WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/9906 E.  ,  2024/4723 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2606 E., 2020/1862 K.
SUÇ : Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2.a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. madde ve fıkrasında yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı CMK'nın 34/2. madde ve fıkrasında bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemece verilen kararda

aynı Kanun'un 291/1. maddesindeki temyize ilişkin on beş günlük kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra süresinde verilen temyiz dilekçesiyle talep edildiği takdirde gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinin de yer alması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanıklar Umut ve ... müdafilerinin verdiği gerekçeli temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2017/459 Esas, 2018/273 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 87/4- 2. cümle, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8'er yıl 9'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ve hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/2606 Esas, 2020/1862 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunlukları ve vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz Nedenleri; hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, suç işleme kastının ve kasten öldürme suçunun unsurlarının bulunmadığına, suçun taksirle işlendiğine, eylem yaralama suçunu oluşturduğundan suç vasfının hatalı belirlendiğine, iştirak iradesinin mevcut olmadığına, haksız tahrikin derecesine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.

B. Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz Nedenleri ; şartları oluşmayan haksız tahrike, sanıkların eylemleri kasten öldürme suçunu oluşturduğundan suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Olay tarihinde alkollü olan ve annesinin evinde bulunan eşi ile telefonda tartışma yaşayan maktulün, eşinin annesinin evine gittiği, ikametin önünde eşine küfürlü şekilde bağırıp çağırdığı ve hakeretlerde bulunduğu, bunu gören ve parkta alkol almakta olan sanıklar ... ve ...'in maktul ile tartışmaya başladıkları, münakaşa esnasında sanık ...'ın maktule tokatla vurduğu, Adnanın yeğeni olan diğer sanık ...'un da maktulün ensesine sert bir şekilde yumrukla vurduğu, daha sonra sanık ...'in de olay yerinden aldığı karo taşını maktule fırlattığı, sanıklardan kaçan maktulün arabaya doğru koşarken yere

düştüğü, kaldırıldığı hastanede tedavi görmekte iken yaşadığı kafa travması ve beyin kanaması nedeniyle 17.05.2017 tarihinde vefat ettiği olayda;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından iştirak iradesi içinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, meydana gelen netice ile sanıkların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunun adli tıp raporlarıyla tespit edildiği, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, hedef alınan vücut bölgeleri, maktulün ölümüne neden olan yaranın niteliği, maktul ile sanıklar arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/2606 Esas, 2020/1862 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2024 tarihinde karar verildi.