WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/4531 E.  ,  2024/537 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Sanık ... müdafiinin temyiz istemini, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 11.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2022 tarihli ve 2021/158 Esas, 2022/253 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 25' er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/2100 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi, sanıkların eylemi tasarlayarak işlediklerinden bahisle suç vasfına,

B. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iştirak derecesine,

C. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi, usule, gerekçesizliğe, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, iştirak derecesine, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına,

D. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, gerekçesizliğe, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, öldürme kastı olmadığına, iştirak derecesine,
ilişkindir.
E. Sanık ... Müdafii yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduktan sonra, sanık temyiz isteminden vazgeçmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'in tanık ...'nın resmi nikahlı eşi olduğu, tanık ...'nın sanık ... ve maktul ... ile gönül ilişkisi yaşadığı, sanıklar ... ve ...'in ... isimli sosyal paylaşım sitesinden "..." isimli kadın hesabı açtıkları, söz konusu hesabı iki sanığın da kullandığının tespit edildiği, sanıkların açtıkları bu kadın hesabıyla maktul ... ile görüştükleri ve fikir ve eylem birliği içinde maktul ile ... İlçesinde buluşmak üzere mesaj attıkları, maktulün olay günü 24.09.2020 tarihinde aracı ile ... İlçesine geldiği, sanıklar ..., ... ve ...'in buluştukları, akabinde ...'ın diğer sanık ...'i çağırdığı, ...'in de kendine ait araçla buluşma yerine geldiği, sanıklar ...'in ve ...'in araçlarını buluştukları yerde bırakarak hep beraber sanık ...'ın aracına bindikleri, sanık ...'in sanık ...'ın aracına binerken silahını da yanına aldığı, daha sonra tam tespit edilememekle birlikte sanık ... veya sanık ...'in "..." isimli ... hesabından maktulü ... Mahallesinde bulunan ...Okulu'nun yakınlarına çağırdıkları, sanıkların da ...'ın kullandığı ... marka araç ile maktulü buluşmak için çağırdıkları olay yerine gittikleri ve burada bekledikleri, maktulün karşı güzergahtan beyaz ... marka araç ile geldiğini görmeleri üzerine sanık ...'ın kullandığı aracı maktulün aracının önüne kırdığı, maktulün yavaşladığı ancak bir aralık bularak geçtiği, bu esnada sanıkların araçtan indikleri ve tam tespit edilememekle birlikte sanık ... veya ... tarafından maktulün kullandığı aracın arkasından birden fazla kez ateş edildiği, silahtan çıkan mermilerden birinin aracının bagaj kısmından girdiği, diğerinin ise arka camdan girdiği, bagaj kısmından giren merminin maktulün bel kısmına isabet ettiği, cam kısmından giren merminin ise başına isabet ettiği ve maktulün isabet eden mermilerin meydana getirdiği yaralanma sonucu vefat ettiği anlaşılan olayda, sanıklardan hiç birinin maktulün aracına ateş edildikten sonra maktule yardıma gitmediği ve olay yerinden yine hep beraber sanık ...'ın kullandığı araçla uzaklaştıkları anlaşılmakla sanıkların maktule yönelik kasten öldürme suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulamalar yapıldığı tespit edilmiştir.

2. Sanıkların savunmaları, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 18.03.2021 tarihli otopsi tutanağı, ... Kriminal Polis Laboratuvarınca tanzim olunan 07.10.2020 tarihli uzmanlık raporu, bilirkişi raporları, sanıkların adli sicil kayıtları, sanık ...' ın tekerrüre esas ilâmı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 11.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından doğrudan kastla işlendiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıklar ..., ... ve ...' in fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.a. Sanıklardan ...' in eşi tanık ... ile maktulün gönül ilişkisinin bulunması nedeni ile sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek maktulü öldürmeye karar verdikleri, yaptıkları plan çerçevesinde sanıklar ... ve ...' in sahte sosyal medya hesabı açarak maktul ile iletişime geçtikleri ve olay yerine çağırdıkları, sanık ...' ın aracı ile hep birlikte buluşma yerine gittikleri ve sanık ...' in getirmiş olduğu silah ile maktulü bekledikleri, maktulün aracıyla gelmesi ile aracının önüne kırmak suretiyle durdurmak istedikleri ve aracın arkasından birden fazla kez yaptıkları atışlar sonucu belinden ve başından isabet alarak yaralanan maktulün ölümüne sebep oldukları anlaşılmakla sanıkların maktule yönelik öldürme suçunu önceden verdikleri karar ve bu doğrultuda yaptıkları plan doğrultusunda fiili icra etmek suretiyle tasarlayarak işlediklerinin anlaşılması karşısında suçun vasıflandırmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hükümler kurulması yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
b. Sanık ...' ın maktule yönelik tasarlayarak öldürme eylemine, ortak suç işleme kararına bağlı olarak fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle katıldığına dair somut bir delil bulunmadığı ancak sanıklar ile birlikte olay yerine gelmek, maktulün aracını takip etmek ve olay bittikten sonra beraber ayrılmak suretiyle gerçekleşen eylemlerinin, maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçunun işlemesine manevi destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, bu şekilde nitelikli kasten öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığı nazara alınarak sanık ... hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A. Gerekçe bölümünde (1) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (3.a.) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi tasarlama yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2023

tarihli ve 2022/2100 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (3.a. ve b.) bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi tasarlama yönünden , sanık ... müdafinin temyiz istemi iştirakin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/2100 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
İnceleme konusu yapılan davada hukukî uyuşmazlık konusu sanık ...'un adam öldürme eyleminin iştirak derecesinin TCK'nin 39 uncu maddesi kapsamında kalıp kalmadığı ve eylemin vasfının tasarlama düzeyinde olup olmadığı yolundadır. Öte yandan sanık ...'ın tahrik düzeyinin ne ölçüde olması gerektiği diğer bir uyuşmazlık konusudur.
A) Tüm aşamalardaki kabule göre sanık ...'in tanık... ile resmî nikâhlı evli olduğu, tanık ...'nın maktul ... ile ilişkisinin ortaya çıktığı, bu arada ...'nın sanık ... ile de ilişki yaşadığı ve hatta olay sonrası ...'nın hamile kalmış olduğu anlaşılmaktadır.
... ... ... ve gizli sevgili ..., maktulün bu durum karşısında cezalandırılmasına karar vermişler ikisi birlikte sahte ... hesabı üzerinden "..." rumuzu ile maktul ile iletişim kurup onu bir süre sonra olay yerine çağıracak samimiyeti oluşturmuşlardır.
Tanık...'ın olay tarihinden 3-4 gün önce açık beyanına göre sanık ... kendisine, ... ile konuştuklarını ve maktulü tuzağa düşüreceklerini anlatmıştır. (25.09.2020 tarihli polis ifadesi)
Sanıklardan ... (silahı getiren) ...'ın arkadaşı ve ...'ın da akrabasıdır. (Hala-dayı çocukları) Dolayısıyla ana organizatör ... bu eylem fikrini kurgularken açıklamaları hem silahı istediği ...'e, hem aracını istediği ...'a yapmıştır.
... 25.09.2020 tarihli müdafiili ilk beyanında, ...'ı kendisinin çağırmadığını anlatmaktadır. Hatta, ... kayınbabasına ait aracı alıp bunun yanına gelmiştir.
Esasen bu kabul ve eylemler zincirinde ... ile ...'in farklı bir rolü yoktur. Kaldı ki, hepsi, maktul olay yerine gelmeden ...'ın aracında toplanmış, konuşmuş, hatta ... kendi aracından silahı bu aşamada alıp tekrar ...'ya gelmiştir.
Bu nedenle sanık ...'ın TCK'nin 82/1-a maddesi uyarınca eylemden sorumlu tutulması gerekir.
B) Olay anında aracı (...) ... kullanmaktadır ve ... aracı ile gelmekte olan maktulün aracının önüne kırarak onu durdurmaya çalışmış, bunun ardından ... durmayınca ...'dan inen (... veya ...) ...'ya atışlar yapmıştır. Ardından ...'ın aracı ile olay yerinden ayrılmışlar ve ... şahısları dağıtarak evine dönmüştür.
Bu koşullarda ... bu eylem içinde TCK'nin 37 nci maddesi kapsamında kalacak şekilde yer almıştır. Eylemlerin nitelik ve düzeyi, buluşma yeri, araç ile eylemde üstlendiği fonksiyon TCK'nin 39 uncu maddesi kapsamını aşacaktır.
C) Maktul ile ...'nın ilişkisinde bizzat ... beyanlarına göre ilişki cinsel ilişki boyutuna ulaşmış durumdadır. Dolayısıyla sanık (...) ... için tahrik düzeyi en az makul düzeyde olmalıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle sanık ...'ın eyleminin TCK'nin 81 ... ve 39 uncu maddeleri uyarınca ele alınması suretiyle görüş bildiren ve ... yönünden 16 yıla karşılık gelen tahrik düzeyini kabul eden Sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
K A R Ş I O Y
İnceleme konusu dosya kapsamında, maktul ...'ın öldürülmesi fiiline diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte katılan sanık ...'un suça iştirak derecesinin TCK'nin 37 nci maddesi kapsamında "faillik" olarak değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun sanığın eyleme katkısının "yardım etme" düzeyinde kaldığına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki;
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'in, sanık ...'in resmî nikâhlı eşi dava dışı tanık... ile gönül ilişkisi yaşayan maktul ...'ı tuzağa düşürerek intikam almak istedikleri, maktul ... yanında sanıklardan ...'ın da sanık ...'in eşi ... ile ilişkisinin bulunduğu, adı geçen sanıkların ... sosyal paylaşım sitesi üzerinden açtıkları "..." adlı sahte hesapla iletişime geçtikleri maktul ... ile görüşmeye başladıkları, buna ilişkin mesaj ve görüşme tutanaklarının dosyada bulunduğu, tarafların olay günü için ... ilçesinde buluşmayı kararlaştırdıkları, buluşmaya maktul ...'ın ...marka aracıyla geldiği, sanık ...'in ... ilinden ...'e kendi aracıyla, sanık ...'ın ise sanık ...'un sevk ve idaresindeki ... marka araçla geldiği, sanıklar ..., ... ve ... ... ilçesinde buluştuktan sonra sanık ...'ın sanık ...'i çağırdığı, ...'in de kendine ait araçla çarşı merkezine geldiği, diğer araçları buluşma noktasında bırakan sanıkların ...'ın yönetimindeki araca bindikleri, sanık ...'in sanık ...'ın aracına binerken kendi arabasında bulunan ve suçta kullanılan tabancasına yanına aldığı, bu noktadan sonra sanıklar ... ve ...'in yine "..." adlı sahte hesap üzerinden maktul ...'ı buluşmak için planladıkları okulun yakınlarına çağırdıkları ve burada beraberce beklemeye başladıkları, maktulün karşı yönden aracıyla geldiğini görünce sanık ...'ın kullandığı aracını bizzat sanıklar ... ve ...'in müdafi huzurunda alınan soruşturma ifadelerinden anlaşılacağı üzere maktul ...'ın aracının önüne doğru kırdığı, bunun etkisiyle yavaşlayan maktulün bulduğu bir aralıktan yararlanarak geçtiği ancak bu esnada araçtan inen sanıklar ... veya ...'ten birisinin yaptığı atışların kullandığı aracın bagaj kısmından ve arka camından girerek isabet ettiği maktul ...'ın hayatını kaybettiği, sanıkların ise hep beraber ...'ın kullandığı araçla olay yerinden uzaklaştıkları sabittir. Olayın bu gelişimi içinde Heyetimizce oy birliğiyle kabul edildiği üzere önceden aldıkları öldürme kararı doğrultusunda yaptıkları plan ve tertiple maktulü buluşma noktasına getirerek fiili icra eden sanıkların TCK'nin 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre suçu tasarlayarak işlediklerinde, bunun yanında organizasyonu gerçekleştiren, diğer sanıkları sürece dahil eden, kendileri de olay yerinde bulunan ve maktulün öldürülmesinde asıl menfaat sahibi sanıklar ... ve ... ile bu sanıkların arasındaki daha önceki yazışmalarında ...'ın "iki tane sağlam arkadaş ayarlarım, bir vurduğuna bir daha vurmazlar" şeklinde isim belirtilmeksizin kendilerinden söz edilen ... ve ...'ın da suça fail sıfatıyla katıldıkları kuşkusuzdur. Bu noktada sanık ...'ın durumu değerlendirildiğinde, diğer sanıkları aracıyla alıp maktule sahte hesap üzerinden bildirilen buluşma noktasına getirdiği, sanık ...'in kendi aracından getirdiği suçta kullanılan tabancadan haberdar olduğu, maktulün aracıyla geldiğini fark ettiğinde de kendi aracını maktulün aracının üzerine doğru kırıp onun geçmesini manevra alanını daraltarak zorlaştırmaya çalıştığı, suçun işlenmesinden sonra da diğer sanıkları alarak aracıyla olay yerinden uzaklaştırdığı anlaşılmaktadır. Sanığın bu eylemi TCK'nin faillik ve şerikliği düzenleyen hükümleri çerçevesinde ele alındığında sayın çoğunluk tarafından kabul edilen "yardım eden" sıfatının düzeyini aştığı, fiile olan katkısının, maktule yönelik önemli etki doğurduğu,
maktulün aracının yönünü ve hızını değiştirmesine neden olarak, belki de bu sayede diğer sanıkların yaptığı atışların isabetli olmasında pay sahibi olan davranışlarının TCK'nin 37 nci maddesinin birinci fıkrası bağlamında faillik olarak kabul edilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki düşüncesine katılmıyorum.