WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/397 E.  ,  2023/4142 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/488 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/488 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2019/12672 Esas, 2019/20365 Karar sayılı ilâmıyla özetle; Mahkemece, hükme esas alındığı anlaşılan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.09.2012 tarihli katılanın yaralanmasına ilişkin alınan raporda ''...nazal kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2)derece etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde kalıcı iz niteliğinde olduğunu ..." bildirildiği halde, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenini son cümlesi yerine 87 nci maddesinin üçüncü maddesi uyarınca uygulama yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini, ilk haksız hareket kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (1/4) oranında indirim yapılması yerine (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, kabule göre; Adlî Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında düzenlenen adlî raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, aynı Kanun'un 3 üncü maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2020/4 Esas, 2021/1132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Katılan lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Zamanaşımı süresinin dolduğuna, tornavida kullanılmadığından silah artırımının uygulanamayacağına, meşru savunma şartlarının gerçekleştiğine, haksız tahrik indiriminin azami oranda yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü ...'ın yönetimindeki (...) (...) plaka sayılı araçla beraberinde ... olduğu halde seyrettiği sırada, Esentepe Mah. 2851. sokak ile 2853. sokak kesişiminin olduğu caddeye geldiğinde, sanığın yönetimindeki (...) (...) plakalı aracın sol dikiz aynasına yanından geçerken çarpması üzerine tartıştıkları ve sanığın ele geçirilemeyen tornavida ile ...'i basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve 2. derecede kırığa neden olacak şekilde, ...'ı da hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı bu suretle atılı suçları işlediği hususunda hakkında kamu davası açmaya yeter şüphenin oluştuğu, yukarıda belirtilen delillerle anlaşılmakla" şeklinde gelişen olayda, sanığın kavgada yaralanmamış olduğu müşteki anlatımlarının inandırıcı ve adlî raporlara uygun olduğu mağdur ...'in hayati tehlike geçirir şekilde, mağdur ...'ın ikinci dereceden kırık oluşur şekilde yaralanmış oldukları, sanığın elindeki tornavida ile mağdurları yaraladığı kavganın sanığın kullandığı araç ile mağdurların aracının trafikte sürtünmesinden dolayı çıktığı ilk haksız hareketi kimin yaptığı belirlenemediğinden sanık lehine tahrik indiriminin yapılması gerektiği anlaşılmakla sanık ...'nın katılan ...'a yönelik silahla kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, eylemini silahtan sayılan tornavida ile işlediği anlaşıldığından cezasında aynı Kanun'un üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca (1/2) oranında artırım yapılmasına olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı kesin olarak belirlenemediğinden sanık lehine aynı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince (1/4) oranında cezasında indirim yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, diğer beyanlar, adlî raporlar, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin; dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, tornavida kullanılmadığından silah artırımının uygulanamayacağına, meşru savunma şartlarının gerçekleştiğine, haksız tahrik indiriminin azami oranda yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın üzerine atılı suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmının içeriği karşısında, sanığın atılı suçu tornavida ile işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesini üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca silah artırımı uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmayıp (1/4) oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında da bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan vekilinin; katılan lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin kazanılmış hakkın ihlal edildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
a) Gerekçeli karar başlığında, ...'un sıfatının "sanık" yerine "müşteki sanık" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,

b) Kararın denetime elverişli derecede gerekçe içermemesi, hükümde uygulanan kanun maddelerine göre sabit görülen suçu oluşturan fiilin nitelendirilmesinin yapılmaması, gerekçede 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi nin uygulanmasına yönelik açıklama bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine aykırı davranılması,

c) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı fıkranın son cümlesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

d) Katılanın hem yüzünde sabit ize ve hem de vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde nitelikte yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli hâl ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezaya hükmedilirken aynı Kanun'un 61 ... maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,

e) Bozma ilâmı öncesi 03.12.2015 tarihli karar ile sanığın neticeten "10 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği, bu hususun bozma ilâmında da belirtildiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten "3 yıl 1 ay 15 gün" hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,

f) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

g) Kabule ve uygulamaya göre de; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen "1 yıl 6 ay" hapis cezası aynı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca bir kat artırıldığında "2 yıl 12 ay" hapis cezası yerine uygulama yeri olmayan "...birinci fıkraya giren hal sebebiyle verilen ceza 3 yıldan aşağı olmayacağından dolayı..." gerekçesi ile "3 yıl" hapis cezası olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (2-a-b-c-d-e-f-g) paragraflarında açıklanan başlıkta sıfatın yanlış gösterilmesine, yetersiz gerekçeye, ek savunma hakkı tanınmamasına, temel cezanın alt sınırdan verilmesine, kazanılmış hakkın ihlal edilmesine, vekalet ücretine hükmedilmemesine ve yanlış uygulamaya ilişkin nedenlerle Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2020/4 Esas, 2021/1132 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın 10 ay hapis cezasına dair kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.