1. Ceza Dairesi 2023/3184 E. , 2024/2302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3297 E., 2023/244 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Suç tarihi 18.02.2022 olmasına rağmen gerekçeli kararda 19.02.2022 olan suç tarihinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
Sanık müdafiinin 17.02.2023 tarihinde kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 30.01.2024 tarihli dilekçe ile sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekili yönünden temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/3297 Esas, 2023/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin yasal koşullarının oluşmadığına, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'nin maktul ...'nin eşinin kardeşi olduğu, sanık ile maktulün eşine dedelerinden miras olarak arsa kaldığı, bu tarlayı olay tarihinden üç yıl öncesine kadar on yıl boyunca sanığın ekip biçtiği; ancak son iki senedir bu tarlayı maktul ve ailesinin ekip biçmeye başladığı, maktulün ailesinin tarlayı ekmeye başlamasından iki sene sonra sanık ile maktul arasında tarlanın ekilmesi meselesinden anlaşmazlık çıktığı, olaydan iki üç gün önce sanık ile maktulün telefonda tartıştıkları ve anlaşamadıkları, olay günü maktulün sanığın ağılına yaklaşık bir km uzaklıktaki yerden geçerken sanığın maktulü gördüğü ve o esnada yanında bulunan av silahı ile maktulü hedef alarak öldürme kastı ile göğüs bölgesine doğru ateş ettiği, bu atışın düzenlenen uzmanlık raporuna göre "uzak atış" olduğu, maktulün ölümünün "ateşli silah saçma taneleri yaralanmasına bağlı kot ve omur kırıkları ile birlikte gelişen iç organ hasarı, iç kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu" gerçekleştiği kabul edilen olayda, sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, maktul hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.03.2022 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı, HTS kayıtları ile telefon baz istasyon verileri analizini içeren bilirkişi raporu, uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de; sanık ve maktulün olaydan iki üç gün önce telefonda tartıştıkları, sanığın ve tanıklar ... ve ...'in beyanlarına göre maktulün telefonda küfür ettiği, maktulün sanıkla yapmış olduğu telefon görüşmesindeki bu hakaretin sanık lehine haksız tahrik kabul edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılarak cezanın 18 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle ve sanığın duruşmadaki tutumu gözetilerek lehine takdiri indirim sayılması gerektiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın 15 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımının doğru bir biçimde belirlendiği, dava dosyasının tekemmül ettirilerek karar verildiği, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi şeklindeki unsurların somut olayda kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden
5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık müdafinin temyiz isteminin oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/3297 Esas, 2023/244 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!