WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/9662 E.  ,  2024/1840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2010 tarihli ve 2009/493 Esas, 2010/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2010 tarihli ve 2009/493 Esas, 2010/219 Karar sayılı kararının müşteki ...vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.09.2011 tarihli ve 2011/2982 Esas, 2011/5280 Karar sayılı ilâmı ile "şikâyetçi ...'nın katılma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 237, 238 maddelerine muhalefet edilmesi'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince eksiklik giderilerek ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2011 tarihli ve 2011/454 Esas, 2011/485 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

4. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2011 tarihli ve 2011/454 Esas, 2011/485 Karar sayılı kararının müşteki ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.03.2013 tarihli ve 2012/5876 Esas, 2013/1635 Karar sayılı ilâmı ile ''Maktul ...'in annesi olan müşteki ... ve vekilinin 14.01.2010 tarihli oturumda davaya katılma talebinde bulundukları anlaşılmakla, katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla son hükmün kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 234, 237 ve 238. maddelerine muhalefet edilmesi, sanık ...'in kayın hısımlığından üst soyları tanıklar ... ve ... ile ikinci derecede kayın hısmı tanık ...'a 14.01.2010 tarihli celsede tanıklıktan ve yeminden çekinme hakları hatırlatılmadan, yemin yaptırılarak beyanlarının alınması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 45/1 ve 51/1. maddelerine aykırı davranılması, Olay gün ve saatine denk gelen günlerin ve olay sırasındaki hava koşullarının Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden sorulması, bildirilen gün ve saatte müştekiler ... ve ..., tanık ... ile olay yeri inceleme raporunu düzenleyen kolluk görevlileri de hazır edilerek, uzman bilirkişi marifetiyle denetime olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılması, müştekiler ve tanık ...'in olay sırasında bulunduğu yerlerden, sanıkları görüp teşhis etme olanaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, Dosya kapsamından; maktule yönelik aynı eylemle ilgili olarak yaşı küçük sanık ... Ertogan hakkında yargılama yapıldığı anlaşılan ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/15 esas sayılı dava dosyası getirtilerek davaların birleştirilmesi olanağının araştırılması, dava sonuçlanmış ve karar kesinleşmişse dosyanın aslının veya onaylı örneğinin dosya içerisine konulması sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi yerine eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İlk Derece Mahkemesince eksiklikler giderilerek ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2013/244 Esas, 2017/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (j) bendleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2013/244 Esas, 2017/49 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2018/4920 Esas, 2021/2909 Karar sayılı ilâmı ile "maktul ...'in kardeşi olan ... tarafından sanık ...'in üvey kardeşi olan ...'in 16.04.2009 tarihinde öldürüldüğü, 20.07.2009 tarihinde ise maktul ...'in ikametlerinin önündeki sokakta saat 22:45 sıralarında ateşli silah ile öldürüldüğü, maktulün vurulmasından sonra olay yerine ablası ...'un geldiği ve ardından da annesi ...'nın geldiği, ...'un aşamalardaki ifadelerinde olay yerinde kardeşini öldüren kişi ya da kişileri görmediğini beyan ettiği, olay yerinde yapılan keşif sonrası tanzim edilen bilir kişi raporundan da anlaşıldığı üzere katılan ... olay yerine geldiğinde maktulü vuran kişi ya da kişilerin olay yerinden uzaklaşmış oldukları, bu nedenle ilk derece mahkemesinin de kararında belirttiği üzere ...'nın beyanlarına itibar edilemeyeceği, yine olay yerine silah seslerini duyması üzerine gelen tanık ...'in de kaçan bir kişiyi gördüğü fakat aradaki mesafeden dolayı net bir teşhiste bulunamadığı, sanık ...'in ise aşamalardaki beyanlarında suçu işlemediğini, olay saatinde kayın pederinin evinde olduğunu belirttiği, buna dair dinlenen tanıkların da sanığın o saatlerde yanlarında olduğunu beyan ettikleri, her ne kadar sanık ...'in sol el üst bölgesinden alınan svap örneğinde atış artığına rastlanılmış ise de, sanığın camcılık mesleğini icra ettiği ve savunmalarında da atış artığı ile cam üzerinde aynı maddelerin bulunması nedeniyle atış artığına rastlanılmış olabileceğini belirttiği, nitekim dosya arasına alınan raporlardan da anlaşıldığı üzere, camın içinde de antimon gibi atış artığında da tespit edilen elementlerin mevcut olduğu, netice olarak sanık ...'in maktulü öldürdüğüne dair somut, kuşkudan uzak ve kesin delillerin bulunmadığı, bu husustaki şüpheden ise sanığın yararlanması gerektiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında nitelikli öldürme suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz delil ile mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiş olup'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. İlk Derece Mahkemesince eksiklik giderilerek ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; suçun sabit olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktul ...'in kardeşi olan ... tarafından sanık ...'in üvey kardeşi olan ...'in 16.04.2009 tarihinde öldürüldüğü, 20.07.2009 tarihinde ise maktul ...'in ikametlerinin önündeki sokakta saat 22:45 sıralarında ateşli silah ile öldürüldüğü, maktulün vurulmasından sonra olay yerine ablası ...'un geldiği ve ardından da annesi ...'nın geldiği, ...'un aşamalardaki ifadelerinde olay yerinde kardeşini öldüren kişi ya da kişileri görmediğini beyan ettiği, olay yerinde yapılan keşif sonrası tanzim edilen bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere katılan ... olay yerine geldiğinde maktulü vuran kişi ya da kişilerin olay yerinden uzaklaşmış oldukları, bu nedenle ...'nın beyanlarına itibar edilemeyeceği, yine olay yerine silah seslerini duyması üzerine gelen tanık ...'in de kaçan bir kişiyi gördüğü fakat aradaki mesafeden dolayı net bir teşhiste bulunamadığı, sanık ...'in ise aşamalardaki beyanlarında suçu işlemediğini, olay saatinde kayın pederinin evinde olduğunu belirttiği, buna dair dinlenen tanıkların da sanığın o saatlerde yanlarında olduğunu beyan ettikleri, her ne kadar sanık ...'in sol el üst bölgesinden alınan svap örneğinde atış artığına rastlanılmış ise de, sanığın camcılık mesleğini icra ettiği ve savunmalarında da atış artığı ile cam üzerinde aynı maddelerin bulunması nedeniyle atış artığına rastlanılmış olabileceğini belirttiği, nitekim dosya arasına alınan raporlardan da anlaşıldığı üzere, camın içinde de antimon gibi atış artığında da tespit edilen elementlerin mevcut olduğu, netice olarak sanık ...'in maktulü öldürdüğüne dair somut, kuşkudan uzak ve kesin delillerin bulunmadığı, bu husustaki şüpheden ise sanığın yararlanması gerektiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, tanıkların beyanları, ölü muayene ve otopsi raporu, 20.05.2016 tarihli olay yeri inceleme raporu ve krokisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığının 17.08.2009 tarihli raporu ve 14.10.2009 tarihli ekspertiz raporu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin 21.10.2016 tarihli raporu, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen tekabül tarihlerine ilişkin rapor, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2018/4920 Esas, 2021/2909 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği ve dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamına göre,
16/04/2009 tarihinde sanık ...'in üvey kardeşi olan ...'nin ...'nın da karşıtığı bir olay nedeniyle öldürüldüğü, olayın diğer faillerinin kan parası adı altında maktulün ailesine ödeme yaptıkları ve barıştıkları ancak ...'ın ailesinin ödeme yapmaması nedeniyle iki aile arasında husumet oluştuğu, sanığın ailesinin, maktul ailesini sürekli tehdit ettiği, köydeki evlerinin kundaklandığı, maktul ve ailesinin can güvenliği nedeniyle köyü terk ederek ... merkeze taşındıkları ancak olay günü ...'nın kardeşi olan yaşı küçük ...'nın kapı önünde silahla vurularak öldürüldüğü olayda,
Sayın çoğunluk sanık ... ile ilgili verilen beraat kararının onanmasına karar vermiş ise de bu görüşe katılmıyorum. Şöyle ki;
Taraflar arasında süregelen kan davası, maktul tarafın sanığın ailesinin tehditleri yüzünden köyü terk etmek zorunda kalmaları, sanığın ailesinin tehditlerine devam etmiş olması, maktul çocuğun başka bir nedenle başkası tarafından öldürülmesi için hiçbir neden bulunmadığı, sanık ...'in olay sırasında kayınpederinin evinde olduğuna dair savunmasının HTS kayıtları ile doğrulanmadığı, sanığın elinde atış artığı bulunmuş olması ve maktulün annesinin sanığı kaçarken gördüğüne ilişkin anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçun faili olduğunun anlaşıldığı, verilen beraat kararının bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.