1. Ceza Dairesi 2022/9597 E. , 2024/3950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/226 E., 2020/390 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli, 2012/457 Esas, 2015/400 Karar sayılı
kararı ile; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1-3.e, 87/1-c,d, 87/1-son, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/1354 Esas, 2018/17120 Karar sayılı ilamı ile;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Umut'u yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'in bıçakla mağduru göğüs bölgesinden hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralamasından sonra olay yerine gelen ağabeyleri olan diğer sanıkların yaralı olan mağdurun kafasına sopalarla vurarak sol frontalde 4. dereceli çökme kırığı ve beyin parankiminde kontüzyon nedeniyle hayati tehlike geçirmesine ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladıkları iddia edilen olayda, suçta kullanılan araçların elverişliliği, isabet yerlerinden hareketle hedef alınan bölgeler, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 02.02.2015 tarihli adli raporunda; “organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılabilmesi için kişinin en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek kemik pencerede Kranial BT tetkikinin çektirilerek raporunun ve tetkikikinin aslı ya da dijital ortamda DICOM formatında teminen Kurulumuza gönderilmesi” gerektiği bildirildiği halde mağdurun ek raporu alınmasından sonra suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi lüzumu, Kabule göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesine göre cezanın 5 yıla çıkarılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına ve sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
C. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/226 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 62/1, 53, 63 ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar hakkında verilen ilk karara yönelik aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hakları gözetilerek 4 yıl 2 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri, sanıklar ... ve ...'ın suçlarının sabit olmadığına, sanık ... hakkında meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eylemlerin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Temyiz dışı ... ile sanık ...’ın tartıştıkları, ...’in yaşanan tartışmayı mağdur ...’a anlattığı, olay tarihinde mağdur ... ile sanık ...’in bu tartışma hakkında konuşmak için buluştukları, mağdur ... ve sanık ... arasında kavga çıktığı, sanık ...’in üzerinde taşıdığı bıçağı çıkararak Umut’a doğru birkaç defa salladığı, Umut’un göğüs bölgesinden yaralandığı, Umut’un yakınlarının Adem’e saldırması üzerine Adem’in tanık Ufuk’a ait kıraathaneye saklandığı, burada abileri olan diğer sanıklar Yalçın ve Yaman’ı arayarak kavgayı haber verdiği, olay yerine gelen Yalçın ve Yaman’ın ellerinde bulunan sopalar ile Umut’un kafasına vurarak darp ettikleri anlaşılan olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, mağdur hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 02.02.2015 ve 20.11.2019 tarihli raporlara göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması için koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanıkların eylemleri neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 02.02.2015 tarihli rapora göre mağdurda sağ frontalde çökme kırığı, sol hemitoraksta meme başı posteriorunda arka koltuk altı hizasında ve arkus kostanın üzerinde 0,5 cm lik kesiler mevcut olduğu, kafasında sol frontalde çökme kırığı ve beyin parankiminde kontüzyona neden olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu gibi, kırığın hayat fonksiyonlarını Ağır (4) derecede etkilediği, yüzde sabit iz oluşturduğu, göğsünde tanımlanan sol tarafta hemitoraksa neden olan kesici delici alet yaralanmasının da yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sebebiyet verdiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 20.11.2019 tarihli rapora göre ise kişide mevcut olan kraniektomi alanı itibariyle organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35/2. fıkrası uyarınca ceza belirlenirken makul ile üst sınır arasında bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Mahkemece 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu ceza 4 yıl 2 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, infazın belirlenen süre üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanıkların 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/226 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkralarında kazanılmış hakka ilişkin paragraflar çıkartılarak yerine 5237 sayılı Kanun’un 62/1. fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326/son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanıklar hakkında hükmolunan 10 yıl hapis cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!