WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/3475 E.  ,  2024/2984 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/434 E., 2022/2162 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/313 Esas, 2021/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2021/434 Esas, 2022/2162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sübuta, suç vasfına, savunma hakkının kısıtlandığına, meşru müdafaa ve sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Dosya içeriğine göre; Maktulün sanığın oğlu olduğu ve uzun süredir uyuşturucu madde kullanıp ailesine eziyet ettiği, olay günü sanık ile oğlu arasında tartışma çıktığı, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında, oğlu ...'in elini silahların olduğu bazanın iç kısmına uzattığını, o sırada silahı çekip bir an ateş edeceğini düşündüğünü ve belinde bulunan silahı çıkartıp korkutmak amaçlı kendisini etkisiz hale getirmek için arkasından bir el ateş ettiğini, o anda panikle nereye doğru ateş ettiğini bilmediğini, bir el ateş ettikten sonra yüreğinin sızladığını, daha sonra ne yaptığının farkında olmadığını söylediği, mahkeme huzurundaki savunmasında ise maktul ...'in belindeki silahı almaya çalıştığını, kendisinin geri çekildiğini, maktul ... kendisini itince kendisinin de silahı almaması için ...'i ittiğini, ...'in 1.85 boyunda babayiğit yapılı biri olduğunu, kendilerine zarar vermemesi için duvara birkaç el ateş ettiğini, ...'in üzerine gelerek "kafana sıksana o.ç. şerefsiz" diyerek hakaretlerde bulunduğunu ve elindeki silahını almaya çalıştığını, kendisinin de o sırada silahı öbür eline aldığını, ...'in sağ elini kendisine doğru kaldırınca kolunun altından karşı duvara ateş ettiğini, daha sonra odadan kaçmak için yere doğru ateş ederek oradan uzaklaştığını, aşağı indiğinde aklının başında olmadığını beyan etmiş ise de sanığın savunmalarının çelişkili olduğu, otopsi raporuna göre maktul ...'in vücudunda altı adet mermi çekirdeği girişi olduğu, dört adet mermi girişinin tek başına ve müstakilen öldürücü nitelikte olduğu ve öldürücü nitelikteki mermi girişlerinin bir tanesinin sağ hemitoraksta önde meme altında, ikincisinin sağ hemitoraksta yanda arka aksiller hatta, üçüncüsünün sol hemitoraksa meme sol alt tarafta, sonuncusunun ise sırtta T10 seviyesinde sağ tarafta yer aldığı, bu kapsamda mermilerin isabet ettiği bölge ve hayati bakımdan önemi ile sanığın mesleği gereği silah eğitimi de aldığı gözetildiğinde, sanığın oğlu olan maktulü kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.

2.Sanığın oğlu olan maktulün yaklaşık 11 yıl önce uyuşturucu madde kullanmaya başladığı, Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesinin 22508486-101 02/20-61684/9181 numaralı raporunun da maktulün uyuşturucu madde kullandığını doğruladığı, maktulün annesi Türkan'ın aşamalarda verdiği beyanlarında özetle maktul oğullarının 10-11 yıldır uyuşturucu kullandığını, sürekli kendilerinden para istediğini ve sanık ile kendisini öldürmekle tehdit ettiği için istediği parayı verdiklerini, son dönemlerde maktulün ruh

sağlığının iyice kötüleştiğini, evdeki eşyaları kırıp döktüğünü, olaydan bir hafta önce sanığın boğazını jiletle kesmeye kalkıştığını, olay günü de gene kendilerine hakaretler edip öldürmekle tehdit ettikten sonra "ben içeriden tabancayı alıp sizin hepinizi öldüreceğim" dedikten sonra silahların bulunduğu yatak odasına doğru koşarak gittiğini, sanığın da maktulün peşinden gittiğini, sanığın maktule "dur yapma" diye seslendiğini ve içeriden silah sesleri duyduğunu söylediği, maktulün kardeşlerine de benzer eylemlerde bulunduğu, daha önce kardeşi Mehmet'i bıçakla yaraladığı, diğer kardeşi Mahmut'u da yine beden yoluyla yaraladığı, tanık ...'ın da beyanında olaydan 4-5 ay önce sanığın araması ile evlerinin oraya geldiğinde sanığı bir aracın arkasında saklanır vaziyette gördüğünü, maktulün elinde bıçak olduğunu, maktulün sanığa eliyle "sonra görüşeceğiz" hareketi yaparak aracına binip uzaklaştığını söylediği dikkate alındığında maktulün eylemlerinin ulaştığı boyuta, sanığın duyduğu hiddet ve şiddetli elemin derecesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesine göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sırasında sanığın lehine olarak azami hadden indirim yapılarak ceza belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde "20 yıl" hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, somut olayda, olayın oluş şekli, saldırı ve savunma arasında orantı bulunmaması ve sanığın silah eğitiminin bulunması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile uygulandığı, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde 2 numaralı bendde haksız tahrikin derecesine ilişkin açıklanan bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan 2 numaralı bendde haksız tahrikin derecesine yönelik açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2021/434 Esas, 2022/2162 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.