WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/1465 E.  ,  2024/3983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2106 E., 2022/3358 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1 maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/298 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme sebep olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/4-2.cümle, 29/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/2106 Esas ve 2022/3358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden kurulan hükümle sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz nedenleri, haksız tahrike,

2. Sanık ve müdafiilerinin temyiz nedenleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfına, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik derecesine, takdiri indirim nedenlerine, tekerrüre ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Olay günü sanık, maktul ve arkadaşlarının, tanık İsmail'in çalıştığı iş yerinde alkol almak amacıyla toplandıkları, sanığın arkadaşlarından Ali'nin uyuşturucu madde kullanmaya başlaması üzerine maktulün de istediği, Ali'nin vermek istememesi nedeniyle aralarında tartışma başladığı ve maktulün, Ali'nin göğsüne yumruk attığı, tanıklar İsmail ve Gökhan ile sanığın araya girdiği ve tarafları ayırdıkları, sonrasında maktulün davranışına sinirlenen sanık ile maktul arasında tartışma başladığı, tanıklar İsmail ve Gökhan'ın araya girerek sanık ve maktulü ayırdıkları, maktul ve sanığın iş yerinden ayrıldıkları, bir süre sonra maktulün tekrar iş yerine geldiği, bu sırada sanığın, tanık İsmail'i aradığı ve sanığın maktulün sesini duyması üzerine geri gelmeye karar verdiği, sanığın varmasıyla maktulle bir süre sözlü tartıştıktan sonra tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanık ile maktulün birbirlerine tekme, yumruk ve sopa kullanmak suretiyle vurmaya başladıkları, tanıklar İsmail ve Gökhan'ın tarafları ayırmaya çalışmalarına rağmen uzun süre başarılı olamadıkları, ayrılmalarına müteakip maktulün olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, sanığın iş yerine girerek bıçak aldığı ve motosiklet ile maktulün peşinden gittiği, bunu gören tanıkların sanığın önünü keserek gitmesine engel olmaya çalıştıkları ancak sanığın çok hızlı olmasından dolayı geçişini engelleyemedikleri, sanığın maktulün yanına gelmesiyle bıçağı çıkarttığı ve maktule saldırdığı, maktulün engel olmaya çalıştığı, her iki avuç içi ile el parmakları ön kısmında kendini savunması sırasında bıçakla cilt kesilerinin oluştuğu, sanığın maktulün sol uyluk ön kısmından iki kez yaraladığı, maktülün yere düştüğü, hastaneye götürülen maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı gelişen büyük damar yaralanması ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği olayda;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği,

vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması yasal koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, tekerrür uygulamasının yerinde olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/2106 Esas ve 2022/3358 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanık ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2024 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Olay günü sanık, maktul ve arkadaşlarının, tanık İsmail 'in çalıştığı iş yerinde birlikte alkol almak amacıyla toplandıkları, sanığın arkadaşlarından Ali'nin uyuşturucu madde kullanmaya başlaması üzerine maktulün de istediği, Ali'nin vermek istememesi nedeniyle aralarında tartışma başladığı ve maktulün, Ali'nin göğsüne yumruk attığı, tanıklar İsmail ve Gökhan ile sanığın araya girdiği ve tarafları ayırdıkları, sonrasında maktulün davranışına sinirlenen sanık ile maktul arasında tartışma başladığı, tanıklar İsmail ve Gökhan'ın araya girerek sanık ve maktulü ayırdıkları, maktul ve sanığın iş yerinden ayrıldıkları, bir süre sonra maktulün tekrar iş yerine geldiği, bu sırada sanığın, tanık İsmail'i aradığı ve sanığın maktulün

sesini duyması üzerine geri gelmeye karar verdiği, sanığın olay yerine tekrar gelerek maktulle bir süre sözlü tartıştıktan sonra tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanık ile maktulün birbirlerine tekme, yumruk ve sopa kullanmak suretiyle vurdukları, tanıklar İsmail ve Gökhan'ın tarafları ayırmaya çalışmalarına rağmen uzun süre ayıramadıkları, sonunda tarafların ayrılmaları üzerine maktulün olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, sanığın iş yerine girerek bıçak aldığı ve motosiklet ile maktulün peşinden gittiği, bunu gören tanıkların sanığın önünü keserek gitmesine engel olmaya çalıştıkları ancak sanığın çok hızlı olmasından dolayı geçişini engelleyemedikleri, sanığın maktulün yanına geldiğinde bıçağı ile maktule saldırdığı, maktulün engel olmaya çalıştığı, her iki avuç içi ile el parmakları ön kısmında kendini savunması sırasında bıçakla cilt kesilerinin oluştuğu, sanığın maktulü sol uyluk ön kısmından iki kez yaraladığı, maktulün yere düştüğü, sanığın eylemine devam etme imkanı varken maktule saldırısına devam etmediği eylemini kendiliğinden sonlandırdığı, hastaneye götürülen maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı gelişen büyük damar yaralanması ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

Kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/4. maddesinde "Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.

Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 13/12/2021 tarihli otopsi raporuna göre maktulün sol bacak alt ekstremitede femur distalinin anterior lateral kısmında 3x2 cm'lik ve 2x1 cm'lik 2 adet kesinin meydana geldiği, bu yaralanmalardan bir tanesinin öldürücü nitelikte olduğu, maktulün ölümünün kesici delici alet yaralamasına bağlı gelişen büyük damar yaralanması ve dış kanama sonucu gerçekleştiği görülmektedir.

Sanıkla maktul arasındaki ihtilafın husumet boyutunda olmaması, olay öncesi birlikte alkol aldıkları, aniden gelişen olay sırasında sanığın suçta kullandığı bıçağı maktulün başka bölgelerine vurma imkanı varken hayati bölgelerinden uzak bacak bölgesine iki kez vurması, sanığın eylemine devam etmesine engel bir neden bulunmamasına karşın, yaralı ve savunmasız maktule yönelik saldırıda bulunmak yerine eylemine kendiliğinden son vermiş olması hususları birlikte nazara alınarak, sanığın olay öncesi, esnası ve sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastıyla değil yaralama kastıyla hareket ettiği, yaralama eylemiyle maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunması karşısında sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Açıklanan nedenlerle sanığın eylemini kasten insan öldürme suçu olarak niteleyen bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına dair sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. 11.06.2024