WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/1487 E.  ,  2024/2005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1272 E., 2021/1247 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/6109 Esas, 2022/10217 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2023 tarihli ve 2022/32889 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın ani gelişen bir kararla kendi evinin terasına çıkarak tabanca ile rastgele ateş ettiği, bu sırada tarafları yatıştırmaya çalışan maktul ... ve yanında bulunan mağdurlar ... ve ...'nin bacaklarına doğru hedef alarak tabanca ile birden çok kez ateş etmek suretiyle maktul ... ve mağdur ...'yi bacaklarından yaraladığı, bilahare maktulün bu yaralanma sonucunda öldüğü, sanık ile maktul arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmaması, hedef alınan vücut bölgesi, atış sayısı, yaralanmanın niteliği ve olayın oluş şekli nazara alındığında, sanığın öldürme kastının şüpheli kaldığı, öldürme kastını ortaya koyan başkaca herhangi bir delil elde edilemediği, şüpheden sanığın yararlanacağı kuralı gereğince yaralama kastıyla hareket ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ancak yaralama olarak vasıflandırılan eylem sonucu maktulün öldüğü anlaşıldığından, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre; Sanık ...'nin akrabası olan temyiz dışı sanık ...'ın maktulün yakını ...'in evine tüfekle ateş etmesi sonrasında karşı tarafın ...'a saldırdığını öğrenmesi üzerine sanık ...'nin iki katlı evinin çatısından tabanca ile maktul ... temyiz dışı mağdurlar ..., ..., ... ve ...'nın bulunduğu yöne doğru ateş ettiği, sanık ...'nin ateşlediği tabancadan çıkan bir adet merminin maktul ...'in, sağ bacağına isabet etmesi neticesinde, sağ uyluk orta kısmındaki ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı eksremite kemik kırığı ile birlikte büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu öldüğü, mağdur ...'nin sağ diz alt kısmından basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, ..., ... ve ...'nin ise yara almadıkları anlaşılan olayda, sanık ile maktul arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumetin mevcut olmaması, olayın ani gelişmesi, maktulün vurulduğu yer ile ateş edilen çatı arasındaki mesafenin yaklaşık 50 mt. olarak ölçülmesi, maktul ve mağdurların ayak bölgeleri hedef gözetilerek ateş edilmesi, yaralanmanın niteliği ve olayın oluş şekli nazara alındığında, sanığın öldürme kastını açığa çıkaran kesin bir delilin bulunmaması karşısında, sanığın eyleme bağlı kastının yaralamaya yönelik olduğu ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca temel cezanın üst sınıra yakın şekilde tayini suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/6109 Esas, 2022/10217 Karar sayılı onama kararının, KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/1272 Esas, 2021/1247 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y

Sanık ...'nin maktul ...'e yönelik eyleminin dosya kapsamındaki teknik delillere göre olası kastla işlediğini düşündüğümden Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.
Şöyle ki;
Sanık ... olay günü akrabalarından ...'ın karşı tarafın evine ateş etmesi ve karşı tarafında ...'a saldırması üzerine kendisine ait iki katlı binanın çatısına çıkarak diğer akrabaları ile birlikte ...'ın yanında yer alıp karşı tarafa ateş etmişlerdir. Sanık ...'nin evinin çatısında 7 adet 7.65 mm çapında boş kovan bulunmuş, sanıkta önce inkar etmiş sonradan da havaya ateş ettim demiştir.
Maktul ...'in sağ diz yandan vücuda giren mermi çekirdeği sağ uyluk 1/3 arkadan çıkarken femur kemiğini kırmış, atar damarı keserek vücudu terk etmiş, maktul büyük damar yarasından oluşan kan kaybından ölmüştür.
Olay yeri inceleme krokisi, fotoğraflar, otopsi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın evinin ikinci katı çatısında yerde yürüyen maktule doğru yani yüksek kattan aşağıya doğru sıktığı ancak maktulün vücuduna girip ölüme neden olan tek mermi çekirdeğinin ise vücutta diz kapağı yandan girip sağ uyluk 1/3 alttan çıktığı bu arada femur kemiğini kırdığı anlaşılmış olup mermi çekirdeğinin önce yere çarpması sonucu vücutta aşağıdan yukarıda doğru yol katettiği sabittir.
Bu haliyle sanığın yere doğru sıktığı toplam 7 kurşundan biri zeminden sekerek maktulün vücuduna girip atar damarı keserek ölümüne neden olduğundan eylemi olası kast kapsamındadır. Zeminden
yaklaşık 6 metre yüksekten ve 50 metre uzaktan maktule doğru sıkılan merminin alt taraftan diz kapağı yandan vücuda girip daha yukarıdan femur 1/3 alt kısımda kırık ve atar damar yarası oluşturup sonra vücudu terk etmesi ancak yerden sekerek gelen mermi çekirdeği ile mümkün olabilir. Olayın teknik olarak başka bir şekilde gelişmesi imkan haricindedir.
Bahsedilen gerekçelerle sanığın eyleminin olası kast ile adam öldürme suçunu oluşturduğundan, Dairemiz çoğunluğunun, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan bozma kararına muhalifim.