1. Ceza Dairesi 2023/305 E. , 2024/2623 K.
"İçtihat Metni"
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2017/378 Esas, 2020/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2020/1043 Esas, 2021/3024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesine, sanık lehine hükümlerin uygulanmasına ve sanığın cezasına takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde katılanın, sanığa ait dolmuşta şoför olarak çalıştığı, yeni işe girecek olan ve alıştırma devresinde olan Yusuf A. ile birlikte geceleyin saat 22.00 sıralarında, direksiyonda Yusuf A.'nın olduğu sırada, maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, olay yerinde çıkan münakaşa ve arbedede, katılanın önemli bir darba maruz kalmadığı, trafik kazası tutanağı düzenleme işlemleri sırasında, katılanın olayı sanığa haber verilmesi ve sanığın da aracı çağırması üzerine Yusuf A.'yı kaza mahallinde bırakan katılanın, sanığın bulunduğu benzin istasyonuna intikal ettiği, burada sanık ve temyiz dışı sanıklar tarafından sopa darp edilerek yaşamsal tehlike ve kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı iddiası ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kamu davası açıldığı ancak; yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 14.07.2016 tarihli ve Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 28.07.2016 tarihli adli muayene raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın, sanığın işletmeciliğini yaptığı dolmuşta şoför olarak çalıştığı, katılanın 13.07.2016 tarihinde saat 23.00 sıralarında vazifesinin bitmesi üzerine kullandığı dolmuşu petrol istasyonuna bıraktığı, ertesi gün işe başlamak üzere alması gerekirken bıraktıktan 1-2 saat sonra tekrar gelip dolmuşu alarak arkadaşları ile birlikte alkol almaya gittikleri, dönüşte tanık Hakan B.'ye ait taksiye çarparak maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza tutanağı düzenlenmeden kaza mahallinden ayrıldığı ve bu durumu sanığa telefonla bildirdiği, sanığın çağırması üzerine benzin istasyonuna gittiği, burada sanığın, katılandan dolmuşa binmesini istediği, katılan dolmuşa binince de elinde bulunan sopa ile katılanı yaraladığı, katılanın beyanı, doktor raporu ve dosya kapsamı itibariyle sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanı ile uyumlu adli muayene raporu ve tanık Yusuf A.'nın soruşturma aşamasında alınan beyanıyla saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, adli sicil kaydında kasıtlı suçtan sabıkası bulunan sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı, sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 4 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2020/1043 Esas, 2021/3024 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!