WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/3448 E.  ,  2024/4608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/441 E., 2023/320 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kasten öldürme suçu bakımından temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, tehdit suçu bakımından ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, kasten öldürme suçu bakımından 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tehdit suçu bakımından temyiz istemlerinin reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararı ile;
A.Sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,ayrıca 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
B.Sanık hakkında maktule karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,ayrıca 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2023/441 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Tanık ... ...'ın maktul tarafından büyütüldüğü ve ...'nin maktule "dayı" şeklinde hitap ettiği, sanığın bir süredir tanık ...'ye hakaretlerde bulunduğu ve üzerine motorsiklet sürdüğü ve tanık ...'yi rahatsız ettiği, olay günü sabah da yine tanık ...'nin üzerine motorsiklet sürdüğü, aynı gün saat 12:00 sıralarında maktül ...'ın yanında çalışan tanık ...'a "Git ...'ye söyle, ...'ın üzerine motosiklet sürmüş, bir daha yapmasın öyle bir şey dediği, tanık ...'un bunu gidip sanık ...'ye söylediği, sanık ...'nin de ...'a "... Abine söyle yeğeni ...'ye sahip çıksın, abilerine nasıl konuşacağını bilsin" dediği, tanığın ilk başta kavga çıkmasın diye bunu maktüle söylemediği, ancak bir süre sonra ...'nin kendisini görüp söyledin mi diye sorması üzerine gidip maktüle söylediği, bunun üzerine maktülün sanık ...'nin çalıştığı Eylül markete giderek sanıkla tartıştıkları, maktülün burada kendisine "seni sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiği, sanığın da maktüle

bıçak çektiği, araya giren tanıklar ... ve ...'un tarafları ayırdıkları, maktülün motosikletine binip oradan uzaklaştığı, sanık ve tanıklar Kamil ve Volkan'ın beyanlarına göre vurulma olayından önce maktülün tekrar Eylül markete gittiği ve market sahibi ...'tan özür dilediği, bu sırada yine maktülün sanığa hakaret ve tehditlerde bulunduğu, daha sonra maktülün motosikletine binip gittiği, aynı gün saat 20:30 sıralarında maktül evinde bulunduğu sırada sanık ...'nin maktülün evinin bulunduğu sokağa gelip "... çık lan dışarı" diyerek elindeki tabanca ile havaya iki el ateş ettiği, bu sırada evinin balkonunda bulunan tanık ...'ın ateş etmemesi konusunda sanığı uyardığı ve aşağı indiği, sanığın tekrar "... çık lan dışarı" diye bağırdığı ve bir el daha havaya ateş ettiği, tanık Ahmet'in sanığı oradan gönderdiği, yaklaşık 5 dakika sonra maktülün evine 20-25 metre mesafede bulunan tanık Enver'in dükkanına geldiği, burada tanık ...'ın da bulunduğu, maktülün tanık Ahmet'e "...'nin derdi neymiş, çağır gelsin konuşalım dediği", tanık Ahmet'in sanığı arayarak konuşmak için çağırdığı, kısa bir süre sonra sanığın geldiği, tanık beyanlarına göre maktulün sanığa "gel konuşalım üzerimde bir şey yok" dediği, sanığın ise belinden silah çıkararak maktüle yaklaşık 20 metre mesafeden silah doğrulttuğu, bu sırada tanık Ahmet'in maktülün önüne geçtiği ve sanığa ateş etmemesini söylediği, maktülün tanığın arkasından çıkarak öne geçtiği bu sırada sanığın maktüle bir el ateş ederek kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.
2.Tanık ...'nin maktul tarafından büyütülmesi nedeniyle maktul ile aralarında yakınlık bulunduğu ve ...'nin maktule "dayı" şeklinde hitap ettiği, markette paket servis elemanı olarak çalışan sanığın bir süredir tanık ...'ye hakaretlerde bulunduğu ve gördüğü yerlerde üzerine motorsiklet sürdüğü ve tanık ...'yi rahatsız ettiği, sanığın olay günü sabah durakta otobüs bekleyen tanık ...'nin üzerine yine motorsiklet sürdüğü ve hakaretlerde bulunduğu, oradan geçmekte olan maktulün bu olaya şahit olduğu, tanık ...'nin beyanı ile sanığın daha önce maktulün üzerine de motorsiklet sürdüğü, maktulün sanığa önce bu hareketlerini bırakması için haber gönderdiği ve ardından öğlen saatlerinde çalıştığı markete gittiği, çıkan tartışmada maktulün hakaret etmesi üzerine sanığın bıçakla maktulü tehdit ettiği, akşam saatlerinde tekrar markete gelen maktulün sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın evine giderek tabancasını aldığı ve maktulün evinin önüne giderek havaya birkaç el ateş ettiği, 5 dakika sonra maktulün sanık ile konuşmak için haber gönderdiği, maktulün olayyerine gelen sanığa "gel konuşalım üzerimde bir şey yok" demesine rağmen sanığın maktule ateş ederek kasten öldürdüğü olayda ilk haksız hareketin tanık ...'nin üzerine motorsiklet süren ve hakaretlede bulunan sanıkdan geldiği ve ayrıca devamında gerçekleşen olaylar ve etki tepki dengesi dikkate alındığında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinin dikkate alınmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut

delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
A.Tehdit suçu bakımından yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Kasten öldürme suçu bakımından yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı bendde haksız tahrike yönelik açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2023/441 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.