1. Ceza Dairesi 2023/481 E. , 2024/2957 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/805 E., 2021/1605 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/74 Esas ve 2021/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2021/805 Esas, 2021/1605 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, meşru müdafaada sınırın aşılmasının sözkonusu olduğuna, katılanın yaralanması ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı kurulamayacağına, silah sebebiyle artırım uygulanmasının hatalı olduğuna, takdire bağlı indirimin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Katılan ile sanığın aynı inşaatta işçi olarak çalıştıkları, olay tarihinde inşaatta çalıştıkları sırada, katılanın olay yerinde bulunmayan sanığın arkadaşı Engin isimli kişiye küfür ettiği, sanığın, katılanı küfür etmemesi için uyardığı, ancak bu kez katılanın sanığa küfür etmeye başladığı, buna sinirlenen sanığın, katılana kürekle vurarak yüzde sabit ize, duyu ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine yol açacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru bir biçimde belirlendiği, sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında illiyet bağının bulunduğu, suçta kullanılan küreğin silah olarak kabulünde isabetsizlik görülmediği, katılandan kaynaklanıp kürekle savuşturulmasını gerektirir eylem bulunmadığından meşru savunma ve sınırın aşılmasının yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, yargılama sonucu oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek tayin edildiği, katılanın sanığa hakaret etmesi sebebiyle sanık lehine haksız tahrik indiriminin asgari düzeyde uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği yasal, yerinde ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2021/805 Esas, 2021/1605 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!