WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/3017 E.  ,  2024/4589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/412 E., 2022/1397 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2015/355 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin 1. fıkrası, 35. maddesinin 2. fıkrası, 62. maddesinin 1. Fıkrası, 53. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2021/412 Esas, 2022/1397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca teşebbüsün derecesi nedeniyle eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi özetle; suçun kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suçun vasfına, haksız tahrike ve meşru savunmaya ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanık ve mağdurun aynı fırında çalıştıkları, olay günü iş ile alakalı bir konu nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, mağdur ve sanığın ilk önce birbirlerini darp ettikleri ancak çevredekilerin müdahalesi ile ayrıldıkları, daha sonra soyunma odasına giden sanığın bıçak alarak geri geldiği ve mağdurla arasında tekrar kavga çıktığı, kavga sırasında sanığın mağduru küçük derecede pnömotoraksa neden olacak şekilde göğsünden ve karnından bıçakladığı, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Suç Vasfı Yönünden;
Gerekçeli kararda yazıldığı üzere mağdurun 01.07.1998 doğumlu olduğu, suç tarihi itibariyle mağdurun 18 yaşından küçük olduğu, bu halde sanığın üzerine atılı suçun çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, hatalı vasıflandırmayla yazılı şekilde 81. maddenin 1. fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Haksız Tahrik Yönünden;
Küçükçekmece Devlet Hastanesinin 10.01.2015 tarihli Genel Adli Muayene Formuna göre sanığın kafatası frontal, sağ zigomatik ve sol dudak altı bölgelerinde yaralanma meydana geldiği, olay tanıkları Murat ve Kenan'nın kolluk ifadelerine göre de sanık ve mağdurun işten kaynaklı tartışıp kavga ettikleri ve birbirlerini darp ettikleri anlaşılmakla ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi karşısında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken olayın başlangıcı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Zorunlu vekillik yönünden;
Gerekçeli kararda belirtildiği üzere mağdurun 01.07.1998 doğumlu olduğu, bu nedenle yaşı küçük mağdura zorunlu vekil ataması yapılmadan yargılamaya devam edilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un

234. maddesinin 2. fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

D.Teşebbüsün Derecesi Yönünden;
Dosya içeriğine göre; sanığın, Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.07.2015 tarihli raporuna göre yaşamını tehlikeye sokacak, bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve sol akciğerde hafif şekilde pnömotoraksa neden olacak şekilde katılanı yaraladığı anlaşıldığından teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza belirlenirken tehlike ve zararın ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle makul bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde 9 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (A), (B), (C) ve (D) ile gösterilen başlıklarda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2021/412 Esas, 2022/1397 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin 2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin 5. fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2024 tarihinde karar verildi.