1. Ceza Dairesi 2023/3326 E. , 2023/5300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/179 E., 2022/165 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2011/50 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ..., ..., ... hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) (c) ve son bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci Esas No : 2023/3326
maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2011/50 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararının katılan vekili, sanıklar ..., ..., ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3.Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/7036 Esas ve 2020/12343 Karar sayılı kararı ile; katılanın yarasına göre asli fail konumunda bulunan her bir sanığın meydana gelen en ağır neticeden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilerek iddianemede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınarak sanıkların aynı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi gereği ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken, eylemin silahla işlenmediğinin kabulü ile sanıklar hakkında aynı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendi gereği neticeten “5 yıl” yerine “3 yıl” hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen aynı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, kabule göre de; katılanın yarasının birden fazla nitelikli hal ihlali suretiyle olduğu anlaşılan olayda temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, katılanın yaralanmasına göre sanıkların fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi uyarınca cezalandırılmaları ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile aynı Kanunun 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ayrıca artırım uygulamak suretiyle hatalı uygulama ile sanıklar hakkında fazla ceza tayini, haksız tahrik indiriminin sadece sanık ... yönünden uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek, diğer sanıklar hakkında da haksız tahrik indirimi yapılarak eksik ceza tayini, sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen ceza miktarının aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (1) kat artırılmasını müteakip, aynı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasıın son bendinin tatbiki sırasında uygulama maddesinin hatalı şekilde “87/1-c-son” gösterilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... Can'ın temyiz istemi; atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına, katılanla arasında Esas No : 2023/3326
herhangi bir husumetin olmadığına, olayda silah bulunmadığına, sübuta, haksız ve orantısız cezalandırmaya, ilişkindir.
Sanık ...'un temyiz istemi; sübuta ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz istemi; sübuta, seçenek yaptırımların ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'in sanıklar ..., ... ve ... ile olay günü Börez köyündeki bir düğünde eğlendikten sonra içki içmek amacı ile tanık ... 'nın evine gittikleri, bir müddet evde alkol aldıkları, katılan ...'in bir kız sevdiğini ve kaçıracağını beyan ettiği ve diğer arkadaşlarının ısrarı üzerine bu kızın sanık ...'ın kız kardeşi olduğunu söylediği ve bu durumu duyan ve sinirlenen sanık ...'ın katılan ...'i tekme ve tokatlarla dövmeye başladığı, sanıklar ..., ...'ın da katılan ...'e vurdukları, sanıkların eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Manisa Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 16.01.2012 tarihli raporda, “Sağ önkol 1/3 orta kısım radial tarafta, 0.5 cm. çapında yanık, sağ böbrek lojuna uyan bölgede, 0.5 cm. çapında yanık, L2 vertebrada %20 den fazla yükseklik kaybına neden olan çökme kırığı, burun kemiğinde non-deplase fraktür, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecededir, L2 kompresyon kırığı %50 yükseklik kaybına neden olmakla organ işlevinin sürekli zayıflaması niteliğindedir.” açıklamasına yer verildiği, sanık ...’ın eylem sırasında katılanın vücudunda sigara söndürdüğü tüm dosya kapsamı itibariyle sabit görülmekle, asli fail konumunda bulunan her bir sanığın meydana gelen en ağır neticeden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilerek hüküm kurulduğu, anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden; katılan ...'in, sanık ...'ın kız kardeşi olan ...'yı sevdiğini ve kaçıracağını belirtmesi üzerine gelişen olayda 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin yalnız sanık ... yönünden uygulanmasının mümkün olduğu gözetilerek sanık ...’ın üzerine atılı yaralama suçunu haksız tahrik altında işlediği vicdani kanaatine varıldığından cezasında asgari oranda indirim yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Sanıkları savunmaları, katılan beyanları, adli tıp raporu, tutanaklar ve adli sicil kayıtları, nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdurdan sanık ...'a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve Esas No : 2023/3326
dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!