WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/2389 E.  ,  2024/3355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/37 E., 2022/848 K.
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Silahla tehdit suçu yönünden; sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi kapsamında hüküm niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.

Neticesi sebebiyle ağırlamış yaralama suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. ve 286/2-(b) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/932 Esas, 2020/1205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 53/1 ve 58/6-7 maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(a), (e), 87/3, 53/1 ve 58/6-7 maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi özetle; üst sınırdan ceza belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanma gerekçesinin somutlaştırılmadığına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanığın temyiz istemi özetle; mağdura fiziksel saldırıda bulunmadığına, olay sırasında silah kullanmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
Suç tarihinde katılan ... ile sanığın nüfus kayıtlarına göre evli oldukları ancak boşanma davalarının devam ettiği, olay günü sanığın İstanbul ilinden katılanın yaşadığı Ankara iline geldiği, katılanın köpeğini gezdirmeye çıktığını görmesi üzerine arkasında gelip beline bıçak dayamak suretiyle tehdit ederek zorla olay yerine geldiği otomobile bindirmek istediği, katılanın direnmesi nedeniyle otomobile bindiremeyen sanığın, katılanın yüz bölgesine yumruk atmak suretiyle yere düşürdüğü, yerde tekme atmaya devam ettiği, çevredekilerin müdahalesi üzerine geldiği araçla kaçtığı, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 11.09.2018 tarihli rapora göre katılanın nazal kemikte kırığa neden olacak şekilde yaraladığı ve kırığın hayat fonksiyonlarının hafif(1) derece etkilediği olayda;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın olay tarihinde nüfus kaydına göre eşi olan katılana karşı eylemi sırasında bıçak kullandığının ve fiziksel saldırıda bulunduğunun katılanın aşamalarda alınan beyanları, tanık anlatımları, adli muayene raporu ve görüntü izleme tutanağı içerikleri ile tespit edildiği, birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında temel cezanın hakkaniyet uygun ve orantılı şekilde alt sınırdan

uzaklaşılarak dosya kapsamına uygun şekilde belirlendiği, sanığın cezasında takdiri indirim yapılmadığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmolunmadığı anlaşılmakla, bu husus hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Verilen Karar Yönünden
Sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi kapsamında hüküm niteliğinde olmadığından, dosyanın Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Katılan ...'ya Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/848 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; "Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi gereğince 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.