1. Ceza Dairesi 2022/9510 E. , 2024/2271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1089 E., 2021/1680 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan kurum vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/482 Esas, 2021/91 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli, 2021/1089 Esas, 2021/1680 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan kurum vekilinin ve C. savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ilişkindir.
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında verilen cezanın yetersiz olduğuna, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... ile mağdur ...'ın olay tarihinde evli oldukları, taraflar arasında mağdurun başka erkeklerle ilişkisinden dolayı sık sık tartışmaların yaşandığı, mağdurun halde çalışan bir erkek arkadaşının olduğu, olay günü de bu sebepten aralarında tartışma çıktığı, mağdurun erkek arkadaşı ile cinsel ilişki yaşadıklarını söylemesi üzerine sanığın sinirlenerek mutfaktan aldığı ekmek bıçağı ile mağduru karnından, sırtından ve yüz çevresinden bıçakladığı, sonrasında sanığın bıçak ile kendisini yaraladığı, sanık ile mağdurun seslerini duyan komşuları tanıklar ... ve ...'ın olay yerine geldikleri, tanıkların müdahalesi ile tarafların hastaneye kaldırıldığı olay nedeniyle sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2. Olaya ilişkin tutanaklar, katılan hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.09.2017 tarihli kati rapor, sanık hakkında düzenlenen genel adli muayene raporu ve Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 09.10.2020 tarihli raporu, nüfus kayıtları, sabıka kayıtları, sanık savunmaları, mağdur ... tanıkların beyanları dava dosyası kapsamında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ile mağdur ... olay tarihinde evli oldukları ve aralarında geçimsizlik bulunduğu, mağdurun işyerinde çalışan bir erkek şahısla gönül ilişkisi bulunduğu ve sanığın bu durumu öğrendiği, olay günü evde bulundukları sırada bu konu yüzünden tartışmaya başladıkları, sanığın mağdura sevgilisi ile cinsel birliktelik yaşayıp yaşamadığını sorduğu, mağdurun 'evet birlikte oldum' şeklinde yanıt verdiği, sanığın bunun üzerine mutfaktan aldığı bıçak ile mağdurun karın ve sırt bölgesine vurarak mağduru Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 29.09.2017 tarihli raporunda belirtilen şekilde, karaciğer, safra kesesi ve büyük damar yaralanmasına bağlı yaşamını tehlikeye sokacak, basit bir tıbbi tedavi ile giderilemeyecek, safra kesesinin alınması nedeniyle organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak nitelikte yaraladığı sanık ile mağdurun komşusu olan tanıklar ... ve ...'ın sesleri duyarak sanık ile mağdurun evinin kapısına gelerek taraflar arasındaki kavgaya engel oldukları, sanığın bu şekilde eylemini sonlandırdığı, hedef alınan vücut bölgeleri, kullanılan aletin elverişliliği, yaralanmaların yeri ve nitelikleri ile sanığın tanıkların olaya müdahalesi üzerine eylemine son vermesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varılarak sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
Mağdurdan kaynaklanan ve sanığa yönelen sadakat yükümlülüğünün ihlalinden ibaret haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak tesis edilen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, katılan hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.09.2017 tarihli kati rapora göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, sanığın olay esnasındaki ve sonraki davranışları, mağdurun olayın hemen öncesinde sanığa erkek arkadaşı ile cinsel birliktelik yaşadığına dair beyanda bulunması üzerine sanığın mağdura öfkeli olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre yaptırımın belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mağdurun olay öncesindeki ve esnasındaki haksız tahrik oluşturan eylemlerinin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli, 2021/1089 Esas, 2021/1680 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!