1. Ceza Dairesi 2023/2744 E. , 2024/5316 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/56 E., 2015/211 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Red - Kısmi Onama - Kısmi Bozma
Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama, sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde
yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1,3-e, 87/1-c-son, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1,3-e, 87/1-c-son, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2,3-e, 35/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
5. Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine aykırı davranıldığından bahisle kararın bozulmasına ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, üzerine atılı suçu işlemediğine ve beraat kararı verilmesine ilişkindir.
3. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, üzerine atılı suçu işlemediğine ve beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede;
1. Sanıkların eylemine uyan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1,3-e ve 87/1-c-son maddeleri uyarınca cezalarının 5 yıldan az olamayacağı anlaşıldığından, savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
3. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Katılan sanık ... ile sanık ...'ın Hanak ilçesinde bulunan A...isimli gazinonun işletenleri oldukları, olay günü katılan sanık ...'ın kendisine ait taksisi ile taksinin içinde tanıklar ...... ve ... olduğu halde gazinoya müşteri getirdiği, bu esnada katılan sanık ... ile sanık ... ve katılan sanık ... arasında gazinoya müşteri getirme mevzusu nedeniyle tartışma yaşandığı, yaşanan sözlü tartışmanın akabinde tanıklar ... ve ...'in katılan sanık ...'ın beyanlarını destekler nitelikteki beyanlarından sabit olduğu üzere katılan sanık ...'ın elinde bulunan demir sopa ile sanık ...'ın ise ele geçirilemeyen tabanca ile vurmak suretiyle katılan sanık ...'ı dosya arasında mevcut bulunan raporlardan sabit olduğu üzere basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladıkları, yine olayın devamında aynı tanıkların beyanlarından sabit olduğu üzere sanık ...'ın yaralamada kullandığı tabancayı katılan sanık ...'a doğrultmak suretiyle; "Seni öldürürüm!" diyerek tehditte bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, suç vasfının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık ...'ın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama, sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren
31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan sanık ... ve katılan sanık ...'ın temyiz istemlerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A-1-2-3) bendinde açıklanan nedenlerle Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!