1. Ceza Dairesi 2023/3243 E. , 2023/2828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2020/2967 Esas, 2021/4636 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2023 tarihli ve KD-2023/26649 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli kararının, sanık müdafiinin yokluğunda verildiği, kısa kararda 5271 sayılı Kanun'un 294 ve 295 ... maddeleri ihtaratının bulunmadığı, kararın sanık müdafiince 11.02.2020 tarihinde gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz edildiği, bu başvurudan sonra gerekçeli kararın sanık müdafiine 25.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli karar ve tebligatta ihtaratın bulunmadığı, sanık müdafiince bu tebligattan sonra gerekçeli temyiz dilekçesinin 05.03.2020 tarihinde verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmaması, yapılan gerekçeli karar tebligatında da gerekçeli temyiz dilekçesinin 7 günlük süre içinde verilmesi gerektiğine dair bir uyarının yer almamasından dolayı sürenin öğrenme ile başladığı ve 05.03.2020 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile ret ilâmının kaldırılması ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kısa karar ve gerekçeli kararında yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinde belirtilen 15 günlük süre tutum dilekçesine ilişkin ihtarın bulunduğu, 7 günlük yasal süre içinde aynı Kanun'un 294 üncü maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas ve 2021/117 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa ve gerekçeli kararda aynı Kanun'un 295 ... maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süreye dair ihtarın bulunmaması durumunda tarafların gerekçeli temyiz istemlerinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle sanık müdafiinin 05.03.2020 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2. Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Temyiz kapsamına göre; hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...'in bir tanıdığının 17.01.2002 tarihinde öldürülmesi olayı nedeniyle maktule husumet beslediği, suç tarihinde maktulün, arkadaşları olan tanıklar İ.A., S.D., K.B. ve H.S. ile birlikte ... tenis ve spor akademisi lokali olarak bilinen yerde saat 22.50 sularında oyun oynadığı, bu sırada sanık ...'in tanık Y.Y.'den suç tarihinden önce satın aldığı 34 (...) (...) plakalı araçla yanında sanık ... ile birlikte ellerinde silahlar olduğu halde lokale geldikleri, lokalin kapısının kilitli olması nedeniyle kapıyı çaldıklarında kendilerini polis şeklinde tanıtarak lokale girdikleri, ellerinde bulunan silahları içerideki şahıslara doğrultarak lokalde bulunan maktul ve tanıklara polis diye bağırıp yere yatmalarını istedikleri, tanıkların yere yattıkları, bu sırada sanık ...'in sandalyede oturan maktule yaklaşarak üç dört el ateş ettiği, daha sonra yanında bulunan sanık ... ile birlikte aynı araçla olay yerinden kaçtıkları, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu vefat ettiği,
sanıkların irade birliği içinde maktul üzerinde ortak hakimiyet kurarak eylemlerini gerçekleştirdikleri kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
b) Sanıkların savunmaları, tanıkların beyanları ve diğer beyanlar dava dosyasında mevcuttur.
c) Olay tutanağı, CD izleme ve fotoğraftan teşhis tutanağı, uzmanlık raporları, otopsi raporu, HTS kayıtları, görüntü kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan teknik rapor, sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
d) Sanık müdafiinin sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, teşhislerin usulsûz ve yetersiz olduğuna, görüntülerin teşhise imkan veren netlikte olmadığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
e) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2012 tarihli ve 2012/48 Esas, 2012/496 Karar sayılı ilamı ile kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 10 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek tedbirine çevrildiği, aynı Kanun'un 58 ... maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre sadece hapis veya adlî para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve aynı Kanun'un 50 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da "uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun" belirtildiği, bu itibarla söz konusu seçenek yaptırımdan ibaret mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydında bulunan Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2012/969 Esas, 2013/572 Karar sayılı ilâmı ile ruhsatsız silah taşımak suçundan 6.000 TL adlî para cezasına dair mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2020/2967 Esas, 2021/4636 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe başlığı altında (2-e) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin tekerrüre ilişkin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/447 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükümden "İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/48 E, 2012/496 Karar sayılı ilamı ile 6136 Sayılı yasanın 13/1 maddesi gereğince 10 ay hapis cezasına mahkum olduğu" ibarelerinin çıkartılması yerine "Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2012/969 Esas, 2013/572 Karar sayılı ilâmı ile ruhsatsız silah taşımak suçundan 6.000 TL adlî para cezasına mahkum olduğu" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!