WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/2841 E.  ,  2024/4271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/173 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kasten öldürme, gasp, hakaret, tehdit ve basit yaralama suçlarından Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/727 değişik iş sayılı içtima kararı ile verilen 6 ay süre ile geceli gündüzlü hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezası ve 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükümlü ... hakkında, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 21.06.2021 tarihli ve 2019/1966-1968-1969-1970-2260 sayılı müddetnameye, müebbet hapis cezasına dair mahkûmiyeti bakımından koşullu salıverilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 16 yıl 2 gün yerine, 28 yıl üzerinden hesaplandığından bahisle hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine dair Ermenek İnfaz Hâkimliğinin 02.08.2021 tarihli ve 2021/285 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri ayrı ayrı değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına ilişkin Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2021 tarihli ve 2021/127 değişik iş sayılı kararını müteakip, 647 sayılı Kanun ile

5275 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesine ve gereği için dosyanın Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Ermenek İnfaz Hâkimliğinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/299 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararını takiben Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığının, söz konusu kararın infazında oluşan tereddütün giderilmesine ilişkin talebi üzerine, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.06.2021 tarihli müddetnamenin iptaline, müebbet hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet bakımından koşullu salıverilme süresinin 5275 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesi uyarınca 24 yıl olarak hesaplanmasına dair Ermenek İnfaz Hâkimliğinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/399 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararına karşı Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/173 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2023 tarihli ve 94660652-105-40-16381-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve 2023/23041 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve 2023/23041 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli ve 2006/224 esas, 2006/582 sayılı kararı ile, -Kasten öldürme suçundan (5237 sayılı Kanun'un 82/1-h maddesi) müebbet hapis,
-Nitelikli yağma suçundan (5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-h maddeleri) 8 yıl 4 ay hapis,
Anılan cezaların, 6 ay süreyle geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezası olarak içtima edildiği (765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73 üncü maddesi gereğince) Hükümlünün 01/06/2005 tarihinden sonra işlemiş olduğu
Nevşehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/12/2011 tarihli ve 2011/291 esas, 2011/203 sayılı kararı ile,
-Hakaret suçundan (125-3-a-son, 125/4 ve 58 inci maddeleri) 1 yıl 2 ay hapis,
-Tehdit suçundan (106/1 inci maddesi) 6 ay hapis,
Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2016 tarihli ve 2015/501 esas, 2016/292 sayılı kararı ile,
-Kasten yaralama suçundan (86/2-3-a ve 58 inci maddesi) 5 ay hapis,
Anılan cezaların, 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak içtima edildiği (5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi gereğince)
İnfaz dosyası incelendiğinde;
Hükümlü hakkında verilen yukarıda anılan hapis cezaları, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2017/727 değişik iş sayılı kararı ile 765 sayılı Kanun'un 73 ve 5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddeleri gereğince 6 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis ve 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği,

Hükümlü hakkında, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 21/06/2021 tarihli ve 2019/1966-1968-1969-1970-2260 sayılı müddetnamede,
-6 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün, 28 yılını (iki defa firar ettiğinden bahisle 647 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince),
-1 yıl 13 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün, 2/3'ünü (5275 sayılı Kanun'un 108/1 inci maddesi uyarınca),
Ceza infaz kurumunda geçirmesi gerektiğinin belirtildiği,

Ermenek İnfaz Hâkimliğinin 25/10/2021 tarihli ve 2021/399 Esas, 2021/408 sayılı kararı ile, 6 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bakımından hükümlünün koşullu salıverilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 5275 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesi uyarınca 24 yıl olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/06/2021 tarihli müddetnamenin iptaline karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcılığınca yapılan itirazın ise Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 09/11/2021 tarihli ve 2021/173 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği,
İlgili mevzuat incelendiğinde;
Bahse konu suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanun'unda içtima hükümlerinin 68 ila 77 nci maddeleri arasında düzenlendiği ve anılan Kanunun 73 üncü maddesinde yer alan; “1) Cezalardan biri ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve diğeri şahsî hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nev'i ve miktarına göre yirmi günden az ve altı seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.
2) Cezalardan biri müebbet ağır hapis ve diğeri şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nevi ve miktarına göre on günden az ve üç seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.”
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19/2 nci maddesinde yer alan, "Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3'ünü çekmiş olmaları şarttır. Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, iki defa firara teşebbüs suçundan veya iki defa cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 3/4'ünü çekmiş olmaları şarttır."
5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde yer alan, "(1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir."
Aynı Kanun'un 107 nci maddesinde yer alan, "(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,

c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz, yıldır."
Anılan Kanun'un 108/1 inci maddesinde yer alan, " "...d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir."Şeklinde düzenlemelerin yer aldığı,
Somut olay değerlendirildiğinde;
Hükümlünün Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli ve 2006/224 Esas, 2006/582 sayılı kararı ile verilen müebbet hapis ve 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin suçların 1999 yılında işlenmiş oldukları, kararın 29/05/2008 tarihinde kesinleşerek infazına başlandığı, bu cezaların infazı sırasında hükümlünün 27/02/2015 ve 07/12/2017 tarihlerinde iki defa firar ettiği,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/2 nci maddesinde yer alan; "Cezalardan biri müebbet ağır hapis ve diğeri şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nevi ve miktarına göre on günden az ve üç seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.” şeklindeki düzenleme uyarınca müebbet hapis ve 8 yıl 4 ay hapis cezasının 6 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezası olarak içtima edildiği, bu içtima sonucu hükümlünün mahkum olduğu 8 yıl 4 ay hapis cezasının, mahkûm olduğu müebbet hapis cezası içerisinde erimiş olduğu,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Kanun'un 19/2 nci maddesinde yer alan; "Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, ...müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, ...çekmiş olmaları şarttır." şeklindeki düzenleme uyarınca, iki defa firar eden hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için 28 yılını ceza infaz kurumunda geçirmesi gerektiği,
Sonuç olarak; hükümlünün Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli ve 2006/224 esas, 2006/582 sayılı kararı ile verilen 6 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün 28 yılını ceza infaz kurumunda geçirmesi hâlinde koşullu salıverilmeden yararlanabileceği,
Ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 7242 sayılı kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde yer alan, (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir." şeklindeki düzenleme uyarınca, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli ve 2006/224 esas, 2006/582 sayılı kararı ile verilen müebbet hapis ve 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin kesinleşen ilâmların varlıklarını ayrı ayrı koruması gerektiği, birbiri içinde erimeyeceği, müebbet hapis ve 8 yıl 4 ay hapis cezasının infaz edilmesi gerektiği,

5275 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına mahkûm olanların 24 yılını; süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda geçirdiği takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilecekleri ve aynı Kanun'un 107/3-d maddesi uyarınca, bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde hükümlünün koşullu salıverilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en fazla otuz yıl olacağı göz önüne alındığında,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02/04/2021 tarihli ve 2019/3614 Esas, 2021/5910 karar sayılı ilamında yer alan, “…koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu..” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Hükümlünün Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli ve 2006/224 Esas, 2006/582 sayılı kararı ile verilen müebbet hapis ve 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun ve 647 sayılı Kanun hükümlerinin bir bütün olarak uygulanması hâlinde 28 yılını ceza infaz kurumunda geçirmesi hâlinde koşullu salıverilmeden yararlanabileceği, (2 kez ceza infaz kurumundan firar etmesinden dolayı)
01/06/2005 tarihinden sonra işlemiş olduğu 1 yıl 13 ay içtimalı hapis cezasının ise 5275 sayılı Kanun gereğince infaz edilmesi gerektiği,
Bu itibarla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı ve 765 sayılı Kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılması sonucu koşullu salıverilme süresinin 24 yıl olarak belirlenmesine ilişkin infaz Hâkimliği kararının hukuka aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19 uncu maddesinin (2) nci fıkrası;
Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3'ünü çekmiş olmaları

şarttır. Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, iki defa firara teşebbüs suçundan veya iki defa cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 3/4'ünü çekmiş olmaları şarttır."

3. 5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi;
(1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir."

4. 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi;
(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz, yıldır.
Şeklinde düzenlenmiştir.

5. Ankara 2. İnfaz Hakimliğinin 04.06.2021 tarihli ve 2021/6021 Dosya, 2021/6596 sayılı içtima kararı ile hükümlünün 01.06.2005 tarihinden önce işlemiş olduğu nitelikli öldürme suçundan almış olduğu, müebbet hapis cezası ile nitelikli yağma suçundan almış olduğu 8 yıl 4 ay hapis cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73 üncü maddesi gereğince 6 ay süreyle geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezası, 01.06.2005 tarihinden sonra işlemiş olduğu hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından almış olduğu hapis cezalarının 5275 sayılı Kanunu'nun 99 uncu maddesi gereğince 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verilmiştir.

6. Hükümlünün cezasının infazı sırasında, 27.02.2015 tarihinde ve 07.12.2017 tarihinde Açık ceza infaz kurumundan firar ettiği anlaşılmakla, 647 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan " Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, ....... müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 3/4'ünü çekmiş olmaları şarttır." şeklindeki düzenleme gereğince 6 ay süreyle geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezasından dolayı şartla tahliye hükümlerinden yararlanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin 28 yıl olduğu anlaşılmaktadır.

7. Hükümlünün içtimaya dahil olan nitelikli öldürme ve nitelikli yağma suçundan almış olduğu infaza konu cezaları bakımından 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre hukuki durumu değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...... müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." şeklindeki düzenleme gereğince şartla tahliye hükümlerinden yararlanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin, nitelikli öldürme suçundan almış olduğu müebbet hapis cezası bakımından 24 yıl, nitelikli yağma suçundan almış olduğu 8 yıl 4 ay hapis cezası bakımından 1/2 oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 4 yıl 2 ay olduğu ve bu iki suç nedeniyle şartla tahliye hükümlerinden yararlanabilmesi için iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken toplam sürenin 28 yıl 2 ay olduğu anlaşılmakla, Ermenek Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 21.06.2021 tarihli müddetnamede hükümlünün nitelikli öldürme ve nitelikli yağma suçlarından almış olduğu cezaları bakımından şartla tahliye hükümlerinden yararlanabilmesi için ceza infaz kurumda geçirmesi gereken sürenin 647 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince 28 yıl olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına rağmen, hükümlünün şikayetinin reddi yerine kabulüne dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine ilişkin itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/173 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2024 tarihinde karar verildi.