1. Ceza Dairesi 2023/4629 E. , 2024/2836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
MÜŞTEKİLER : Cemile Kandiye, Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Kurum vekili, müştekiler vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
08.11.2016 tarihli celsede şikayetçi olduğunu söyleyerek, usulünce katılma talebinde bulunan ve talebi, aynı tarihli celsede reddedilen maktulün teyzesi olan müşteki Cemile Kandiye'nin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Maktul ...'ın babası müşteki Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari vekilinin, 07.06.2017 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ancak Bölge Adliye Mahkemesince katılma hususunda karar verilmediği ve 17.07.2017 tarihli gerekçeli kararın müşteki Arzhank Bazzaz Alamdari vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmakla, müşteki vekilinin öğrenme üzerine 21.11.2017 tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi
uyarınca sanık ... hakkındaki hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek; suçtan zarar gören müşteki Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari'nin 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-g maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2016/270 Esas, 2017/96 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2017/1862 Esas, 2017/1869 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
2. Katılan Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari vekilinin temyiz istemi özetle; eksik incelemeye, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi yerine yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi özetle; eksik incelemeye, sanığın atılı suçu işlediğine ve mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın, resmî nikâhlı eşi olan maktulü evlerinin yatak odasındaki yatak üzerinde önce yastıkla nefes almasını engelleyip direncini kırdıktan sonra ele geçirilemeyen kesici alet ile batın bölgesinden toplam 28 kez yaralamak suretiyle öldürdüğü anlaşılan olayda;
Her ne kadar evdeki çekmeceler dökülüp eşyalar karıştırılarak olaya hırsızlık süsü verilmiş ise de evden hırsızlık yapılmadığı, maktulde takıların takılı bulunduğu, evde sanığın ve maktulün parmak izleri dışında elbise dolabında bir adet yabancı parmak izinin bulunduğu ancak failin bu kişi olması durumunda çok daha fazla parmak izinin olmasının gerektiği, kapıda herhangi bir zorlama izinin bulunmadığı, aynı şekilde balkondan veya başka bir yerden eve girildiğine dair bir ize rastlanmadığı, sanığın gömleğinde maktule ait kanın bulunduğu, tanık ...’in anlatımlarına göre sanığın maktulün yanına gitmediği ve odaya girmediği, sanığın evden çıkarken yanına aldığı poşeti feribotta iken arabasından çıkardığı ve deniz tarafına doğru yürüdüğü, tekrar arabaya döndüğünde ise elinde poşet olmadığının görüldüğü, olay günü apartmana yabancı birisinin girip çıkmadığı, maktulün son derece tedbirli olduğu ve kapıyı yabancılara açmadığı, televizyona takılı bulunan harddisk’te maktulün önceki erkek arkadaşına ait samimi fotoğrafların bulunduğu, sanığın daha önce bu kişiyi tehdit ettiği, sanığın saatlerce hastanede tedavi gören eşini o halde bırakıp ailesinin yanına gitmesinin anlamlı olmadığı, sanığın evden ayrıldıktan sonra attığı mesajların ve aramalarının samimi olmadığı ve maktulün herhangi birisi ile bir husumetinin tespit edilmediği de dikkate alındığında, sanığın olay günü televizyona takılı olan harddisk’te maktulün eski sevgilisine ait fotoğrafları görüp kıskançlık krizine girmesi veya varlıklı olan maktulün mirasını alabilmek için önce maktulün yüzüne yastıkla bastırarak boğduğu ve daha sonra 28 yerinden bıçakladığı olaya hırsızlık süsü vermek için evin her tarafını karıştırdığı ve suçta kullandığı bıçağı bir poşete koyarak televizyon ve lambaları açık bırakarak panikle evden çıktığı, evden çıkmadan önce olayın heyecanı ile büyük tuvaletini altına kaçırdığı, iç çamaşırını bir poşete koyarak pencereden aşağı attığı, feribotta iken suçta kullandığı suç aletini denize attığı, ailesinin yanında bir süre vakit geçirdikten sonra delil oluşturmak için eşine mesaj attığı ve yine tanık yaratmak için eve çilingir çağırdığı sabit olmakla, sanığın üzerine atılı nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Müşteki Cemile Kandiye Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Maktulün teyzesi olan müşteki Cemile Kandiye'nin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki Cemile vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, katılan Kurum vekilinin ve katılan Arzhank (Arjeang) Bazzaz Alamdari vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2017/1862 Esas, 2017/1869 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemenin kabul ve gerekçesine göre, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmü isabetli olup hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!