1. Ceza Dairesi 2022/9389 E. , 2024/2449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1557 E., 2021/422 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Suçtan zarar gören Döne vekilinin temyiz istemi yönünden;
06.08.2019 tarihli oturumda sanıktan şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini bildiren suçtan zarar gören Döne'nin katılan sıfatı bulunmadığından vekilinin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı Bölge Adiye Mahkemesince kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/488 Esas, 2020/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/1557 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve herhangi bir indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık aleyhinde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün 13 yıldır evli oldukları, son bir kaç yıldır tanık ... ile maktul arasında cinsel ilişki boyutunda gönül ilişkisi bulunduğu, bu durumun evde yaşayanlarca bilindiği, bu sebeple taraflar arasında sürekli tartışmaların yaşandığı ve maktulün sanığa sık sık fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, yaşanan şiddetli geçimsizlik üzerine sanığın, maktulden boşanmak yönündeki talebi neticesinde artan şiddet ve tehditlere maruz kaldığı, olay günü eve gelen maktulün, aile ortamında, tanık ... ile telefonda görüşmesinden rahatsızlık duyan sanığın telefonu ...’in suratına kapatması akabinde maktulün sinirlenerek eşi olan sanığı darp etmeye başladığı, sanığın ise daha önce maktulden sakladığı tabancayı maktulün aradığı ve kullanacağı inancıyla olduğu yerden alarak bu defa mutfağa sakladığı, maktulün hırslanması, kavganın büyümesi üzerine sanığın ailesine haber verdiği ve maktulün öfkesini dindirmek için tabancayı bulunduğu yerden alarak salonda bulunan balkona çıkıp havaya 1 el ateş ettiği, maktulün duyduğu silah sesi üzerine sanığın yanına gidip elinde bulunan tabancayı almaya çalıştığı, ancak alamadığı, mutfak ile oturma odasının bulunduğu koridorda sanığın elinde bulunan tabanca ile yakın atışla eşi olan maktulü hedef alır şekilde 5 kez ateş ederek, ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmalarına bağlı kot kırığı ile karakterli iç organ yaralanmalarından gelişen iç ve dış kanama sonucu kaldırıldığı hastanede vefat ettiği dikkate alınarak sanığın nitelikli kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılanların beyanları, mağdur beyanları, tanık anlatımları, katılan hakkında maktul hakkında Adli Tıp Kurumu Ankara Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 27.05.2019 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince tanzim olunan 23.12.2019 tarihli rapor, sanık hakkında düzenlenen 26.12.2019 tarihli adlî rapor, uzmanlık raporları, bilirkişi raporu, yazı cevapları, olay yeri inceleme tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, ilk evliliklerini sonlandırıp, 13 yıl önce birbirleri ile evlenmiş bulunan maktul ile sanığın, ortak üç çocukları, maktulün annesi ... ve maktulün ilk evliliğinden olan oğlu katılan ... ile birlikte aynı konutta yaşadıkları, tarafların 2017 yılı yaz aylarına kadar sorunsuz şekilde evliliklerini devam ettirdikleri, 2017 yılı içinde maktulün tanık ... ile tanışıp; onunla cinsel ilişki boyutuna da evrilen ilişki yaşamaya başlaması, bilahare sanığın da öğrendiği bu ilişkiyi alenileştirip, tanık ile onun evinde, köyündeki ailesinin evinde ve en az 3-4 kez ortak konutta cinsel ilişkiye girmesi, sanığın tüm itirazlarına rağmen maktulün bu ilişkisini devam ettirmesi, adı geçen sevgilisi ile sık sık konuşup-birlikte olması nedeniyle sanık ile maktulün bir müddettir tartışmaya başladıkları, maktulün, ilişkisine karşı çıkıp, tanık ...'tan ayrılmasını, onu telefonla aramamasını isteyen sanığı her seferinde darp ettiği, ona hakaret ettiği, ilişkisini sonlandırmaması halinde boşanmak istediğini bildirdiğinde ise olayda kullanılan ruhsatsız ve her daim namlusunda mermi bulunduğu bildirilen tabancasını göstererek, sanığı ölümle tehdit ettiği, olay tarihinden dört ay önce, tanığa eşiyle ilişkisini sonlandırması için mesaj gönderen sanığı zorla tanığın evine götürüp özür dilettiği, olay günü gayrımuayyen bir saatte alarak, önce kirli çamaşır sepetine, ardından da mutfaktaki minderin altına saklamış bulunduğu (emniyeti açık ve namlusunda mermi bulunan maktule ait ruhsatsız) tabanca ile maktulün hali hazırdaki darp ve müstekbel öldürme-yaralama eylemini gerçekleştirmesini engellemek yolunda; onu korkutmak ve müstakbel eylemlerinden vazgeçmesini sağlamak için havaya doğru bir el ateş ettiği, bunun üzerine maktulün annesi mağdur ile didişmeyi bırakıp, derhal balkona gittiği ve sanığın elindeki tabancayı almaya çalıştığı, bir yandan da sanığı tartaklayıp-darp ettiği, sanığın ise darp edilmesine ve ev içine tartaklanarak çekilmesine rağmen silahı maktule vermemek için direndiği ve ancak evin koridor kısmına doğru elinde tabanca olduğu halde maktul tarafından çekildiği, maktulün bir yandan da sanığın elindeki silahı almaya çalıştığı, işte bu anda kendisinden çok daha kuvvetli olan maktulün silahı elinden almasının ve akibinde de kendisine zarar vermesinin an meselesi olduğunu değerlendirdiği anlaşılan sanığın, saat 22:30-23:00 sıralarında elindeki tabancanın maktulün eline geçmesini engellemek üzere, maktule ateş ettiği, böylece yaralandığı anlaşılan maktulün ise geriye, evin mutfak kısmına doğru sendelediği ve düştüğü, akabinde derhal toparlandığı ve saldırısına devam edip, bu sefer daha bir hırsla, sanığın elindeki tabancayı ele geçirmeye çalıştığı, söz konusu bu son arbede sırasında ise maktulün elindeki silahı alması sonrası kesinlikle kendisine zarar vereceğini, bu zararın artık tehdit ve/veya yaralama boyutunu kat be kat aşacağını önceki tecrübeleri itibariyle değerlendirdiği anlaşılan sanığın içinde bulunduğu korku ve panik ile elindeki tabancayı ard arda ve muhtemelen üç kez ateşlediği ve evden kaçtığı, sanığın, eylemini meşru savunmada sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aştığını kabul edip, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre sanığın, maktulden kendisine yönelen saldırıyı defetmek amacıyla, mazur görülebilecek bir heyacan, korku veya telaşa kapılarak gerçekleştirdiği eyleminin, meşru savunmaya ilişkin "gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez" ve "meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez" şeklindeki düzenlemelere uygun olduğu, anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinde cezaya veya güvenlik tedbirlerine mahkûm edilmesi halinde bütün yargılama giderleri sanığa yükletilir "Avukatlık Ücret Tarifesinin 14/1 inci maddesinde" mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir" şeklindeki düzenlemeler gereği sanık hakkında cezaya, güvenlik tedbirlerine mahkûm edilmesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması cezanın veya davanın ertelenmesine karar verilmesi halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilebileceğinin gözetilmemesi suretiyle katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Suçtan zarar gören Döne vekilinin temyiz istemi yönünden
Suçtan zarar gören 06.08.2019 tarihli celsede şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, katılan sıfatı olmayan suçtan zarar görenin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, suçtan zarar gören vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünün 2 nci paragrafında açıklanan vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/1557 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 302 maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!