1. Ceza Dairesi 2023/1740 E. , 2024/3589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2122 E., 2022/2068 K.
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Gerekçeli kararın sanık ... müdafiine tebliğ edildiği, sanığa tebliğ edilmediği ve müdafiin kanuni süre içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı, sanığın öğrenme üzerine 19.11.2022 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas 2022/119 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 13. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34/2 maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 11/son maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 35/2 maddesindeki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Sanığın, müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması, sanığa 7201 sayılı Kanun'un 11/son maddesinin uyarınca gerekçeli kararın tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmiştir.
Sanık ...'ın hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana karşı, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe temyiz istemi bulunduğundan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 Tarihli ve 2021/35 Esas, 2022/20 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanık ... hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine,
2. Sanık ... hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-(d), 29/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 Tarihli ve 2022/2122 Esas, 2022/2068 Karar Sayılı Kararıyla
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı(aleyhe) ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanıklar ... ve ...’ın eylemlerine ilişkin suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, sanık ...’in cezasında haksız tahrik indirimi yapılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mağdurun kızı Hatice'nin, sanık ...'in oğlu, sanık ...'nin kardeşi Mehmet Sinan ile gayri resmi birlikte oldukları, Mehmet Sinan'ın resmi nikah yapmaması nedeniyle Hatice ile arasının kötü olduğu,
olay günü araya girenlerin barıştırması sonucu Hatice'nin evine döndüğü, evlerinde bulundukları sırada Mehmet Sinan ile Hatice arasında çıkan tartışmada Mehmet Sinan'ın Hatice'yi tehdit etmesi üzerine, Hatice'nin evlerinin karşısında bulunan babası mağdurun evine gittiği, duruma sinirlenen mağdurun eline sopa alıp Mehmet Sinan'ın evine yönelmesi üzerine sanık ...'in karşısına çıktığı ve elinde bulunan bıçakla önce sırtından toraks boşluğuna nafiz, hemopnömotoraksa neden olup yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı, ardından mağduru sol göğüs üzerinden bir ve sol bacak bölgesinden üç tane olmak üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, mağdurun yaralanmanın etkisi ile yerde oturduğu sırada olay yerine gelen sanık ...'nin mağdurun suratına tekme atmak suretiyle mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda,
1. Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik suç vasfına ilişkin temyizi ile sınırlı yapılan incelemede,
Sanık ...'nin, Ahmet'in bıçaklama eyleminin sona ermesinin ardından olay yerine geldiğinin anlaşılması ve bu haliyle sanık ...'le eş zamanlı olarak hareket etmediği gözetildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerinden söz edilemeyeceğinden sanık ...'ın kastının yaralamaya yönelik olduğu yönündeki tespitte isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik suç vasfına ilişkin temyizi ile sınırlı yapılan incelemede,
Mağdurun kızının eşi tarafından tehdit edilip baba evine gelmesi üzerine sanığın elinde sopa olduğu halde dışarı çıktığı ve yolun başında gördüğü, kızına karşı herhangi bir eylemi bulunmayan dünürü sanık ...'in üzerine doğru sopa ile gittiği, mağdurun elinde bulunan sopa ile üzerine doğru geldiğini gören sanığın mağduru sırtından bıçakladığı, mağdurun yere düştüğü, bu aşamada eylemini sonlandırmayan sanığın mağdur yerdeyken mağdurun üzerine kapaklanarak sol göğüs altından, bacağından ve yüzünden mağduru yaraladığı, Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 02.07.2021 tarihli rapora göre mağdurun sırtında ve göğsünde meydana gelen yaralanmaların her birinin ayrı ayrı veya birlikte toraks boşluğuna nafiz ve hemopnömotoraksa neden olup yaşamsal tehlike geçirmesine neden olduğu olayda, mağdurda meydana gelen yaralanmaların niteliği, olayda kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, darbe sayısı ve şiddeti, hayati bölgelerin hedef alınması hususları bir bütün değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1 maddeleri uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ...'ın Mağdura Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin
düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Mağdura Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2122 Esas, 2022/2068 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelen temyiz sebebiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Mağdura Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2122 Esas, 2022/2068 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!