WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/409 E.  ,  2024/2442 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanığın temyiz istemi yönünden;
Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararına yönelik 28.04.2021 tarihinde süre tutum dilekçesi verilerek temyiz iradesi açıklanmış ise de, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunması, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesi uyarınca 7 gün içinde temyiz sebeplerini içeren temyiz dilekçesinin sunulması gerektiğinin aksi takdîrde aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz sebeplerini içermeyen temyiz dilekçesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verileceğine ilişkin ihtarın tebliğ edildiği, süre tutum dilekçesinin de gerekçe içermediği ve sanığa yapılan ihtarata rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz

edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/218 Esas, 2020/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/1029 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanığın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanığın park meselesi nedeniyle tartıştığı katılana bira şişesiyle vurarak katılanı yüz kemiğinde orta (3 üncü) derece kemik kırığına ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmaları, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, katılan hakkında Zonguldak Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18.10.2018 ve 18.02.2019 tarihli adlî muayene raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de; haksız tahrikin derecesine göre sanık hakkında eksik ceza tayini nedeniyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın eylemi neticesinde katılanın kemik kırığı ve yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralandığı, somut olayda birden fazla nitelikli halin ihlalinin söz konusu olduğu, yaralanma bulguları da dikkate alındığında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezaya hükmedilirken, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, sanığın eylemi ile orantılı olmayan şekilde temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesindeki ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 29.04.2021 tarihli süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği, temyizin gerekçeli olması gerektiği ihtar edilerek gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hâlde, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan sanık hakkında eksik ceza belirlenmesi nedeniyle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/1029 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.