WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/209 E.  ,  2024/2628 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2019 tarihli ve 2016/457 Esas, 2019/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci
maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2020/610 Esas, 2022/1992 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gereği 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; meşru savunma koşullarının oluştuğuna, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığına, haksız tahrik indirimin üst sınırdan yapılması ve sanığın cezasında takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın aynı mahalleden olmaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, sanığın uyuşturucu satıcısı olduğunun mahalle sakinlerince bilindiği, suç tarihinde katılanın, evi önünde sanığın uyuşturucu sattığını görmesi üzerine sanığı uyarmak için yanına giderek "Kardeşim burada bizim çoluğumuz çocuğumuz ailemiz var, geçemiyorlar, burada bu pisliği satmayın" şeklinde söylemesi üzerine sanığın kemerinin arka kısmından tornavida çıkarttığı, alkollü olan katılanın yanında tanık olarak dinlenen Kemal de olduğu halde sanıkla birbirlerine girdikleri, bu sırada ayağı tahtaya takılan katılanın sanıkla birlikte yere düştüğü, düşme sırasında aralarında itiş kakış olduğu, sanığın elindeki tornavidayı sallamakta iken tanık Kemal'in müdahale ettiği, tornavidanın katılanın sol bacağının yanından geçtiği, sanığın kalkıp kaçtığı, bu arada katılanın yakınında bulunan babasının evine gittiği, ancak kimse olmayınca tekrar döndüğü, bu sırada olayın meydana geldiği yere gelen sanığın Murat 124 marka beyaz renkli araç içerisinden şoför mahallinin kapısını açarak av tüfeği ile katılan doğru ateş ettiği, açılan ateş sonucu katılanın sol gözünden almış olduğu isabet sonucu gözünün işlevini sürekli yitirmesine neden olacak şekilde yaralandığı, Mahkeme suç vasfının neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.11.2016 tarihli ve 06.02.2019 tarihli, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 23.05.2022 tarihli adli muayene raporları, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin düzenlenen Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen 06.02.2019 tarihli ve 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 13.09.2019 tarihli raporlar, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmalı inceleme neticesine İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık tarafından suçta kullanılan silahın elverişliliği, tüfekle etkili mesafeden atış yapılmış olması, katılanın hayati vücut bölgesinin hedef alınması, katılanın yaşamsal tehlike geçirecek ve organlarından birinde işlev yitirilmesi meydana gelecek şekilde yaralanması, suçun işleniş şekli, katılanın aldığı isabet nedeniyle yere düştüğünü gören sanığın neticeyi elde ettiği düşüncesiyle eylemine devam etmediği dikkate alındığında, sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli av tüfeği ile etkili mesafeden ateş etmesi sonucu katılanı baş, göğüs ve batın bölgesinden yaşamsal tehlike geçirecek ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamaları uyarınca asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Kazanılmış Hak Yönünden
Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tayin olunan 10 yıl 6 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek "9 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" karar verilmesi gerekirken "9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2020/610 Esas, 2022/1992 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasının (5) numaralı paragrafındaki "...ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılıp yerine "...üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.