WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/9425 E.  ,  2024/1813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/366 E., 2021/535 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekili ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2019/419 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2021/366 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar ..., ... vekili, katılan ... vekili, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvuruları üzerine; ilk derece mahkemesi hükmünün mahsus yerine "Katılan Bakanlık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihine göre 6.810.-TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Evli olan maktul ile sanığın yaklaşık 2 yıldır gönül ilişkisi yaşadıkları hatta sanığın bu yüzden boşandığını etrafa söylediği, olay günü sanığın maktulün diğer erkek arkadaşını öğrendiği ve bu konuda taraflar arasında bir gerginlik de olduğu, hatta sanığın telefonunu engelleyen maktulün arkadaşı tanık ...'ye bu duruma çok içerlediğini söylediği, bu süreçte gerek tanık anlatımları gerek teyit edilen telefon görüşme içeriklerine göre, sanığın olaydan önce maktulü tehdit ettiği, ona zarar vereceğini söylediği, "... Bu gecenin sabahı kim kimi vurursa vursun","...bu akşam kıyamet", "o ...'ın anasını skecem", "yeter lan ben erkeğim, skerim onların anasını, onun restini görücem", "erkeğim, ben ... değilim, etrafında selam verdiği erkek değilim, skerim anasını", "beni engelledi, face koyacam", "kafama sıkıcam, ama onu da bitirecem, yeter", "ben tüfeği koydum, ...'ın gözü önünde dayıycam şakağıma, basıcam tetiğe", "ben bu kadına gönlümü verdim, iki yılımı verdim" şeklinde beyanlarda bulunduğu, maktulü olaydan önce kısa bir zaman diliminde 25 kez aradığı, maktulün sanığı engellemesini hazmedemediği, maktule ısrarla ulaşmaya çalıştığı, olay günü ... Körfez Hastanesinin önünde maktul ile tartışıp "sktir" diyerek parmak salladığı birlikte
değerlendirildiğinde sanığın maktul ile ufak çaplı bir tartışma yaşamadığı, böyle bir tartışmanın akabinde de sakin bir dille maktul ile konuşup sakinleştirmek için gittiğinin, maktul ile buluşması üzerine de sıcağı sıcağına ilk iş maktulü fıtığı nedeniyle bacaklarının açılması için koluna girerek yürüttüğünün düşünülemeyeceği, sanığın maktulün çok kıskanç olduğunu söylemesine karşın dosya kapsamına göre asıl kıskançlık yaşayanın sanık olduğu, maktule ısrarla ulaşmaya çalıştığı, maktul ile görüşemediği için bunaldığını, kendisine ve maktule zarar vereceğini beyan ettiği, yukarıda anlatıldığı haliyle olay yerinde bulunan aracında tüfeği bulunmasına karşın, maktulün aracında tartışma sırasında öfkelendiğinde boşta bulunması nedeniyle anlık olarak daha kolay ulaştığı ve maktulün de tek savunma silahı olan tabancasını alarak karşılık vermesinin de önüne geçmiş olacağı saiki ile eline aldığı maktulün tabancası ile maktulü vurduğu, yine yukarıda ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere maktulün ruh halini ve içerisinde bulunduğu durumu, daha önce tanıkların yanında da intihar etmek istediğini söylemesini fırsat bilerek olaya kabul göreceğini düşündüğü intihar süsünü vermek istediği, ancak sanığın olaydan önce sanığın tabancasını gösterip intihar etmek istediğini, aracın içerisinde maktulun tabanca ile oynadığını, tabancayı göğsüne dayadığını kendisinin engel olduğunu, aracın dışında durduğu sırada maktulün sağ yolcu camını açıp kendisine bakmasını söylediği tabancayı görülecek şekilde kendisine doğrulttuğunu beyan etmesine karşın, sanığın da görebileceği sağ taraftan değil de görülmesi zor olan sol tarafından atışı yapmasının yine her iki elini de kullandığı bilinmekle birlikte daha yoğun olarak sağ elini kullandığı belirtilen maktulün sol eli ile ateş etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, keza silahın tepme kuvveti de değerlendirilerek sol elini daha iyi kullandığı ve maktulün bu eliyle boynuna bitişik nizam atış yaptığının kabulü halinde kurşunun daha dikey bir yörüngede vücudu terk etmesinin ve ön tavan kısmından araçtan çıkmasının beklenebileceği, ancak olayda eğim yaparak sağ arka yolcu kısmı tavanı civarından kurşunun çıkış yaptığı, bu haliyle maktulün bileğini de eğerek atışa daha namüsait bir şekilde tetiğe basması gerektiği, bu haliyle tabancanın düz bir şekilde kucağına düşmesinin de beklenemeyeceğinden sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme tutanağı ile basit korkisi ve resimleri, uzmanlık raporları, fotoğraflar, Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığının 21.05.2019 tarihli otopsi raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre ; maktulün evli olduğu, beyanlara göre bir yıldır sanık ile evlilik dışı ilişki yaşadığı, olay günü aralarında sözlü tartışmanın yaşandığı, sonrasında maktulün talebi ile olay yerinde buluştukları, sanığın kendi aracından inerek maktulün kullandığı araca bindiği, araçta
sanığın aşamalardaki savunmasına göre maktulün kendisine eskisi kadar vakit ayırmaması nedeniyle sitemde bulunduğu, bu konuda sözlü tartışmanın devam ettiği, bunun üzerine sanığın araçtan sigara içmek için araçtan indiği esnada maktulün kamu hizmeti nedeniyle bulundurduğu taşıma ruhsatlı tabancası ile kendi başının sol tarafına bir el ateş etmek suretiyle otopsi raporunda belirtilen biçimde öldüğü olayda, olay yeri inceleme tutanağı ve resimleri uyarınca araç içerisinde maktulün bulunduğu konum, ateşli silah yaralanması sonucu oluşan sıçrama lekelerinin yönü, maktulün sol elini kullandığı gösterir fotoğraflar, atış pozisyonu ile bunlarla uyumlu otopsi raporu, sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmaları ile bu savunmaların aksini gösterir somut delilin elde edilmemiş olması ve özellikle tüm bu oluşu teyit eden olay yerine ilk giden 112 acil servis görevlisi ...'in "gittiklerinde maktulün şoför kapısının kapalı olduğu, hata açar açmaz, maktulün kucağındaki oyuncak ayının yere düştüğü" yolundaki beyanları karşısında, sanığın maktule yönelik kasten öldürme eylemini gerçekleştirdiğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2021/366 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma kararı dikkate alınarak sanık hakkında çıkartılan YAKALAMA EMRİNİN KALDIRILMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.