunma ve beyanların hayatın olağan akışına uymadığı gibi gerçekçi ve inandırıcı da olmadığı, sanık ... ...'in motosikletinin maktul tarafından çalınması sebebiyle maktule bir saldırı yapmak amacıyla toplanıp fikir ve eylem birliği içerisinde olay yerine hareket ettikleri, sanık ... 'in kollukta alınan ifadesine göre de sanık ...'in bu hususu bildiği, baştan itibaren bu düşünce içerisinde oldukları için artık olayın ani geliştiğinden bahsedilemeyeceği, sanık ... ile maktul ... arasında önceye dayalı bir husumet olmadığı belirtilmiş ise de, sanık ... zaten orada maktule saldırı amacıyla hazır bulunduğu ve bunun için hazırlıklı olarak gittiği, maktulün kendisine yönelik davranışının harekete geçmesi için sadece bir bahane oluşturduğu, zaten saniyeler içerisinde seri biçimde hareket edip eylemi gerçekleştirmiş olmasının da bunu doğruladığı, hızlıca davranıp maktulü yaşamsal bölgesi olan göğüs bölgesinden şiddetli bir bıçak darbesi ile bıçakladığı, neticeyi aldığı kanaati ve maktulün yere düşmesi ile eylemine devam etmediği, kastının doğrudan öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme ile suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme olarak kabulünün yerinde olmadığına,
Tüm beyanlara göre, asıl maktul ile sorunu olan kişinin sanık ... ... olduğu, diğer sanıkları organize ederek baştan itibaren kavga etme kararıyla maktulün yanına götürdüğü, silahtan sayılan bıçaklarla gelmelerini sağladığı, oraya gidildiğinde herhangi bir sebeple maktule saldıracaklarını bildiği, bu nedenle maktule karşı yapılan bu eylemden de sorumlu olduğu, maktulün diğer sanık ... tarafından bıçaklanarak öldürülmesine iştirak ettiği, başlangıçtan itibaren maktule saldırma fikir ve iradesiyle geldikleri göz önüne alındığında maktulün öldürülmesinin anlık gelişmiş bir olay olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle sanık hakkında yanılgılı değerlendirme ile verilen beraat kararının kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, ayrıca maktulün sanık ... ...'in motosikletini rızası olmaksızın bulunduğu yerden alarak başkasına sattığı özellikle tanık ... ve bir kısım beyanlardan anlaşılmakla bu hususun anılan sanık bakımından haksız tahrik teşkil ettiği gözönüne alınıp 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca cezasından makul oranda indirim uygulanması gerektiği,
Diğer sanıklar...'ın, fikir ve eylem birliği içerisinde maktule saldırı gerçekleştirmek amacıyla suç mahalline geldikleri, hâl böyle iken maktulün bıçaklanmasının anlık gelişen bir durum olmadığı, herhangi bir bahane ile maktule saldıracakları hususunda önceden fikir birliğinin bulunduğu, bunu bilerek ve kabul ederek kavga için geldikleri, bu surette sayıca kalabalık olmak, üstünlük sağlamak, sanık ...'in yanında bulunarak ona cesaret vermek suretiyle sanık ...'in eylemine yardım ettiklerinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının kaldırılması ile 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası delaletiyle 81 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetlerine karar
verilmesi gerektiği kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ... yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'in eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin maktulün evine geç saatte sanıklarla topluca gelen sanık ...'den geldiği, maktulün sonraki davranışlarının haksız tahrikte dengeyi sanık ... lehine bozacak seviyeye ulaşmadığı anlaşıldığından sanık ... lehine haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanmadığı, katılan vekil ile temsil edildiğinden katılan lehine vekalet ücretine hükmedildiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanıklar ...'ın Eylemleri Yönünden
Sanıklar ...'ın, sanık ...'in aniden geliştirdiği kastıyla "fail" sıfatıyla işlediği "kasten öldürme" fiiline, fiili birlikte gerçekleştiren veya "yardım eden" sıfatıyla suç işlemeye teşvik ederek veya suç işleme kararını kuvvetlendirerek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat ederek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstererek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlayarak veya suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırarak katıldıklarına dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı halde, ayrı ayrı beraatleri yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık ... Hakkında Maktul ...'a Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan HükümYönünden
Gerekçe bölümünde (1) paragrafında açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık ... müdafiinin, tahliye talebinin REDDİNE,
2.Sanıklar ...Hakkında Maktul ...'a Yönelik Kasten Öldürmeye Yardım , Sanık ... ... Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) paragrafında açıklanan nedenlerle sanıklar ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararının sanıkların üzerine atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerektiği yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın beraatlerine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Şöyleki;
Sanıkların suç tarihinde sanık ...'ın liderliğinde olay yerine gittikleri yanlarına en az dört adet bıçak aldıkları bu şartlar altında maktulle konuşmaya gittikleri yönündeki savunmalarının inandırıcı olmadığı, sanık ... ...'in motosikletinin maktul tarafından çalınması sebebiyle maktule bir saldırı yapmak amacıyla toplanıp fikir ve eylem birliği içerisinde olay yerine hareket ettikleri, maktulün sanık ... tarafından bıçaklanarak öldürülmesine iştirak ettiği, maktulün öldürülmesinin anlık bir gelişme olmadığı olayın belli bir süreç içerisinde geliştiği ve sanığın, maktulün öldürülmesine iştirak ettiği, TCK'nin 37/1 maddesi delaletiyle 81/1, 29 maddeleri uyarınca cezalandırılması yönündeki kararın onanması gerektiği görüşündeyim.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'nun fikir ve eylem birliği içerisinde maktule saldırı gerçekleştirmek amacıyla suç mahalline geldikleri, maktule saldıracakları hususunda önceden fikir birliğinin bulunduğu, olayın belli bir süreç içerisinde gerçekleştiği, anlık gelişmediği, bunu bilerek ve kabul ederek kavga için geldikleri olay anında sanık ...'in yanında bulunarak ona cesaret vermek suretiyle, sanık ...'in eylemine yardım
ettiklerinin sabit olduğu, TCK'nin 39/2-1 delaletiyle 81 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları yönündeki kararın isabetli olduğu ve onanması gerektiği görüşündeyim. Sayın çoğunluğun beraat yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!