1. Ceza Dairesi 2023/2622 E. , 2023/2821 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, (a) bendi, son cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/6932 Esas, 2019/15498 Karar sayılı kararı ile "katılanın yaralanmasına ilişkin alınan raporların yetersiz olması nedeniyle Adlî Tıp Kurumundan yeninden rapor alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi birinci fıkrası son cümlesi ile uygulama yapılırken sanığa ek savunma hakkı tanınmayarak savunma hakkının kısıtlanması, kanun maddelerinin hatalı olarak gösterilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/369 Esas, 2020/497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, son cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, haksız tahrik şartları oluşmadığına, vesaire ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanın yaralanmasına ilişkin alınan raporların çelişkili ve yetersiz olduğundan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında husumet bulunduğu, olay tarihinde taraflar arasında su kanalı meselesi yüzünden tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın inşaat küreği ile katılanın kafasına vurarak yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılan her aşamada değişmeyen beyanlarında sanığın kafasına kürekle vurarak yaraladığını beyan etmiştir.
4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Bozma üzerine katılan hakkında tanzim olunan Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.10.2020 tarihli raporunda kafa saçlı deride raddi yara (künt ezici yara) şeklinde olduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte olmadığı bildirilmiştir.
6. Mahkemece Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/6932 Esas, 2019/15498 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanın yaralanmasına ilişkin alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın ikrara yönelik savunması, katılanın sanığın kendisine vurduğuna ilişkin beyanı ve tanık beyanları dikkate alındığında katılandan sanığa yönelen haksız bir saldırı bulunmadığından meşru savunma koşulları oluşmadığı, kim tarafından başlatıldığı belirli olmayan her iki tarafın da birbirini suçladığı sebeblerle taraflar arasında başlayan kavgada, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemler nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "vekalet ücreti takdiri " dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/369 Esas, 2020/497 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin "vekalet ücreti takdirine" yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!