1. Ceza Dairesi 2023/100 E. , 2024/4622 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/742 E., 2022/126 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2018/606 Esas, 2019/618 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, müşteki Aytekin'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1., 35/2., 29/1., 62., 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2020/742 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun vasfına, gönüllü vazgeçmeye, müşteki hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Raporunun hatalı olduğuna, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ... ve müşteki Aytekin arasında karşılıklı olarak birbirlerini uyuşturucu madde ticareti yapmakla suçladıkları, müştekinin olay tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce sanığın çalıştığı iş yerine giderek üzerindeki bıçağı göstererek tehdit ettiği, zaman zaman da yolunu keserek takip edip taciz ettiği, olay tarihinde sanığın ikametinin komşu sokağındaki tekel bayisinde müştekiyi gördüğü, sanığın ikametine giderek ikametindeki on iki numara av fişeği atan "tek kırma" tüfeğini aldığı ve dışarıya çıktığı, müştekinin önünde beklediği tekel bayisinin bulunduğu sokak başında durarak hedef gözetmek suretiyle müştekiye ateş ettiği, bu atış sonucunda tüfekten çıkan saçma tanelerinin müştekinin alın bölgesi sağ dış tarafına, boynunun sağ kısmına, sağ kürek kemiği bölgesine, sağ böbrek bölgesine ve sağ koluna isabet ettiği, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 09.11.2018 tarihli rapora göre, müştekide meydana gelen batına nafiz yaralanmanın müştekinin yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği anlaşılmıştır.
2. Tüm oluş ve kabule göre müştekiden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık hakkında 1/4 ile 3/4 arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca, asgari düzeyde (1/4) bir indirim yapılması gerekirken alt sınırdan uzaklaşılarak makul düzeyde (1/2) haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gönüllü vazgeçme yasal şartlarının oluşmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza
yaptırımının eleştiri nedeni saklı kalmak üzere yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2020/742 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!