1. Ceza Dairesi 2022/9543 E. , 2024/2822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1148 E., 2021/202 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/299 Esas, 2019/412 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin
ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/1148 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suçun vasfına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının varlığına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hatadan faydalanması gerektiğine, haksız tahrik indirimi yasal koşullarının bulunduğuna, teşebbüsün derecesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ... ile sanık ... arasında alacak verecek meselesi bulunduğu, sanığın mağdurdan birçok kez alacağını istemesine rağmen mağdurun borcunu ödemediği, olay tarihinde sanığın yine bu konuyu görüşmek için mağduru telefonla aradığı, daha sonra suç yeri olan iş merkezinin civarında bulunan market önünde buluştukları, konuşmak maksadıyla mağdurun aracına binmek üzere aracın yanına gittikleri, mağdurun aracın sol ön kapısını açarak araca bindiği ve sanığın araca binmesi için aracın sağ ön kapısının kilidini içeriden açtığı, bunun üzerine sanığın aracın sağ ön kapısını açar açmaz elinde bulunan çantadan tabancasını çıkarıp aracın içinde bulunan mağdura birden fazla kez ateş ettiği, mağdurun engel olmak için tabancayı tutmak isterken elinden yaralandığı, sanığın yaptığı ateş sonucu mağdurun göğsünün sağ yanından yaralandığı, mağdurun hemen araçtan inip kaçtığı, sanığın da kaçan mağdurun arkasından yine ateş ederek onu peşinden gittiği, mağdurun yoldan geçen bir aracı durdurup yardım istediği, yardım istediği kişilerce hastaneye götürüldüğü, sanığın daha sonra olayda kullandığı silah ile birlikte kolluk görevlilerine teslim olduğu, bu şekilde mağdurun, sanığın tabanca ile birden fazla kez ateş etmesi sonucu "hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde" yaralandığı kabul edilen olayda, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdur beyanları, tanıkların anlatımları, mağdur hakkında İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 27.05.2019 tarihli rapor, kamera kaydı çözümünü içeren 12.12.2019 tarihli video analiz raporu, uzmanlık raporları, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli tabancayla mağdurun hayati bölgelerini hedef alarak birden fazla kez ateş ettiği, bu eylem nedeniyle mağdurun yaşamının tehlikeye girdiği olayda, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, hata hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya içeriğine göre; sanık ile mağdur arasında alacak borç ilişkisinden kaynaklı önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü bu meseleyi görüşmek maksadıyla telefonla haberleşerek olayın gerçekleştiği yerde buluşmak üzere sözleştikleri, mağdurun kendi aracıyla olay yerine önceden gelip sanığı beklediği, bir müddet sonra sanığın yaya olarak olay yerine geldiği, birlikte mağdurun aracına yöneldiklerinde araca önce mağdurun bindiği, sanığın aşamalarda ileri sürdüğü ve aksi ispatlanamayan, araca bindiği esnada mağdurun kendisine sinkaflı küfürler etmesi üzerine eylemi gerçekleştirdiğini içeren istikrarlı savunmaları ve bu savunmaları kısmen doğrulayan mağdurun mahkeme huzurundaki savunması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.01.2021 tarihli ve 2020/1148 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararının "haksız tahrik yönünden" Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!