1. Ceza Dairesi 2023/4844 E. , 2023/7496 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2017 tarihli ve 2004/248 Esas, 2017/227 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237
sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/940 Esas, 2017/972 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/940 Esas, 2017/972 Karar sayılı kararının, katılan ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/612 Esas, 2022/1989 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; ... de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması ve sanığın suçunun ne şekilde sübut bulduğu denetime imkan verecek şekilde tartışılıp açıklanmadan yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,"
Nedeniyle diğer yönler incelenmeksizin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/217 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
5. Kararın temyizi üzerine dosya 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; zamanaşımı süresinin dolduğuna, eksik inceleme yapıldığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü saat 16.30 sıralarında Fatih İlçesi'ndeki Vefa caddesi üzerinde 74 numaralı yerde bulunan ve hurdacılıkta kullanılan iş yerinde katılan ile bozma öncesi aşamada katılan ...'un birlikte bulundukları sırada Mardinli Nuaf olarak bildikleri sanığın ele geçirilemeyen tabanca ile gelerek kesin olarak belirlenemeyen bir sebeple ilk olarak Cabbar'ın ayaklarına doğru ateş ettiği, Cabbar'ın yaralandığını gören katılanın engel olmak için Cabbar'ın önüne geçtiği sırada sanığın katılana da birkaç metre mesafeden hedef gözeterek üç el ateş ettiği, katılanın göğsünden ve sağ bacağından isabet aldığı ve kaçarak kendisini orada bulunan ranza ve dolabın arkasına atıp saklandığı, sanığın 3-4 el daha ateş ettikten sonra olay yerinden kaçması ile olayın son bulduğu, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 04.03.2003 tarihli kesin rapora göre katılanın batına nafiz karaciğer yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu ve 25 gün mutad iştigaline engel teşkil ettiği belirtilmiştir.
2. Sanığın katılan ile temyiz dışı katılan ve mağduru tanımadığını, olay günü İstanbul'da dahi olmadığını, 2004 yılından önce İstanbul'a hiç gelmediğini ileri sürerek suçlamaları reddettiği görülmüş ise de katılanın suç tarihinde Mardinli Nauf olarak belirttiği failin sanık olduğu hususunda aşamalarda değişmeyen anlatımlarında ısrarcı olduğu, katılanın ağır yaralandığı olayda gerçek faili gerçeğe aykırı olarak belirterek üzerinden yaklaşık 21 yıl geçen olayda sanığa iftira edip bunda ısrar etmekte bir menfaatinin bulunmadığı, bozma öncesi dinlenen ve aynı olayda aynı fail tarafından yaralanan ...'un da ayrıntılı tutarlı ve istikrarlı anlatımlarında sanığın fail olduğuna yönelik katılanın anlatımlarını doğruladığı, dosya arasında bulunan 08.12.2002 tarihli kolluk tutanağı ile de Mardinli Nuaf olarak belirtilen kişinin sanık olduğuna dair tespite yer verildiği, katılanın 19.11.2015 tarihli celsede sanığa ait fotoğraflar üzerinden silahla kendisine ateş eden failin sanık olduğuna dair teşhiste bulunduğu, bu itibarla birbirini tamamlayan ve doğrulayan tüm bu olgulara göre failin sanık olduğuna dair tam bir vicdani kanıya varıldığı belirtilmiştir.
3. Sanığın katılana birden fazla ateş etmesi sonucu katılanın ölümcül bölgesi olan göğüs bölgesinden isabet aldığı ve yaşamsal tehlike geçirdiği, katılanın ölümü neticesinin derhal ranza ve dolapların arkasına saklanabilmesi sonrasında sanığın başkaca isabet kaydememesi ve olay yerinden kaçması nedeniyle ve sonrasında da katılana hastanede yapılan tıbbi müdahaleler sayesinde gerçekleşmediği, sanığın ölüm neticesini garantileyecek şekilde katılanın saklandığı kısma gelerek ateş etmemiş olmasının eyleminin ulaştığı aşama itibariyle sergilemiş olduğu öldürme kastını değiştirmeyeceği göz önüne alındığında bu şekilde kabul olunan oluşa göre sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü uyarınca değerlendirme yapıldığında; eylemin suç tarihi itibari ile yürürlükte
bulunan 765 sayılı Kanun'un 448 ... ve 62 nci maddeleri, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 35 ... maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, 765 sayılı Kanun'un 448 ... maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın kişilik özelliği dikkate alınarak 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin tam teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle yaralanmanın derecesi de dikkate alınarak 62 nci maddesi uyarınca takdiren (1/4) oranında indirim yapılarak 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle yaralanmanın derecesi de dikkate alınarak 35 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin gerekeceği, sonuç ceza miktarı itibari ile 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olması nedeniyle aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın 5237 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
5. Sanık savunması, katılan beyanı, diğer beyanlar, kolluk tutanakları, Adli Tıp Kurumu raporları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, zamanaşımı süresi bakımından sanık lehine olan 765 sayılı Kanun'un 448 ... maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin olağan zamanaşımı süresi 15 yıl, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresi 22 yıl 6 ay olup bu sürelerin dolmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/217 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!