WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/3151 E.  ,  2023/5252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/255 E., 2022/2348 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İddianameyle sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davası bakımından Mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; hükmolunan ceza miktarı ve türü gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden kararın suç vasfı yönünden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2013/463 Esas, 2019/531 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında
1. Katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2020/255 Esas, 2022/2348 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... ve ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden kurulan hükümlerle, sanık ... hakkında
1. Katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... ve ... vekilinin temyiz istemi, suç vasfına,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ... ve babası temyiz dışı katılan ... ile komşuları temyiz dışı sanık ... ile çocuklarının kavgası nedeniyle kollukta ifadelerinin alınması üzerine serbest bırakıldıkları, ...'nin birlikte yaşadığı sanık ve onun arkadaşı temyiz dışı sanık ... ile evine döndüğü sırada katılanlar ..., ... ve temyiz dışı katılanlar ... ile ...'in ile karşılaştıkları, tarafların Kaya soyisimlilerin ikametleri önünden konuşmaya başladıktan sonra binanın arka tarafında doğru geçtikten sonra ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemeyecek şekilde tartışmaya başladıktan sonra karşılıklı kavga etmeye başladıkları ve birbirlerini yaraladıkları anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün,
a. 25.06.2021 tarihli raporuna göre, katılan ...'in beden ve ruh bakımından kendini savunamayacağı,
b. 24.10.2013 tarihli raporuna göre, katılan ...'in,
i. Burun sol tarafındaki yaralanmasının, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ve yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,
ii. Göbeğinin sol üst tarafında 2 cm çapında batın nafiz, dalak rüptürü + mide + jejenum perforasyonuna neden olan yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, dalak çıkartılmasının duyularından veya organlarından birinin yitirilmesine neden olduğu,
c. 24.10.2023 tarihli raporuna göre, katılan ...'ın,
i. Batın sol alt kadrandaki batın nafiz yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu,
ii. Sağ kol humerus medialde 10 cm uzunluğunda deri- deri altı dokusunu içeren yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu,
iii. Sağ kol alt dış kısımda 2 cm uzunluğundaki kesici delici alet yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
4. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 05.02.2013 tarihli raporuna göre, sanık ...'un kafa frontal bölgede 2 adet 5 cm cilt cilt altı kesiler, sağ femoralde 1,5 - 2 cm'lik kesi, sol tibial bölgede 1,5 x 1 cm'lik cilt kesisi, sağ ön kolda 4 cm'lik cilt kesisi mevcut olduğu, yaralanmasının, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
5. Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun, 27.05.2016 tarihli raporuna göre, sanık ...'un tibia ve fibula kırıkları tespit edildiği, yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kırık derecesinin hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede olduğu tespit edilmiştir.
6. Taraf ve tanık beyanları, adlî raporlar, olay tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle eksik ceza tayin edildiği tespit edilerek, Hukuki Süreç başlığının B başlığındaki gibi hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığının "3-a" başlığındaki rapora göre katılan ...'in beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak durumunda olduğunun tespiti karşısında, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçunda 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ile de uygulama yapılması gerekmiş ise de, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üst hadden uygulama yapılmış olması karşısında, anılan hukuka aykırılık ile ilgili bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Katılan ... ve ... Vekilinin Temyiz Nedeni
Sanık ... ile katılanlar ... ve ... arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, mağdurlarda hayati tehlikeye neden olacak bıçak yarasının birer tane olması hususları, ani gelişen tartışma ile başlayan olayda engel halin varlığına ilişkin bir delil bulunmaması karşısında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğundan, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedeni
Hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında, somut olayda, tarafların birbirine yumruk atması şeklinde karşılıklı kavga hali bulunduğu, bu nedenle her iki tarafında savunma konumunda olmaması karşısında meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığından, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin olduğundan, katılan ... ve ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2020/255 Esas, 2022/2348 Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.