WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/4661 E.  ,  2024/1366 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan sanık ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 18.200,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2016/1273 Esas, 2020/192 Karar sayılı kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/1751 Esas, 2021/377 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın sürücü belgesinin geri verilmesine dair talebinin kabulüne ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin hükmün, geri alınma tarihinin sona erdiği 29.09.2021 tarihi itibari ile infaz edilmiş sayılmasına dair ... İnfaz Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/6607 Esas, 2021/6981 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve 2021/1230 değişik ... sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 94660652-105-45-6899-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/41537 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/41537 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“... İnfaz Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli kararı ile sanığın sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına dair sürenin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararının kesinleştiği 29.03.2021 tarihinden başlayarak 29.09.2021 tarihinde geri alabileceğinden bahisle sanığın talebinin kabulüne karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 3 üncü maddesinde yer alan ''Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur'' şeklindeki ve anılan Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, "Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar." şeklindeki,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17/A maddesinde yer alan, "(1) Birlikte işlenmiş olup da 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 306 ncı maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu hâllerde, hükmü veren ilk derece mahkemesinden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına ilişkin karar verilmesi istenebilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmesi istenebilir. Karar, duruşma açılmaksızın verilir ve bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Erteleme veya durdurma talebinin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir." şeklindeki düzenlemeler ile, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/22056 Esas, 2015/3027 Karar sayılı ilamında yer alan, "..TCK'nın 53/6. fıkrasının uygulanma koşullarına gelince, anılan fıkrada hapis veya adli para cezasına mahkumiyet ayrımı yapılmaksızın mahumiyet yeterli görüldüğünden, taksirle işlenen suçlarda hakim tarafından hükmedilmek ve süresi belirtilmek koşuluyla, fıkradaki bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi mümkündür. Hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infazı süresince yoksun bırakılan kişi bu meslek veya sanatı fiilen icra edemeyeceğinden veya sürücü belgesini kullanamayacağından, yasaklama ve geri alma hükmünün hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesinde ve sürenin cezanın tümüyle infazından sonra işlemeye başlamasında maddenin diğer fıkralarındaki düzenlemelere herhangi bir aykırılık veya adaletsizlik bulunmamaktadır. Ancak; adli para cezasına mahkumiyet halinde veya cezanın ertelenmesi halinde fıkranın infaz koşullarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararıyla mahkumiyetine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği, anılan kararın 05.02.2021 tarihinde kesinleştiği, dosya içerisinde yer alan yerine getirme fişinden anlaşıldığı üzere sanığın mahkûmiyetine

esas cezasının infazını kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle 17.11.2021 tarihinde tamamlandığının anlaşılması karşısında, sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin 6 aylık sürenin; hükümlünün cezasının tümünün infaz edildiği 17.11.2021 tarihinden itibaren başlayacağı gözetilmeden sürücü belgesinin geri alınması kararının infazının, hükmün infazından önce uygulanmış olduğundan bahisle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası;
"Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar."
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki düzenlemeye göre fıkradaki bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin alınmasına karar verilmesine yönelik kararların hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceği ancak sürenin cezanın tümüyle infazından sonra başlayacağı öngörülmüştür.

4. Taksirli suç nedeniyle mahkemece verilen meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tedbirin uygulanabilmesi için cezanın tümüyle infaz edilmesi veya infaz edilmiş sayılması gerekmektedir.

5. Ancak somut olayda, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan adli para cezası ile cezalandırılan ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilen hükümlü hakkındaki hükmün 05.02.2021 tarihinde kesinleştiği ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle 29.03.2021 tarihinde geri alındığı, para cezasının ise bir kısmı kamuya yararlı bir işte çalışmak, bir kısmı ise ödenmek suretiyle tamamen 17.11.2021 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla, hakkaniyet, hak ve nasafet ilkeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki düzenleme nazara

alındığında, geri alma tedbirinin infazının, para cezasının infazından itibaren başlayacağını kabul etmek, geri alma tedbirinin 6 aylık geri alma süresini aşacak şekilde uygulanması sonucunu doğuracağı ve bu durumunda hükümlü açısından hak ihlaline neden olacağı gözetildiğinde haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.