1. Ceza Dairesi 2023/4309 E. , 2024/1086 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜMLER : Kısmî istinaf başvurularının esastan reddi kararı, kısmî mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiileri, suça sürüklenen çocuk ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması, kısmî bozma
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; Suça sürüklenen çocuk müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra sunduğu 19.07.2023 tarihli dilekçede, beyanının alınması suretiyle ceza infaz kurumunca düzenlenen 18.07.2023 ve 17.08.2023 tarihli tutanaklarda ve devamında sunduğu dilekçelerde temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir.
Katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararları ile;
1) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,
2) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
3) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
4) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/1844 Esas, 2023/414 Karar sayılı kararları ile;
1) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
3) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
4) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Eksik araştırma yapıldığına, suça sürüklenen çocuk ve sanıkların tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 ... maddesinin üçüncü fıkrasının en üst hadden uygulanması ve sanıklar hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıklar ..., Kadir ve ...'in 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yardım eden olarak cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına ilişkindir.
D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, aksi halde 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
E. Sanık ... ve Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile suça sürüklenen çocuk ...'ın suç tarihinden önce birbirlerini tanıdıkları, maktulün bu tarihten yaklaşık 1 yıl kadar önce suça sürüklenen çocuğa ... ili ... ilçesinde cinsel istismara teşebbüste bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun söz konusu olaya ilişkin görüntüleri babası ....'nin kullanmakta olduğu cep telefonuna, telefonla konuşuyormuş gibi yapmak suretiyle kayıt altına aldığı, bu nedenle maktul ile suça sürüklenen çocuk arasında husumet bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun maktulü telefonla defaetle arayıp yüzyüze görüşme talebinde bulunduğu halde maktulün kabul etmemesi nedeniyle görüşemediği, suça sürüklenen çocuğun diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte aynı işyerinde çalıştıkları, suça sürüklenen çocuğun istismar olayını ve maktulle konuşmak istediğini suç tarihinden yaklaşık bir hafta kadar önce çalışmakta olduğu fırının işletmecisi olan sanık ... ile fırın çalışanları olan sanıklar ... ve ...'a anlattığı, bunun üzerine sanık ...'in suça sürüklenen çocuğa "arkadaşımın bir bağ evi var, buraya çağıralım kendisiyle bir de biz konuşalım" dediği, suça sürüklenen çocuğun da maktulün sondaj işi yaptığını, sondaj bahanesiyle çağırırsa gelebileceğini söylediği, sanık ...'in de maktulü telefonla arayarak sondaj işi yaptıracağını söyleyip maktul ile olay yerinde görüşmek üzere anlaştığı, 11.12.2021 günü saat 17.30-18.00 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... marka ... model araçla, tanık ....'ye ait ... Mahallesinde bulunan bağ evine gittikleri, burada sanık ...'in saat 19.00 sıralarında maktulü telefonla arayarak bağ evine davet ettiği, bir süre sonra suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'ın, sanık ...'in aracını alarak şehir merkezine gittikleri, araçta problem olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk ile sanık ...'ın, sanık ...'in ikametine giderek ...'in eşinden, ...'e ait 38 (...) (...) plaka sayılı aracı aldıkları, araç ile ... Mahallesinde bulunan bağ evine doğru seyretmekte iken...Mahallesinde bulunan ... Petrol isimli akaryakıt istasyonuna geldikleri, buradan bir şeyler aldıktan sonra yeniden olay mahalli olan bağ evine döndükleri, bu süre zarfında maktulün 38 (....) (....) plaka sayılı aracı ile olay mahalli olan bağ evine geldiği, suça sürüklenen çocuk, sanıklar ve maktul bir arada
iken sanık ...'in maktule neden böyle bir şey yaptığını sorarak maktule yumruk attığı, suça sürüklenen çocuğun bu esnada mutfağa gidip siyah saplı bir bıçak alıp maktulün sol üst bacağına sapladığı, maktul engel olmaya çalışsa da sanık ...'in maktulü tuttuğu, suça sürüklenen çocuğun mutfaktan başka bir bıçak alarak maktulün üst bacak bölgesine birden fazla kez daha sapladığı, araya sanık ...'in girmesine rağmen suça sürüklenen çocuğun eylemlerine devam ederek maktulün batın sol alt kısmına bıçak sapladığı, sanıklar... ve ...'ın de olay mahallinde bulundukları fakat suça sürüklenen çocuğun eylemlerine engel olmadıkları, akabinde suça sürüklenen çocuğun maktule ait cep telefonu ile ... acil servisi arayarak maktulü bıçakladığını söylediği ve olay yerinin adresini bildirdiği, sanıkların olay mahallinden ayrıldıkları, suça sürüklenen çocuğun ise olay mahallinde kalıp kolluk görevlilerine teslim olduğu, otopsi tutanağına göre maktulün vücudunda batında 1, sol uyluk bölgesinde 4 olmak üzere toplamda 5 adet kesici alet yarası bulunup, ölümünün büyük ve orta çaplı damar kesisinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydan geldiği, maddi olay ve oluşun bu şekilde olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun olay yerindeki birden fazla bıçağı alarak maktulü vücudunun farklı bölgelerinden 5 kez bıçakladığı, bıçak darbelerinin vücudun ... bölgesindeki yerlerden olduğu, bıçağı öldürme kastı ile birden fazla kez maktule saplayarak maktulü kasten öldürdüğü anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanıklar ..., ... ve...'in olay esnasında, anlık gelişmeyen ve devam eden eylemlerle maktulü birkaç bıçakla ve birden fazla darbeyle öldüren suça sürüklenen çocuğa engel olmadıkları, suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürme eylemine sanıkların da öldürme kastı ile iştirak ettikleri yönünde delilin olmadığı, olayın gelişiminde sanıkların bizatihi maktulü olay yerine davet ederek suça sürüklenen çocuğun eylemlerine yardım ettikleri, suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürme eylemine asli fail olarak katıldıkları hususunda ciddi şüpheler olduğu gibi bu hususta delilin de olmadığı, olay yerine birlikte giden, öldürme sırasında asli failin yanında bulunan, ona engel olmayan, olaydan sonra kaçan sanıkların, öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduklarına dair kesin bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, öldürme suçunun işlenmesine yardım eden durumunda oldukları anlaşılmakla sanıkların her birinin 5237 sayılı Kanun'un 81 ... ve 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir.
3. Somut olayda suça sürüklenen çocuğun öldürme kararını ne zaman verdiği, öldürme kararını verdiği an ile icraya başladığı zaman aralığında ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul sürenin geçtiği yönünde kesin delil bulunmaması karşısında, hakkında tasarlama hükmünün uygulanmadığı, suça sürüklenen çocuk savunmalarında maktulün kendisini istismar ettiğini ifade etmiş ise de istismara uğradığını söylediği tarihte 15 yaşından büyük olduğu, savunmasında geçtiği üzere istismara uğradığına dair yasal yollara başvurmadığı, yine savunmasında belirttiği üzere maktulün kendisine para vaadinde bulunduğu, maktulün kendisini silahla veya silahtan sayılan herhangi bir aletle zorlamadığı, dosyaya yansıyan görüntülerden de maktul tarafından zorlandığına dair bir kaydın olmadığı, dava konusu olayda da maktulü bizatihi olay yerine çağırıp maktulü öldüren kişinin de suça sürüklenen çocuk olduğu anlaşılmakla yasal koşullar oluşmadığından hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmadığı belirtilmiştir.
4. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları,12.12.2021 tarihli olay yeri inceleme ölü muayene otopsi raporu, olay yeri görgü tespit araştırma tutanağı, 12.12.2021 tarihli CD izleme tutanağı, kamera izleme tutanağı, olay inceleme raporu, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 29.12.2021, 11.01.2022 ve 13.01.2022 tarihli uzmanlık raporları, 04.03.2022 ve 04.04.2022 tarihli bilirkişi raporları, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 09.05.2022 tarihli inceleme tutanağı, 30.05.2022 tarihli bilirkişi raporu, suça sürüklenen çocuk ...'ın engelli sağlık kurulu raporu, 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklardan ...'ın fırıncılık işi ile iştigal ettiği, sanıklardan ...'in kendisinin yanında çalıştığı, sanık ...'ın kuzeni olduğu ve suça sürüklenen çocuk ...'ın da yaklaşık 1-1,5 ay önce bu sanığa ait fırında çalışmaya başladığı, maktul ...'ın ise ... ilinde ikamet ettiği ve sondaj işi ile uğraştığı, 2020 yılının ortalarında maktulün suç sürüklenen çocuğu yanına alarak ... ilinde bulunan bir bağ evine götürdüğü, burada birlikte alkol almayı ve cinsel ilişkiye girmeyi teklif ettiği, suça sürüklenen çocuğun bu teklifi kabul etmemesi üzerine ona karşı bir takım cinsel hareketlerde bulunup vücudunun çeşitli bölgelerine dokunduğu, suça sürüklenen çocuğun bu hareketlere de karşı çıkması üzerine eylemini daha da ileriye götürmeksizin birlikte ... iline döndükleri, dönüşünde suça sürüklenen çocuğun maktul ile aralarında yaşanan olayı babası olan tanık ....'ye anlattığı, ancak iddiasına göre babasının bu olaya inanmadığı, ilk buluşmadan yaklaşık birkaç ay sonra maktulün, suça sürüklenen çocuğu yine yanına alarak aynı bağ evine gittikleri, her ikisinin cinsel ilişkiye girme konusunda müşterek karara vardıkları ve soyundukları, bu sırada suça sürüklenen çocuğun telefonunu kullanarak ve arkadaşıyla konuşuyormuş gibi yaparak içinde bulundukları durumu videoya çektiği daha sonra maktulün anal yoldan suça sürüklenen çocuk ile ilişkiye girmeye çalıştığı ancak suça sürüklenen çocuğun buna izin vermemesi ve ilişkiye girmek istemediğini söylemesi üzerine eylemini sonlandırıp yine aynı şekilde birlikte ... iline döndükleri, akabinde suça sürüklenen çocuğun söz konusu videoyu babası olan tanık ....'ye gösterdiği, daha sonra da yaşanan bu olaydan patronu olan sanık ... ile birlikte çalışmakta olduğu sanık ... ve zaman zaman çalışılan fırına gelmesi nedeniyle tanıdığı sanık ...'a anlattığı, kendisince ... ilindeki evde çekilmiş olan videoyu onlara da gösterdiği, bunun üzerine tüm sanıkların fikir ve irade birliğine vararak maktul ile buluşup konuşmaya karar verdikleri, öncelikle sanık ...'in elde ettiği numara ile maktulü arayıp bir sondaj işi olduğunu söyleyerek buluşmak istediğini dile getirdiği ancak maktulün başta vaktin geç olduğunu söylemesine rağmen ısrarcı davranarak maktulü buluşmaya razı ettiği akabinde 11.12.2021 günü saat 17:09 sularında arkadaşı olan tanık ....'yi arayarak arkadaşları ile birlikte ona ait olan ve Kocasinan ilçesi ... mahallesinde bulunan bağ evine gitmek istediğini söyleyip evin anahtarının yerini sorduğu, onun anahtarın yerini söylemesi üzerine hep birlikte fırından yola çıktıkları, eve ulaşmalarını müteakip sanık ...'in maktulü yeniden arayarak olay yerine çağırdığı, bu sırada sanık ... ile suça sürüklenen çocuğun ... il merkezinde bulunan bir işlerini halletmek için geldikleri araçla yeniden ... iline döndükleri, işlerinin bitimini müteakip araç değiştirerek tekrar aynı bağ evine gittikleri, kendileri gelmeden önce maktulün de bu bağ evine geldiği bu haliyle tarafların bir araya toplandıkları ve olayı
konuşmaya başladıkları, daha önce yaşanmış olan cinsel istismar eylemi nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanıklardan ...'in maktulü yumrukla darp ettiği, suça sürüklenen çocuğun bulundukları bağ evinin mutfağından elde ettiği 2 adet bıçağı kullanarak maktulü bıçaklamaya başladığı ancak söz konusu bıçakların hasar alması üzerine bu bıçakları sobaya atarak edindiği üçüncü bir bıçakla eylemine devam ettiği ve maktulün adli raporunda belirtildiği üzere batın sol alt kadranda umblikus alt ve meme başı hizasında 2,5 cm, sol uyluk üst 1/3 dış kısımda 3 cm, sol uyluk 1/3 üst kısım arka yüzde 5 cm lik lateral kısmında, sol uyluk orta 1/3 kısımda 5 cm ve bu yaranın 2 cm altında 4 cm delici kesici alet yarası olmak üzere toplam 5 adet kesici alet yarası ile yaralandığı, bu yaralardan sol uyluk kısmında tespit edilen (5 numaralı) yaranın tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu ve delici kesici alet yarasına bağlı büyük ve orta çaplı damar kesilerinden gelişen iç ve dış kanamaya sebebiyet verdiği, henüz yaralı iken maktulün çamaşırlarını sıyırarak kendisine tampon yapmaya çalıştığı, akabinde maktulün etkisiz hale getirildiğini fark eden sanıkların kendisini düştüğü yerden kaldırarak evin dışına taşıdıkları, bu esnada maktule ait Samsung marka cep telefonunu elde eden suça sürüklenen çocuğun bu telefonu kullanmak suretiyle ... Hızır Acil Servisi arayıp bu kurumca tespit edilen ses kayıtlarına yansıyan konuşmayı yaptığı, daha sonra kız arkadaşı olan ve ... diye hitap ettiği Dilara isimli bayanla görüştüğü, yaralı olan maktulü dışarıya taşıyan sanıklar..., ... ve ...'ın olay yerinden kaçarak ayrıldıkları, kısa bir müddet sonra olay mahalline ambulans ve jandarma görevlilerinin geldiği, oluş ve sübutun bu şekilde kabul edildiği belirtilmiştir.
2. Dairece yapılan yargılama sonucunda akıl sağlığı raporları ile çözümü bilirkişice yapılan ve suça sürüklenen çocuğun telefonunu kaydettiği anlaşılan video içerikleri ile bu olayın evveliyatı ve suça sürüklenen çocuğun cinsel eylemlerin sergilendiği tarih itibariyle 15 yaşını ikmal etmiş oluşu bir arada değerlendirildiğinde rızaya dayalı cinsel istismar eylemlerinin suça sürüklenen çocuk açısından haksız tahrik oluşturmadığı belirtilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuğun maktulü üç adet bıçak kullanmak suretiyle yaralayarak öldürdüğü sabit olduğundan kendisinin olayın faili olduğu konusunda her hangi bir tereddüt bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince hakkında kurulan hükme yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği belirtilmiştir.
4. Sanıklar..., ... ve ...'ın ise olaya maddi anlamda yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri kabul edilerek şerik sıfatı ile cezalandırılmaları yoluna gidilmiş ve bu bağlamda kendilerine verilen cezalardan 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca indirim yapılmış ise de suça sürüklenen çocuk tarafından olayın kendilerine anlatılması ve çektiği videonun gösterilmesi üzerine bu üç sanığın kendi aralarında fikir birliği oluşturarak maktul ile buluşmaya karar vermeleri, bu amaçla tanık ....'nin bağ evinin ayarlanması, sanık ... tarafından maktulün ısrarlı bir şekilde "sondaj işi olduğu" yalanı ile aranarak buluşmanın sağlanması, bağevinde buluşulmasını müteakip maktul ile suça sürüklenen çocuk arasında sözlü olarak başlayan tartışma sırasında sanıklardan ...'in maktulün çenesine yumruk atması, suça sürüklenen çocuğun 3 bıçak kullanarak maktulü yaralaması şeklinde gerçekleşen ve zaman alacağı
muhakkak olan olayda ondan yaşça ve vücut gelişimi itibariyle daha güçlü oldukları tartışmasız olan bu sanıkların suça sürüklenen çocuğu engellemek hususunda herhangi bir çaba sarf etmemeleri, maktulün yaralanması olayının bitimini müteakip onu kaldırarak olayın geliştiği evden dışarı çıkıp bahçeye atarak tanık E.E.'yi olay yerine çağırıp onun aracı ile olay yerini terk ettikleri şeklindeki tespit ve olgular karşısında bu sanıkların eylemlerinin artık "yardım etmek suretiyle şeriklik" sınırlarını aştığı ve bu üç sanığın her birinin de 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında kalacak şekilde fail olarak kabullerinin hukuk, adalet, hak ve nesafete uygun olacağı yönündeki tespitle ilk derece mahkemesince haklarında verilen hükümlerin kaldırılması yoluna gidilerek "fail" sıfatıyla cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir.
5. Her ne kadar katılan tarafça atılı suçun tasarlama suretiyle işlendiği beyan edilerek sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmaları talep edilmiş ise de basit bir şekilde plan ve program yapılması, suçun icrası için yer, araç ve alet ayarlanması, sanık sayısının fazla oluşu gibi hususların tasarlama için yeterli olmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra sunduğu 19.07.2023 tarihli dilekçede, beyanının alınması suretiyle ceza infaz kurumunca düzenlenen 18.07.2023 ve 17.08.2023 tarihli tutanaklarda ve devamında sunduğu dilekçelerde temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılanlar Vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii, Sanık ... ve Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların hükme esas alınacak yeterlilikte olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun yaşı ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar ... ve... hakkında uygulanmasına, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuk ...'ın kayda değer bir direnci olmaması nedeniyle rızaya dayalı olduğu kabul edilse bile, olaydan bir yıl kadar önce ve henüz 15 yaşında iken, o tarihte 54 yaşında olan maktulün kendisi ile birkaç kez cinsel ilişkiye girmek istediği ve bu yönde aktif eylemlerde bulunduğu ancak suça sürüklenen çocuğun istememesi nedeniyle ilişkinin tamamlanmadığı, buna göre aralarındaki yaş farkı da dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun fiziksel, cinsel ve psişik gelişimine zarar vereceği tartışmasız olan bu fiilden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu, içine düştüğü ve aradan geçen bir yıl içerisinde artarak devam eden huzursuzluğun dava konusu olaya doğrudan tesir ettiği anlaşıldığı halde suça sürüklenen çocuğun cezasından haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanıklar..., ... ve ...'in asli fail olarak olaya katıldıklarına dair somut delil bulunmaması ancak maktulün olay yerine davet edilmesi, olay yerine birlikte gidilmesi, öldürme sırasında asli failin yanında bulunmaları, ona engel olmamaları, maktulün yaralanması olayının bitimini müteakip onu kaldırarak olayın geliştiği evden dışarı çıkıp bahçeye atmaları ve olaydan sonra kaçmaları karşısında, bu eylemlerinin fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma boyutuna ulaşmadığı ancak suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılanlar Vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii, Sanık ... ve Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B-1) ve (B-2) nolu paragraflarda açıklanan nedenlerle katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/1844 Esas, 2023/414 Karar sayılı kararlarının, haksız tahrike ve iştirakın derecesine ilişkin nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, kısmen oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler göz önüne alındığında, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
5271 sayılı Kanun'un 301 ... maddesine göre, Yargıtay'ın yalnız temyiz başvurusunda gösterilen sebepler hakkında inceleme yapabileceği,
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre, aleyhe temyiz halinde sanık lehine bozma yapılmasının mümkün olduğu, oysa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, aleyhe temyiz halinde sanık lehine bozma yapılmasının mümkün bulunmadığı,
Suçtan zarar görenin şikayetçi olması halinde katılan tarafın temyizi nedeniyle sanık lehine bozma yapılmasının 5271 sayılı Kanun'un lafzına ve ruhuna aykırı olduğu,
Bu nedenle; dosyamızda sanık taraf ve Cumhuriyet savcısının lehe temyiz taleplerinin bulunmadığına göre, katılan tarafın aleyhe temyizi üzerine yapılan incelemede sanık lehine bozma yapılması 5271 sayılı Kanun'a aykırı olduğundan, sayın çoğunluğun aksi yönündeki kararına iştirak etmemekteyiz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!