WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/4975 E.  ,  2023/5827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1244 değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulüne
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in yazmış olduğu mektubun 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tamamının sakıncalı görüldüğünden bahisle, kurumda muhafaza altına alınmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 01.06.2022 tarihli ve 2022/290 sayılı sakıncalı mektup değerlendirme kararına karşı hükümlü tarafından yapılan şikâyetin reddine ilişkin Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/3995 Esas, 2022/4058 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın, mektubun somut olarak incelenip hangi cümlelerin sakıncalı görüldüğü tespit edilmediği ve idare gözlem kurulu kararındaki ibarelerin tekrarı niteliğinde

olup gerekçe içermediği gerekçesi ile kabulüne ve anılan Hâkimlik kararının kaldırılmasına dair mercii Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/1244 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 94660652-105-03-24873-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve 2023/55650 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve 2023/55650 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/9951 Esas, 2021/12666 Karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun atıfta bulunduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7/2 nci maddesi uyarınca uygulanması lazım gelen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2 nci maddesinde yer alan "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükme aykırı olarak, somut olay kapsamında mevcut sakıncalı mektubun iadesi hususunda bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile infaz Hâkimliğinin itiraz konusu kararının kaldırılması ile yetinilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklinde karar verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından da gerekçe hususunda aynı ilkeler benimsenmiştir.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.04.2019 tarihli, 2018/9-593 Esas ve 2019/314 Karar sayılı kararında; “Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ile hükmün, dayanağını, denetlenebilirliğini, ikna ediciliğini gerekçe bölümünden alacağı vurgulanmıştır.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu üzerine yaptığı inceleme neticesinde, 13.02.2020 tarihli ve 2016/1414 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile kanun metninin tekrarından ibaret ifadelerin, kanunî bir gerekçeye vücut vermeyeceğinin altını çizmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kanunî unsurları taşıyan bir gerekçeye dayanılmaksızın sadece ilgili mevzuat hükmüne atıfta bulunulmakla yetinilmesi gerekçeli karar hakkının, dolayısıyla adil yargılanma hakkının, ihlâli olarak kabul edilir. (Georgiadis/Yunanistan, B. No: 21522/93, 29.05.1997, §§ 40-43; H./Belçika, B. No: 8950/80, 13.11.1987, § 53; H.A.L./ Finlandiya, B. No: 38267/97, 25.01.2004, §§ 50-51)
4. Bu açıklamalar ışığında; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için incelemeye konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması ve bu şekilde kararın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, sadece Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının kararına atıfta bulunularak; “itiraza konu kararın Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 91/3 ve 123 üncü maddesindeki düzenlemeler kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla ..." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla; İnfaz Hakimliği kararının gerekçesiz olduğu gerekçesiyle itiraz mercinin İnfaz Hakimliğinin kararını kaldırması dikkate alındığında mektubun hükümlüye iadesi yönünde karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmediğinden haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.10.2023 tarihinde karar verildi.