1. Ceza Dairesi 2023/3859 E. , 2024/4355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/64 E., 2023/79 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2021/340 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Dosya içeriğine göre; sanık ve maktulün çocukluk arkadaşı olduğu 15.11.2020 tarihinde gece vakti buluştukları, arabada zaman geçirdikleri sırada maktulün, sanığın telefonunu alarak sanığın annesine ve kardeşlerine ait fotoğraflara bakarak gerçekleştirdiği eylemler ve sarfettiği sözler nedeniyle çıkan tartışma neticesinde sanığın maktulü bıçakladığı, maktulün otopsi raporunda vücudunda 35 adet kesici delici alet yarası ve 2 adet kesik vasıfta yara tespit edildiği, toplamda 10 adet yaranın her birinin ayrı ayrı öldürücü nitelikte olduğu, ölüm sebebinin kesici alet yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği,maktulün kanında uyuşturucu uyarıcı maddeler tespit edildiği olayda sanığın maktulü bıçakla kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, somut olayda sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki istikrarlı savunmalarında, maktulle çok samimi arkadaş olduklarını bu nedenle maktulün kendi telefonunun şifresini dahi bildiğini, maktulle birlikte araçta bulundukları sırada telefonunda film izlerken uyuduğunu, uyandığında maktulün kendi cep telefonunu alarak annesinin ve kardeşlerinin fotoğraflarına baktığını ve "off kara Fatmam" gibi sözler söyleyip, telefonu vücuduna sürdüğünü belirttiği, sanığın cep telefonunda yapılan bilirkişi incelemesinde sanığın annesi ve kızkardeşlerine ait fotoğraflar bulunduğu anlaşılması karşısında şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin ceza hukuku prensibi sanık lehine yorumlanıp, aksi ispatlanamayan sanık savunmalarına itibar edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari halden haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı bentte haksız tahrike yönelik açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!